Ana içeriğe geç
Sözlük

ekser ile cümle

ekser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Suları ekseriyetle kireçsizdir.Water is incompressible.
1300 yılından itibaren, Yahudiler Hıristiyan Avrupa'da ekseriyetle ağır zulüm görmüşlerdir.After 1300, Jews suffered more discrimination and persecution in Christian Europe.
Kadınların ekserisi ahlaksız olacaklar ve nesiller ebeveynlerine itaat etmeyecekler.Most of these infants were illegitimate, and most of their mothers were poor.
O ekseriya hasta adamın ölümü için ayin yapmış olan Avrupa otoritelerini mağlup etmiştir."They suffer death to satisfy the pride of one man."
Gelişmekte olan ülkelerde herhangi bir atık su yönetiminin olmaması ekseriyetle önemlidir.In developing and emergent countries the absence of any wastewater management is usually critical.
Eksersizin etkili antideprasan olduğunu ispatlayan en önemli sebeplerden biridir.It's one of the major reasons why exercise is proven to be a potent antidepressant.
Basitçe ifade edeyim: Eksersiz ilaçtır.So let me put it simply: exercise it's medicine.
Unutmayın, eksersiz beyni değiştirir.Remember, experience changes the brain.
Bunların çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde ve ekseriyetle de Afrika'da.Most of this is in developing countries, and the majority is in Africa.
Onların ekserisi, şirk koşmaksızın Allah'a iman etmezler.Not only do they not believe in God, but also associate others with Him.
Hayır, diriltecek! Bu O'nun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,
Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there are signs in this; yet many of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, yet many of them do not believe.
Elbette bunda, alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardı. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily there was a sign in this, but most of them did not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır.Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
Bu, Allah'ın vâdidir. Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.It is a promise of God; and God does not go back on His promise. Yet most men do not understand:
İşte dosdoğru din budur.Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.There is no altering of God's creation. This is the supreme law.
Onların da ekserisi müşrik idiler.”Most of them were idolaters.
Ama sana evinin dışından seslenenlerin ise ekserisi düşüncesiz, mâkul davranmayan kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.In fact, most of them do not have faith.
İçlerinden iman edenler varsa da ekserisi dinden çıkmış fâsıklardır. [2,143](The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
Bu O'nun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.A true promise obligatory upon Him, but most men do not know.
Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.God fails not His promise, but most men do not know it.
İşte dosdoğru din budur.Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler. [17,172; 12,103; 6,116]There is no changing God's creation. That is the right religion; but most men know it not --
Çünkü onların ekserisi Allah'ın yolundan çıkmış fâsıklardır.They satisfy you with lip service, but their hearts refuse, and most of them are immoral.
Sizin ise ekseriniz yoldan çıkmış fâsıksınız.”Indeed most of you are transgressors.'
Ama insanların ekserisi bu gerçeği bilmezler.”But most people do not know this.
Fakat insanların ekserisi buna inanmazlar.Yet most people do not believe.
Onların ekserisinin akılları ermez.Most of them have no sense.
Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Yet most of them do not believe.
Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir.Elfmal fiel er technisch bedingt aus.
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.En 1860-1870, les thèmes politiques prédominent dans la poésie de Tiouttchev.
Lâkin ekseriya dizide karışık hareket eder.Il tourne malgré tout des séquences dans le maquis.
Laktoz malabsorbsiyonun mevcudiyeti ekseriya laktoz tolerans testiyle tespit edilebilir.Troisièmement, on peut effectuer le test de tolérance au lactose.
Hepburn ekseriyetle popüler olmayan bir figüre dönüşmüştü.Esto habría hecho a Hub un NetNavi inservible.
(Bu anlama göre, örneğin, Yugoslavya Arnavutları, (ekseri) müslüman olup, Müslüman değildiler.).Gesù: «Ecco davvero un Israelita in cui non c'è falsità».
1300 yılından itibaren, Yahudiler Hıristiyan Avrupa'da ekseriyetle ağır zulüm görmüşlerdir.Dopo il 1300, gli ebrei soffrirono ulteriori discriminazioni e persecuzioni nell'Europa cristiana.
Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir.Kampmann perse per KO tecnico.
Ve numarasını ekseriya akrobatik hareketlerle yapar.Nella loro esibizione eseguono anche numeri acrobatici.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Le sue opere esplorano la morale ambivalente e le questioni politiche del mondo moderno.
Mahallenin eski sâkinleri ekseriyetle Rumlar idi.Alcune stanze della casa avevano l'ipocausto.
İki okulun hocaları ekseriyetle müşterekti.Le stanze da letto delle due insegnanti vengono invertite.
Ekseriyetle rahmin içerisinde bulunurlar.Затем они знакомятся и благодарно обнимают друг друга.
Zaten en güçlü sevgi ekseriyetle ilk sevgili hakkında tasavvur edilir.К тому же, девушка переживает свою первую любовь.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Её планам мешают внутренние интриги и сложная политическая ситуация на планете.
Lâkin ekseriya dizide karışık hareket eder.На земле их передвижение, однако, несколько неуклюжее.
Ekseriyetle Ramazan ayında rağbet edilmesi sebebiyle, Ramazan ayının denk geldiği mevsime göre üzeri süslenir.وهومحبب في شهر رمضان لأنه يساعد على الهضم.
Suları ekseriyetle kireçsizdir.إذا كانت المياه المتوفرة نجسة.
Gelinler ekseriyet çevre köy ve kasabalardan gelir.ثم يتم أخذ العروس خارج المدينة أو القرية.
Ekseriyetle rahmin içerisinde bulunurlar.وأخذوا يصفقون ببهجة وسرور."
Söz hikâye ve karakterlerin görünümüne gelince, iki baskı birbirine ekseriyetle benzemektedir.Os testemunhos e as provas indicavam ambos.
İki okulun hocaları ekseriyetle müşterekti.Ambos institutos religiosos devotaram-se ao ensino.
Ekseriye beyaz renkli süt salgısı ihtiva ederler.Bij verwonding komt er wit melksap naar buiten.
Kargalar ekseriyetle çöp ararlar.Kraaien doorzoeken dikwijls afval.
Burası, ekseriytle bu tür kuşların satıldığı bir sokak.Dit is een straat waar gewoonlijk dit soort vogels worden verkocht.
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.W latach 1860-1870 w dorobku poetyckim Tiutczewa znaczne miejsce zajmują wiersze polityczne.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Jego utwory podejmują problematykę moralną i polityczną współczesnego człowieka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod