Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.Sokrates palveli valtiota paitsi sotilaallisissa myös poliittisissa tehtävissä.
Dragaş'ta ekonomik durum, çok zayıftır ve işsizlik yüksek bir orandadır.Paluumuuttajien taloudellinen asema on heikko ja työttömyys korkea.
Ekonomik gelişme seviyesi düşük ve halkın yaşam koşulları geriydi.Taloudellinen tilanne on heikko ja väestön elintaso alhainen.
Bölgesinin demografik ve ekonomik çekim merkezidir.Alueen hallinnollinen ja taloudellinen keskus on Postojna.
1981 - Yunanistan, Avrupa Ekonomik Topluluğu üyeliğine kabul edildi.1981 – Kreikka liittyi Euroopan unioniin.
Bu iş gücü temini için ekonomik bir süreçtir" diye savunma yaptı.Se on taloudellinen prosessi työvoimatarpeen tyydyttämiseksi”.
Bu anlamda cumhuriyetler arasında siyasi ve ekonomik antlaşmalar yapılmıştır.Silloin sovittiin maiden välisestä poliittisesta ja taloudellisesta yhteistyöstä.
Ekonomik kalkınma ve ticaret özgürlüğü.Oikeus työhön ja elinkeinovapaus.
1 Ocak - Yunanistan Avrupa Ekonomik Topluluğu üyeliğine kabul edildi.1. tammikuuta – Kreikka liittyi Euroopan yhteisöön.
2004 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey üyeliğine atanmıştır.Dímas oli työllisyydestä ja sosiaaliasioista vastaava jäsen Euroopan komissiossa vuonna 2004.
15 Eylül 2003 tarihinde finansal ve ekonomik nedenlerle gazete yayınına son verdi.Hän siirtyi tehtävään 15. syyskuuta 2013 Ilta-Sanomien ja Taloussanomien päätoimittajan paikalta.
Bu krizler dış istilalar, iç savaş ve ekonomik çöküştür.Kolmas syy voi olla jokin sisäinen konflikti, kapina tai sisällissota.
74 ^ 1844 Ekonomik ve Felsefi Elyazmaları.Taloudellisfilosofiset käsikirjoitukset 1844.
Ekonomik güçlüklerden en çok etkilenenler ise tekstil sektöründe çalışan dokumacılar ve eğirme işindekilerdi.Suurin tuontituote oli puolestaan tekstiilit, jotka menivät vaateollisuuden käyttöön.
Šibenik şehri Šibenik-Knin bölgesinin idari ve ekonomik merkezidir.Šibenik on Šibenik-Kninin maakunnan (županija) pääkaupunki ja keskus.
Bu nedenle İsveç'in ekonomik verimi, 2008 mali krizinden bu yana Finlandiya'ya göre biraz daha iyi olmuştur.Yksi syy on taloudellinen epävarmuus, joka on vaivannut Suomea vuoden 2008 finanssikriisin jälkeen.
Ancak bu sistemi uygulayan dük, ekonomik krize girdi.Valtakunnan talous oli ajautunut taloudelliseen kriisiin.
Birey ekonomik bir karar verirken nasıl davranır?Miten puhumme kun puhumme politiikkaa.
Kulüp ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşıyordu.Lisäksi joukkue kärsi suurista talousongelmista.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Malesia on energiantuotannossaan lähes omavarainen.
Ekonomik olarak önemi çok büyüktü.Hän oli tarkka talousasioissa.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.Toimeksianto; Asioita joita kannattaa pitää mielessä.
Bu yapılan ekonomik her seçimin bir fırsat maliyeti vardır.Tehdyillä valinnoilla on siten vaihtoehtoiskustannus.
İpek böcekçiliği de ekonomik faaliyetler arasındaydı.Linnustus kuului myös elinkeinojen joukkoon.
Bu savaş, Memlüklüleri ekonomik krize soktu.Sotien tarkoitus oli kohottaa heikentynyttä taloudellista tilannetta.
2001 yılında Be Inc. ekonomik nedenlerden Palm'e satılmıştır.Vuonna 2001 Be, Inc. myytiin Palmille (nyk.
Sovyetler Birliği ile görüşerek, askeri, ekonomik ve siyasi yardım talep edeceğini duyurdu.Hän kääntyi Neuvostoliiton puoleen talous- ja sotilasavun saamiseksi.
1970'lerin başlarında Sellers ekonomik darboğaza girdi.1970-luvun alkupuolella Clarins aloitti tuotteidensa myynnin kansainvälisesti.
Wyoming'in yıllık ekonomik üretimi 27,4 milyar dolardır.McDonaghin kausipalkka on 4,7 miljoonaa Yhdysvaltain dollaria.
Aynı zamanda 1980'lere doğru tüm dünyada neoliberal bir ekonomik dönüşüm yaşanmaktaydı.Samaan aikaan maa ajautui talouskriisiin joka paheni koko 1980-luvun ajan.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Uusi linja aiheutti muutoksia samoilla seuduilla kulkevissa muissa bussilinjoissa.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Hän joutui kuitenkin vatsavaivojen vuoksi keskeyttämään kilpailun.
Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı.Sosiaalisen ja perinteisen median rajalla.
İşsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlatan Okun Kuralı'nı ekonomi bilimine kazandırmıştır.Hän on esittänyt Okunin lain, joka selvittää työttömyyden ja talouskasvun välisen suhteen.
Ekonomik olarak Kozan'a bağlıdır.Korsika onkin taloudellisesti hyvin riippuvainen Ranskasta.
Kendisi bir ekonomik bilimler doktorudur.Hän on taloustieteen tohtori.
Film ABD'de Büyük Ekonomik Bunalım'ın yaşandığı 1930'lu yıllarda Oregon eyaletinde geçer.Elokuva sijoittuu 1930-luvun laman runtelemaan Yhdysvaltoihin, Oregonin osavaltioon.
Zamanla ülke, Güney Amerika'nın ekonomik olarak en güçlü bölgesi haline geldi.Toisen maailmansodan lopulla Etelä-Amerikka oli näistä alueista taloudellisesti vahvin.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.Helsinki: Taloustieteellinen Yhdistys.
Guiyang, Guizhou eyaletinin ekonomik ve ticari merkezidir.Guiyang on Guizhoun maakunnan pääkaupunki Kiinassa, maakuntansa taloudellinen ja kaupallinen keskus.
Ama Slovakya ekonomik sorunlardan dolayı 2008'de yarışmaya katılamadı.Maa ei osallistunut vuoden 2009 kilpailuun vedoten taloudellisiin ongelmiin.
Ekonomik bir değeri yoktur.Teistillä ei ole taloudellista merkitystä.
14 Nisan - Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) tam üyelik için resmen başvurdu.14. huhtikuuta − Turkki anoi Euroopan talousyhteisön (EEC) jäsenyyttä.
Çin'in ekonomik gelişimi popüler geleneklere ve sanatlara meydan okumaktadır.Uuden kulttuurin liike pyrki muokkaamaan perinteisiä kiinalaisia arvoja ja tapoja.
Bu bilim dalı sadece beşeri coğrafya olarak isimlendirilse de ekonomik coğrafyayı da kapsar.Samaa nimitystä käytetään tieteellisessä luokittelussa myös pelkästä Gyps-suvusta.
Bu istihbarat bir siyasi, ekonomik ve askeri nitelikte olabilir.Määräysvalta voi olla taloudellista, poliittista ja sotilaallista.
Çin'in ekonomik önemi arttıkça ekonominin yapısı ve sağlığına da dikkat çekiliyor.Καθώς η οικονομική σημασία της Κίνας έχει αυξηθεί, δίνεται προσοχή στη δομή και την υγεία της οικονομίας.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.Ο κύριος στόχος του είναι η βελτίωση της οικονομικής αποδοτικότητας, ιδίως της παραγωγικότητας της εργασίας.
Ekonomik ve siyasî göçler imparatorlukta çapraz bir etki yaratmıştı.Οι οικονομικές και πολιτικές μεταναστεύσεις συντάραξαν ολόκληρη την αυτοκρατορία.
1958 - Avrupa Ekonomik Topluluğu kuruldu.1958 - Ιδρύεται η Ευρωπαϊκή Οικονομική Κοινότητα.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Η οικονομική επίδραση του κοινού κρυολογήματος δεν είναι καλά κατανοητή από την πλειοψηφία του κόσμου.
1981 - Yunanistan, Avrupa Ekonomik Topluluğu üyeliğine kabul edildi.1981 – Η Ελλάδα γίνεται μέλος της Ευρωπαϊκής Οικονομικής Κοινότητας.
Novi Sad Voyvodina'nın ekonomik merkezidir ve Sırbistan'ın en verimli tarım bölgesidir.Το Νόβι Σαντ είναι το οικονομικό κέντρο της Βοϊβοντίνας και η πιο εύφορη γεωργική περιοχή της Σερβίας.
Ekonomik yeteneği onu 2013 başkanlık seçimlerinde partisinden adaylığını koymasında yardımcı oldu.Η ικανότητά του στα οικονομικά συνέβαλε στην εκλογή του στη θέση του προέδρου της Παραγουάης το 2013.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Ωστόσο, η παραγωγή καταναλωτικών αγαθών ήταν δυσανάλογα χαμηλά.
Keynesyen ekonomi altında, makroekonomik eğilimler bireylerin ekonomik tercihlerini bastırabilir.Στη θεωρία του οι μακροοικονομικές τάσεις μπορούν να υπερκεράσουν τις οικονομικές επιλογές των ατόμων.
Ekonomik liberalizm kamu mallarının sağlanması için kamu girişimini destekleyebilir.Ο οικονομικός φιλελευθερισμός μπορεί να υποστηρίξει τη δημόσια πρωτοβουλία για την παροχή δημοσίων αγαθών.
Balık avcılığı büyük bir ekonomik değer taşır.Ο μπακαλιάρος παρουσιάζει μεγάλη εμπορική αξία.
Ekonomik değeri vardır.Έχει εμπορική αξία.
Ana madde: Doha Doha, Katar'ın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.Η Ντόχα (αρ. الدوحة) είναι η πρωτεύουσα και μεγαλύτερη πόλη του Κατάρ.