Ana içeriğe geç
Sözlük

ekonomist ile cümle

ekonomist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.În al doilea rând, ceea ce economiștii numesc cost de oportunitate.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Inoltre, c'è quello che gli economisti chiamano costo-opportunità.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Kedua, apa yang disebut ekonom dengan "biaya peluang."
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.두번째로, 경제학자들이 말하는 기회비용이 원인입니다.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Másodszor, amit a közgazdászok lehetőségi költségnek hívnak.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Po druhé, ekonómovia to volajú náklady príležitosti.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Segundo, aquilo a que os economistas chamam custos de oportunidade.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Segundo, lo que los economistas llaman costos de oportunidad.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Thứ hai, cái những nhà kinh tế gọi là phí cơ hội.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Toinen on jotain, mitä taloustieteilijät kutsuvat vaihtoehtoiskustannukseksi.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Zweitens, was Ökonomen Oppertunitätskosten nennen.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Δεύτερο: είναι αυτό που οι οικονομολόγοι ονομάζουν κόστος ευκαιρίας.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Второе это то, что экономисты называют стоимостью упущенных возможностей.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Второ, проблема с т.нар "алтернативната цена."
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.Друга причина в тому, що економісти називають вартістю втрачених можливостей.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.הסיבה השניה היא מה שכלכלנים מכנים עלות אלטרנטיבית.
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.ثانياً هو مايسميه الاقتصاديون "تكلفة الفرصة البديلة".
İkincisi, ekonomistlerin fırsat maliyeti dedikleri şeydir.今朝 ダン・ギルバート氏が 我々の価値判断は
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.3つの選択があります
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Aceasta a fost cu câţiva ani în urmă o reclamă in revista The Economist care ne dădea trei opţiuni.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Ceci est une publicité d'il y a quelques années pour le magazine The Economist qui nous offrait trois choix :
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Đây là 1 bản quảng cáo từ tờ The Economist vài năm trước đã cho chúng tôi ba lựa chọn.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Det här är en gammal annons från The Economist där man fick välja mellan tre saker.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Dies ist eine Werbung von "The Economist" von vor ein paar Jahren die uns 3 Möglichkeiten gibt.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Este foi um anúncio no "The economist" há uns anos. que nos dava três escolhas.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Este fue un anuncio de The Economist de hace algunos años en que nos daban tres opciones.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.E' un' inserzione dell' Economist apparsa alcuni anni fa che ci dava 3 scelte.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Ini adalah sebuah iklan dari Majalah Sang Ekonom beberapa tahun lalu yang memberi kita tiga pilihan.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Před několika lety jsem viděl reklamu v časopisu The Economist, kde nám dali tři možnosti.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Pred niekoľkými rokmi mal The Economist reklamu s troma možnosťami.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Reklama z The Economist, zamieszczona kilka lata temu która daje nam trzy możliwości.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Tämä oli mainos The Economistissa muutama vuosi sitten, ja se antoi kolme vaihtoehtoa.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.To je oglas iz revije The Economist iz pred nekaj let, na katerem so tri izbire.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Αυτή είναι μία διαφήμιση από το περιοδικό "The Economist" πριν από μερικά χρόνια που μας έδινε τρεις επιλογές.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı. Bize üç seçenek veriyorlar.Това беше реклама от "Икономист" преди няколко години, която предлагаше три избора.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.Dit is een advertentie uit The Economist van een paar jaar geleden.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.Ez egy hirdetés a The Economistból.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.이것은 몇년전 이코노미스트지의 광고인데요.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.Вот — помещённое пару лет назад объявление о подписке на журнал The Economist.
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.זאת היתה מודעה מהמגזין האקונומיסט לפני מספר שנים
İki yıl önce Ekonomist dergisinde çıkan bir reklamdan alıntı.هذا كان إعلاناً من مجلة الإكونوميست قبل عدة سنوات مضت
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Acum, economiştii tind -- (Aplauze)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Ahora bien, los economistas tienden a -- (Aplausos)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Các nhà kinh tế có vẻ -- ( Vỗ tay)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Ekonómovia majú sklon... (Potlesk)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)경제학자들은 -- (박수)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Maar economen zijn geneigd -- (Applaus)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Men økonomer har en tendens til -- (Bifald)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Nun, Ökonomen tendieren zu -- (Beifall)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Takže, ekonomové mají sklon... (potlesk)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Τώρα, οι οικονομολόγοι τείνουν να -- (Χειροκρότημα)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Икономистите имат склонността - (Аплодисменти)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Экономисты склонны -- (Аплодисменты)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)כלכלנים נוטים לראות - (מחיאות כפיים)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)الآن، يميل الإقتصاديون الى -- (تصفيق)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)(拍手) 経済学者は自分の視点から
Jay Walker: Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.제이 워커: 경제학자들은 복권을 사는 사람들의
Jay Walker: Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.ג'יי ווקר: אתה יודע, כלכלנים תמיד מדברים
Jay Walker: Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.جاي والكر: تعرف، يحب الإقتصاديون الحديث حول
Jay Walker: Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.愚かさを話すのが大好きです でもダンさんも
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod