Kaç ekonomistler sorun üzerinde çalışıyor olursa olsun, onlar hiç bunu çözmek olacakTodos os economistas do mundo tentaram, mas não conseguiram encontrar uma solução.
Kaç ekonomistler sorun üzerinde çalışıyor olursa olsun, onlar hiç bunu çözmek olacak重要なピースが無いからね
(Kahkahalar) Ben bir ekonomistim.Eu sou economista.
(Kahkahalar) Ben bir ekonomistim.Ich bin Wirtschaftswissenschaftler.
(Kahkahalar) Ben bir ekonomistim.Ik ben een econoom.
(Kahkahalar) Ben bir ekonomistim.Jeg er økonom.
(Kahkahalar) Ben bir ekonomistim.Sunt economist.
Kocam(ekonomist), yazdıklarımı inanılmaz derecede destekliyor, çünkü onun çalışmaları üzerinde duruyorum.Mijn man steunt me geweldig in mijn schrijven, net zoals ik zijn werk apprecieer .
Kocam(ekonomist), yazdıklarımı inanılmaz derecede destekliyor, çünkü onun çalışmaları üzerinde duruyorum.Mi marido apoya mi escritura increíblemente,como yo apoyo su trabajo .
Kocam(ekonomist), yazdıklarımı inanılmaz derecede destekliyor, çünkü onun çalışmaları üzerinde duruyorum.Mio marito mi sostiene molto nella scrittura così come io lo sostengo nel suo lavoro (è un economista).
Koskoca ekonomist heriften caddy oluyor da benden niye olmasýn anne? >- Tamam.Πάρ' το τότε. Σίγουρα, καλή μου.
Koskoca ekonomist heriften caddy oluyor da benden niye olmasýn anne? >- Tamam.Купи го тогава. И аз така си мислех, скъпа.
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Larry Summers, amikor a Világbank vezető közgazdásza volt, azt mondta egyszer:
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Larry Summers, ketika dia menjadi kepala ekonom di Bank Dunia, pernah berkata bahwa, "Kemungkinan,
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Larry Summers, khi ông còn là nhà kinh tế chủ chốt tại Ngân hàng Thế Giới từng nói: "Rất có thể là
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Larry Summers za svého působení ve Světové bance jako hlavní ekonom řekl, že:
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Toen Larry Summers hoofdeconoom was bij de Wereldbank zei hij eens:
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,래리 서머즈가 세계 은행 (World Bank)의 수석 경제학자 였을 때, 이렇게 말한 적이 있습니다.
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Лари Съмърс, когато беше финансов директор на Световната банка, каза веднъж:
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,Лэрри Саммерс, будучи главным экономистом Всемирного банка, однажды сказал:
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,לארי סאמרס, כשהוא היה כלכלן ראשי בבנק העולמי, אמר פעם ש "יכול להיות
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,لاري سمرز، عندما كان كبير اقتصاديي البنك العالمي، قال مرة، "قد يكون من المؤكد
Larry Summers, Dünya Bankasının baş ekonomistiyken, bir kere demişti ki,このように言及しました 「おそらく発展途上国への投資における」
LSE, London School of Economics. Ekonomi dalında Nobel kazanmış 11 ekonomistin çıktığı okul.LSE, London School of Economics, alma mater til 11 Nobel prismodtagere i økonomi.
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.오늘날 우리가 알고 있는 경제를 연구한 최초의 학자란 뜻이죠
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.그는 최초의 진정한 경제학자라 할 수 있습니다
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.בדרך שבה אנו רואים זאת כעת
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.והוא אכן מהסוג של הכלכלנים האמיתים הראשונים
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.للطريقة التي نرى بها الإقتصاد اليوم.
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.وهو يُعتبر عالم الإقتصاد الحقيقي الأول
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.これは、The Wealth of Nationsという
O gerçekten şimdi incelediğimiz şekilde ilk gerçek ekonomist türüdür.最初の経済学者として見なされています。
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.예를 들어서, 몇몇 존경받는 경제학자들은 2008년도의 경제 위기를 예상하지 못했습니다.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.2008年の金融崩壊を予測できませんでした 彼らは結果的に誤りました
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.De exemplu, unii economiști respectați nu s-au așteptat la colapsul financiar din 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Na przykład wielu szanowanych ekonomistów nie przewidziało krachu finansowego roku 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Par exemple, plusieurs économistes respectés ne s'attendaient pas à la crise financière de 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Per esempio, vari economisti molto stimati non avevano previsto il crollo finanziario del 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Por ejemplo, varios economistas respetados no esperaban el colapso financiero de 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Ví dụ như, một số nhà kinh tế học rất bất ngờ về khủng hoảng tài chính hồi năm 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Zum Beispiel haben eine Vielzahl angesehener Ökonomen die Finanzkrise von 2008 nicht erwartet.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Για παράδειγμα, μια μερίδα αξιόλογων οικονομολόγων δεν περίμενε την οικονομική κατάρρευση του 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Например, некоторые уважаемые экономисты не ожидали финансового краха в 2008 году.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.Така например голям брой уважавани икономисти не очакваха финасовата криза през 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.לדוגמה, כמה כלכלנים מכובדים לא צפו את המפולת הכלכלית בשנת 2008.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.على سبيل المثال، عدد من علماء الاقتصاد المحترمين لم يتوقعوا الانهيار الاقتصادي في عام 2008.
Oxford'da eğitim görmüş bir ekonomist aynı zamanda hümanist değerleri de destekliyor ancak yine deEgy Oxfordban tanult közgazdászról beszélünk humanista értékekkel, és mégis egyetért
Oxford'da eğitim görmüş bir ekonomist aynı zamanda hümanist değerleri de destekliyor ancak yine de싱은 옥스포드에서 공부한 인본주의적 가치에 흠뻑 젖은 경제학자입니다 그런 그 조차도 상하이의
Oxford'da eğitim görmüş bir ekonomist aynı zamanda hümanist değerleri de destekliyor ancak yine deהוא כלכלן בוגר אוקספורד הספוג ערכים הומניים, אבל בכל זאת מסכים
Oxford'da eğitim görmüş bir ekonomist aynı zamanda hümanist değerleri de destekliyor ancak yine deرغماً عن أنه أحد دارسي جامعة أكسفورد في الإقتصاد المتشربين بالقيم الإنسانية, ومع ذلك فأنه ما يزال
Oxford'da eğitim görmüş bir ekonomist aynı zamanda hümanist değerleri de destekliyor ancak yine de人道主義の経済学者ですが 上海の高圧政策に 賛同しているのです
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Acum, cred că există multe motive să nu îi ascultăm pe economişti.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Ahora bien, creo que hay muchas buenas razones para no escuchar a los economistas.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Azt hiszem sok jó oka van annak, hogy ne hallgassunk a közgazdászokra.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Každopádně myslím, že existuje mnoho dobrých důvodů neposlouchat ekonomy.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Každopádne myslím, že existuje veľa dobrých dôvodov nepočúvať ekonómov.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.그리고, 경제학자의 말을 귀담아 듣지 않아야하는 이유에는
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Nun, ich glaube, dass es viele gute Gründe gibt, nicht auf Ökonomen zu hören.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Nu synes jeg der er mange gode grunde til ikke at stole på økonomer.
Peki, bence ekonomistleri dinlememek için birçok iyi sebep var.Ora, penso che ci siano molte buone ragioni per non ascoltare gli economisti.