eksik ile cümle
eksik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.To end all argument or to warn.
Eksik ölçüp tartanların vay haline,WOE TO THOSE who give short measure,
Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın.So do not give in short measure nor underweigh.
Onlara paylarını şüphesiz eksiksiz olarak ödeyeceğiz.We shall verily give them their meed without diminution.
And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı.We sent Noah to his people, and he lived with them a thousand years minus fifty.
Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir.And only then will he receive his recompense in full;
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ölçeği tam ölçün, eksik ölçenlerden olmayın.Give full measure and do not cheat;
Teraziyi doğru tutun, adaletle tartın ve eksik tartmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ve insanlara ölçüp tartarlarken eksik ölçerler, eksik tartarlar.Whilst when they measure or weigh for them, give less.
Biz bu Kitap'ta, herhangi birşeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık.There is nothing that We have left out from recording.
O'ndan başka tanrınız yok sizin. Eksik ölçüp yanlış tartmayın.So do not give in short measure nor underweigh.
Ve âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün eksiklik ve iğretiliklerden arınmıştır."Praised be God, the Lord of all the worlds.
Sonra karşılığı kendisine hiç eksiksiz verilecektir.And only then will he receive his recompense in full;
Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin.You alone know the secrets unknown.
Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.There is nothing that We have left out from recording.
Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Biz onların (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.We shall verily give them their meed without diminution.
Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.Give full measure and do not cheat;
Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!Praised be God, the Lord of all the worlds.
Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Eksik ölçüp noksan yapan hilekarlara yazıklar olsun!WOE TO THOSE who give short measure,
Onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar.Whilst when they measure or weigh for them, give less.
Oda: "Bir gün, yahut bir günden eksik kaldım." dedi."A day or less than a day," he replied.
Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın.So do not give in short measure nor underweigh.
Biz de kendilerine nasiplerini elbette eksiksiz olarak öderiz.We shall verily give them their meed without diminution.
Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!"Praised be God, the Lord of all the worlds.
Eksik ölçüp tartanların vay haline!WOE TO THOSE who give short measure,
Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar.Whilst when they measure or weigh for them, give less.
Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildirGod the immanently indispensable.
Hem ölçü ve tartıyı eksik tutmayın!Ben sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Biz de elbet müstehakları ne ise, eksiksiz tam tamına vereceğiz.We shall verily give them their meed without diminution.
Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederim. Ben asla müşriklerden değilim.”All glory to God, I am not an idolater."
Ölçeği, tam ölçün de eksik ölçüp hak yiyenlerden olmayın.Give full measure and do not cheat;
Vay haline eksik ölçüp tartanların!WOE TO THOSE who give short measure,
Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.There is nothing that We have left out from recording.
Onların nasiplerini eksiksiz olarak kendilerine ödeyeceğiz.We shall verily give them their meed without diminution.
Nuh'u, halkına göndermiştik ve onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı.We sent Noah to his people, and he lived with them a thousand years minus fifty.
Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.Whilst when they measure or weigh for them, give less.
Yüce Rabbinin ismini eksikliklerden uzak tut.GLORIFY THE NAME of your Lord, most high,
Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın.And to Madyan their fellow man Shuaib; he said, “O my people!
Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın.And to Madyan their fellow man Shuaib; he said, “O my people!
Kitap'da Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık; onlar sonra Rablerine toplanacaklardır.We have neglected nothing in the Book; then to their Lord they shall be mustered.
Biz, kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, sonra da hepsi Rablerinin tapısında toplanır.We have neglected nothing in the Book; then to their Lord they shall be mustered.
Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.God sees the things they do.
Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.
Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.We have neglected nothing in the Book; then to their Lord they shall be mustered.
Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederim.To God be glory!
Demişti ki: "Git, onlardan kim sana uyarsa, şüphesiz sizin cezanız cehennemdir; eksiksiz bir ceza."Allah said: be thou gone; then who soever of them followeth thee, Hell is your meed, a meed ample.
Aşırı ve eksik olmamak üzere kadınlar, kendi aleyhlerine olduğu gibi, lehlerine de hak sahipleridir.Unto women is due likes that which is due from women reputably.
Eksik ölçüp yanlış tartmayın.And give not short measure and weight.
Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın.And give not short measure and weight.
Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz verilecektir.And only on the Day of Resurrection shall you be paid your wages in full.
Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa (zulme) uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.And whatever you spend in good, it will be repaid to you in full, and you shall not be wronged.
Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir.And only on the Day of Resurrection shall you be paid your wages in full.
Boşanan kadınlar için de artık ve eksik olmamak üzere bir şey vermek gerek.And for divorced women, maintenance (should be provided) on reasonable (scale).
Hak ettiğiniz karşılıklar size, kıyamet günü, eksiksiz bir biçimde mutlaka verilecektir.And only on the Day of Resurrection shall you be paid your wages in full.
Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir.And only on the Day of Resurrection shall you be paid your wages in full.
Yaptığınız her iyiliğin karşılığı size eksiksiz ödenecektir. Haksızlığa uğratılmayacaksınız.And whatever you spend in good, it will be repaid to you in full, and you shall not be wronged.
Diriliş günü ödülleriniz size eksiksiz olarak verilir.And only on the Day of Resurrection shall you be paid your wages in full.