Konum Çin ve Hindistan'daki ekonomik büyüme.My topic is economic growth in China and India.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.In the last five years, the two countries have begun to converge somewhat in economic growth.
Anahtar soru şu, altyapı ekonomik büyüme için ne kadar önemlidir?Here's the key question. Just how important are infrastructures for economic growth?
Ekonomik büyüme açısından da daha ilerde olmalılar.They must have done better, in terms of economic growth.
Telefonlar, altyapılar ekonomik büyümeyi garanti etmezler.Telephones, infrastructures do not guarantee you economic growth.
Bu durum Çin'in ekonomik büyümesi için de aynen geçerlidir.And this is clearly the story of the Chinese economic growth.
Demokrasi ekonomik büyüme için kötü müdür?Is democracy bad for economic growth?
Bu karşılaştırmaya bakınca demokrasinin ekonomik büyüme açısından oldukça iyi olduğunu görüyoruz.By that comparison, democracy looks very, very good in terms of economic growth.
Hong Kong ve Singapur gibi başarılı ekonomik büyüme hikayeleri var.Hong Kong and Singapore.
Çin'in ekonomik büyümesini tek partili politik sistemin sağladığı doğru değil mi?Isn't it true that the one-party political system has facilitated economic growth in China?
Ancak Çin, ekonomik büyüme açsından bir süper star.But China is a superstar in terms of economic growth.
Ticari sırlar da korunabilir olan, sizce ekonomik değeri olan her şey olabilir.For trade secrets, what's protectable is anything. Secrets that you think have economic value.
Cinsiyetlerin; siyasi, ekonomik ve sosyal eşitlikleri teorisidir.It is the theory of the political, economic, and social equality of the sexes.
Politik, ekonomik, psikolojik, her ne ise.Political, economic, psychological, whatever.
Ve ekonomik toparlanma başladı.And economic recovery has begun.
Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.We have war, recession, hunger, poverty, starvation, illness.
Bunun bir kısmının ekonomik dayanışmaya bağlı olduğunu düşünüyorum.I think part of that is due to a kind of economic interdependence.
Ekonomik krizin mimarlarý, baţkanla rahat rahat akţam yemeđi yiyorlar.Architects of the financial meltdown have dinner with the president, regularly.
Yani gördüğünüz şey, o uçurum, o vadili yüksek uçurum, 2008 ekonomik krizi.So what you see, that precipice, that high precipice with the valley, is the 2008 financial crisis.
Bu problemin ekonomik anlatımına "koordinasyon maliyeti" deniyor.And the economic framing of that problem is called coordination costs.
Ekonomik bir yapınız olması gerekli.You have to have economic structure.
Bu kabuğun iki görevi var, yine ekonomik açıdan.That skin serves double duty, again, for economics.
Sonuncusu da tum aktivitelerin en ekonomik olmayani, vermek.And the final one is that most anti-economic of activities, but give.
Yani bu ekonomik motor elde etmekle ilgili, ve sonra geceleyin sinemaya dönüşüyor.So this is about getting an economic engine, and then at night, it turns into a movie theater.
Bu düşünce de şuna çıkıyor, belki de ekonomik büyüme neredeyse sona erdi.And that leads to the suggestion, maybe economic growth is almost over.
İşte sekiz yüzyılın ekonomik büyümesi:Now here's eight centuries of economic growth.
Hepinizin farkında olduğu gibi, zorlu ekonomik zamanlarla karşı karşıyayız.As you're all aware, we face difficult economic times.
Bütün bunlar yeni bir ekonomik değer seviyesine geçmemizin zamanı geldiği anlamına geliyor.What that means is that it's time to move to a new level of economic value.
Bu deneyimle sağladıkları ekonomik değeri bir düşününAnd think about the economic value they have provided by that experience.
Ama bu neden ekonomik modellerde karşımıza çıkıyor?But why does this show up in economic models?
Kırsal toplulukların ihtiyacı olan ekonomik desteği sağlarlar.And they provide needed economic support for rural communities.
Kore'nin politik ve ekonomik iki lideri senin için her şeyini ortaya koyuyor.The entire nation of Korea is willing to make you their princess.
Ekonomik teoride, hilekarlık çok kolay bir maliyet-kazanç karşılaştırmasıdır.Now, in economic theory, cheating is a very simple cost-benefit analysis.
Ve projeyi ekonomik kılabilmek için enerjimizi odakladık.And to make the project affordable, we focused our energy.
Bunlar aslında birbirinin aynısı, böylelikle çok ekonomik.They're actually identical, so it's quite cost-effective.
Feminist: cinsiyetlerin sosyal, politik ve ekonomik eşitliğine inanan kimse.Feminist, a person who believes in the social, political and economic equality of the sexes.
Ticari sırları,... ...bir sır olarak saklamak gerekir ve ekonomik bir değerleri bulunmaktadır.No registration is required.
Ekonomik olarak da etkin bir uygulama.It's an economically efficient thing to do.
Tek problem, ekonomik olarak etkin olan bu çözümü insanlara sunarsanız bundan nefret edeceklerdir.The only problem is if you introduce this economically efficient solution, people hate it.
Ekonomik olarak çok karışık bir durumdaydık, bugünden bile kötüydü.Bili smo u ekonomskom kaosu, gorem nego �ak i danas.
Ödemeyi yapan kişiye süslü bir isim verelim ve ekonomik alıcı diyelim.The payer, let's give them a fancy name and call them the economic buyer.
-veya ekonomik teşviği körüklediği yahut yaratan bir insiyatif olduğu sürece.-or economic incitement or is an incentive to create.
Çünkü, şu anda ekonomik fırsat edinebilecekleri pek çok insan bulunmaktadır.Because right now there are so many people who need whatever economic opportunity they can get.
Ama amacımızın piramidin tabanına yeni ekonomik faaliyet getirmek olduğunu varsayalım.But let's suppose that our aim is to bring new economic activity to the base of the pyramid.
Gerçekten ekonomik olan bir ürün tasarlardık.We wanted something that was really affordable.
Aslında ekonomikti.That was not about society itself. That was, in fact, economic.
Yalnızca, ilk kez önemli ekonomik etkisi oluyor.It's that it's the first time that it's having major economic impact.
Aynı şeyi şu anda yaşadığımız ekonomik gerilemede göreceğiz.We'll see the same thing in the economic recession we're having now.
Bu bir günlük gazetenin ekonomik gelişimini engellemenin bir çeşit çok iyi, çok yönlü yolu.It's a kind of very nice, sophisticated way how to economically strangle a daily newspaper.
Şimdi dünyadaki ekonomik durum yerine buraya bakabilirmiyiz?Now could we look here instead at the economic situation in the world?
Şimdi, sosyal haklar, sosyal ilerleme ekonomik gelişmenin önünde gitmektedir.There now, social benefits, social progress, are going ahead of economical progress.
Ekonomik açıdan bir yaklaşıma göre, bu yapmamız gereken önemli bir işlem, değil mi?From an economic point of view, this is good math, isn't it, that we should do this?
Ve ekonomik çöküş yaşayacağımız yere gelmiş geçmiş en büyük ekonomik enjeksiyonu yaşamak üzereyiz.And rather than having economic shutdown, we're about to have the biggest economic injection ever.
Ekonomik olarak bu oyunu oynamak mantıklı mı?Just economically, does it makes sense for you to actually play this game?
Öncellikle, tabii ki, ekonomik kriz.First, of course, the economic meltdown.
Bu bir çok kişiyi büyüleyen, yeni bir ekonomik faktördür.That's a new economic factor, which is fascinating to most people.
Ve Birleşik Krallık 100 senelik ekonomik büyüme yaşadı.And the U.K. had 100 years of economic growth.
Bak Sürdürülebilirlik ekonomik sistemleri. Makro-makro İktisat söylüyorum.look at the sustainability of economic systems.
"Katılım kritik bir milletin siyasi ve ekonomik sürdürülebilirliği için."Buy-in is critical to the political and economic sustainability of a nation.
Bizim ekonomik sorunları düzeltmek için "vatandaşlık görevi" kavramı geri yüklemelisiniz.In order to fix our economic problems we must restore the concept of "civic duty".