Diğer bir ekonomik kaynaksa Arjantin tarafındaki koyun yetiştirmedir.Інше важливе джерело доходів в аргентинській частині — розведення овець.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.Економічні збитки від гепатиту C є істотними як для хворого, так і для суспільства.
Ekonomik sıkıntı çekti.Економічно ситуація замучила.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Прояви економічної кризи 1929—1933.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Мальдіви — економічно відстала країна.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü.Організація економічного співробітництва та розвитку.
Bu ütopyalar ekonomik temellidir.Основними серед них є економічні.
1982-1983 arasında ekonomik danışmanlar konseyinde ekonomist olarak çalışmaya başladı.У 1982-1983 роках працював у штаті Ради економічних консультантів.
İktisadın Yeni Coğrafi Açılımı:Yeni Ekonomik Coğrafya Yaklaşımı.Можливо, Вам буде цікаво прочитати про інший погляд: Похідний фінансовий інструмент.
Yıllık ekonomik büyüme kapasitesi ise yüzde 4 düzeyindedir ve 2012 yılında bu oranı tutturmuştur.Кількість електрокарів, зареєстрованих за цей період, є на 400 % вищою, аніж у 2014 році.
Buna karşın, bu durum Escher'in ekonomik ve politik görevleri yerine getirmesine engel olmuyordu.Однак це каліцтво не завадило зробити військову та політичну кар'єру.
Asya Pasifik Ekonomik İşbirliğine üye 21 ülke bulunmaktadır.У структуру Ради Тихоокеанського економічного співробітництва входить 26 комітетів-країн.
Diğer tarım ürünlerinin ekonomik değeri yoktur.Риби не мають жодної промислової цінності.
Ekonomik ve uzun ömürlüdür.Висока зносостійкість та довговічність.
Roma Antlaşması'yla birlikte ilk olarak Avrupa Ekonomik Topluluğu kuruldu.Все почалося з підписання Римського договору про створення Європейського економічного співтовариства.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Цей рівень безробіття не пов'язаний з динамікою економічного зростання.
Kasaba, I. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan ekonomik krizden etkilenmiştir.Боровся з економічними труднощами, що виникли після Першої світової війни.
Ana ekonomik kaynağı turizm, "offshore şirketler ve bankalar, ve balıkçılıktır.Основний сектор економіки – туризм, банківська справа, офшорний бізнес.
Ekonomik ve toplumsal alanda büyük başarılar elde edildi.Були досягнуті значні економічні успіхи та соціальний прогрес.
Örneğin 2009 yılında yaşanan küresel ekonomik durgunluk en çok kadın çalışanları etkiledi.Світова економічна криза 2009 року також вплинула на економіку і, зокрема, на великі підприємства міста.
KEİ üyelerinin ekonomik gelişmişlik düzeyleri farklıdır.Економічний розвиток країн-членів Ліги вельми різноманітний.
Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur.Вони формуються всередині економічної системи.
Bu istihbarat bir siyasi, ekonomik ve askeri nitelikte olabilir.Блокада може бути політичною, економічною і воєнною.
Ama Slovakya ekonomik sorunlardan dolayı 2008'de yarışmaya katılamadı.У 2008 році змагання не проводились через фінансову кризу в країні.
Devasa kervanlar ve kervan ticareti ekonomik hayatın büyük kısmını oluşturuyordu.Видобуток і торгівля мареною мали велике значення в економічному житті уцмійства.
Çoğunluk raporu Ekonomik olarak bağlı bir Ayrılma Planı sundu.План мав на меті миттєвий відхід від централізованої планованої економіки.
Kazakistan'ın ekonomik geleceği petrol ve gaz geliştirme ile bağlantılıdır.Економічний розквіт Кувейту пов'язаний з видобутком нафти.
Ekonomik Bölge - Urallar.Економіка: Сільське господарство.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Причини міграції різняться, але як правило, поєднують економічні та політичні проблеми.
2008 yılında Dünya Ekonomik Formunda "Uluslararası Genç Yöneticiler" listesinde de yer almıştır.На Світовому Економічному Форумі (World Economic Forum) був анонсований перелік Молодих Світових Лідерів 2008.
1985'te RCD'nin bir uzantısı olarak Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) kuruldu.1985 року її замінила Організація економічного співробітництва (ОЕС).
Bu durum da köyün ekonomik refahını yükseltmektedir.Це створює проблеми для економічної самодостатності села.
Bunların 50-60 kadarının ekonomik üretimi yapılmaktadır.Всього було збудовано приблизно 50-60 таких планерів.
Büyük açıklıklar için ekonomiktir.Економія за відмінної якості.
Toplumsal, ekonomik yaşayışımızın bütün görünüşleri,bu belgelerde yatmaktadır.Всі важливі питання нашого релігійного й національного життя будуть старанно розглядані на її сторінках.
ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı ekonomik yaptırım uygulama kararı almışlardır.США та Євросоюз ввели у дію трирівневий план санкцій щодо Росії.
Özel girişimciliği savunur ve devletin ekonomik hayata müdahale etmesine karşı çıkar.Виступав за свободу підприємництва і невтручання держави в економічну діяльність.
Ancak bu şans ekonomik bir getiriye dönüştürülmemiştir.Однак цей принцип не повинен приносити економічну вигоду.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Це значно пожвавило економічний розвиток в області.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Економічна вартість таких процесів була оцінена у трильйони доларів на рік.
Avrupa'daki kısmı, ülkenin yüzölçümünün çeyreği kadardı ve ülkenin kültürel ve ekonomik merkeziydi.Evropská část představovala čtvrtinu území státu a byla kulturním a ekonomickým centrem.
Kısmen ekonomik politikalara duyduğu ilgi nedeniyle, Temmuz 1932 yılında Reichstag milletvekili seçildi.Částečně kvůli jeho zájmu o hospodářskou politiku byl v červenci 1932 zvolen do Reichstagu.
Ciddi ekonomik ve sosyal sonuçları olan bir sorundur.Je to problém s vážnými ekonomickými a sociálními důsledky.
Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve başkanıdır.Je zakladatel a prezident Světového ekonomického fóra.
Haziran 2002-Ağustos 2005 yılları Orta Afrika Ekonomik ve Parasal Topluluğu'nun bir üyesi oldu.Od června 2002 do srpna 2005 byl členem Hospodářského a měnového společenství střední Afriky.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Ekonomický dopad nachlazení je ve většině zemí světa podceňován.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Plán se později stal modelem i pro jiné státy trpící stejnými ekonomickými problémy.
Ekonomik ve siyasî göçler imparatorlukta çapraz bir etki yaratmıştı.Ekonomická a politická migrace měla dopad na celou říši.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Ekonomické náklady na toto onemocnění se odhadují na přibližně 3 miliardy amerických dolarů ročně.
1 Ocak - Avrupa Ekonomik Topluluğu kuruldu.1. ledna – Vznikl Evropský hospodářský prostor.
Ekonomik ve Sosyal Göstergeler 2009. ss. sf.2009, rubrika Trhy & ekonomika, str.
Novi Sad Voyvodina'nın ekonomik merkezidir ve Sırbistan'ın en verimli tarım bölgesidir.Novi Sad je ekonomické centrum Vojvodiny, nejúrodnější zemědělské oblasti v Srbsku.
Amerika şu anda bir ekonomik krizle karşı karşıya..V dnešní době se město potýká s ekonomickou krizí.
6 Ağustos 2015'te Kırgızistan, Avrasya Ekonomik Birliği üyesi oldu.6. srpna 2015 vstoupil Kyrgyzstán do Eurasijské ekonomické unie.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Hospodářský přínos těchto kolonií přesto zůstával jen nepatrný.
Pişirmesi kolay, ekonomik ve besleyicidir.Vaříme zdravě, chutně a hospodárně.
Otarşi terimi, genellikle siyasal veya ekonomik sistemler için kullanılır.Spotřební daň bývá využívána k politickým či finančním potřebám.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.Aspoň ti, kteří je aktivně využívají . .
Her iki ülkede geniş çaplı ekonomik reformlar yapıldı.V obou zemích probíhaly rozsáhlé nacionalistické kampaně.
Sosyolojik ve ekonomik açıdan da bu konu önemlidir.Je přece společensky i ekonomicky nemožné, aby k něčemu takovému mohlo dojít.