Ana içeriğe geç
Sözlük

ekonomik ile cümle

ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sayede yüksek oranlı uçuşlar için ekonomik açıdan masraf azalması sağlar.Также они легко переносят перегрузки по расходу воздуха.
Felsefe ve Ekonomik Metodoloji Üzerine Yazılar.Останавливается философ и на некоторых экономических вопросах.
Kasli'deki en önemli ekonomik faaliyetler demir dışı metalurji, makine yapımı ve metal işleridir.Ведущими отраслями промышленности Кулебак являются металлургия, металлообработка и машиностроение.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.非你莫属) для людей, которые ищут работу.
Modern ekonomik sistemlerde, teknik olarak bu hak sadece merkez bankasınındır.В современном мире денежными властями, как правило, выступает центральный банк.
1989 yılındaki "Kadife Devrim", derin ve sürekli siyasi ve ekonomik reform için bir şans sundu."الثورة المخملية" في عام 1989، عرضت فرصة لعميقة ومستمرة الإصلاح السياسي والاقتصادي.
Antalya şehrinde hayvancılık çok yaygın olmayan bir ekonomik faaliyettir.تعد الثروة الحيوانية في مدينة أنطاليا نشاط اقتصادي غير منتشر.
Türkiye'de ekonomik kriz daha milliyetçi elitler fark etmeden önce ülkeye yayılmıştı.قد انتشرت الأزمة الإقتصادية في تركيا في أنحاء البلاد قبل أن يدرك النخب الأكثر قومية هذا.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.حافظ أبروتسو منذ الخمسينات على نمو اقتصادي مطرد.
Aşağıdaki çizelge 1980-2017 arası ana ekonomik göstergeleri göstermektedir.يوضح الجدول التالي المؤشرات الاقتصادية الرئيسية في الفترة 1980-2017.
Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.زيادة انتشار تسوية الدولة للتقدم الإقتصادي وبخاصة الوصول إلى المناطق المتقدمة إلى حد ما.
Arap toplumunun ekonomik gelişimi çeşitli dönemlerle ayrı ayrı tanımlanmıştır.ويشار إلى أن التنمية الإقتصادية للمجتمع العربي تميزت في مراحل متميزة.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.ويتمثل هدفها الأساسي في تحسين الكفاءة الاقتصادية ولا سيما إنتاجية العمال.
Kendi kendine yetebilirlik için çok çaba sarfetse de Kuzey Kore diğer ülkelerden ekonomik yardım almıştır.على الرغم من تطلعاتها للاكتفاء الذاتي، كوريا الشمالية اعتمدت على المساعدة الاقتصادية من البلدان الأخرى.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.التكاليف الاقتصادية لالتهاب الكبد C باهظة لكلٍ من الفرد و المجتمع.
1950'lerde yaşanan önemli ekonomik büyüme otomobil üretiminin de önemli derecede artışını sağlar.وهذا النمو الاقتصادي الكبير عام 1950 وفّر زيادة كبيرة في إنتاج السيارات.
Diğer üçü kullanım değeri, ekonomik değer ve fiyattır.أما الجوانب الثلاثة الأخرى، فهي قيمة الاستخدام، والقيمة والسعر.
Ekonomisi büyük ölçüde çeşitlendirildi ve İzlanda, 1994 yılında Avrupa Ekonomik Alanına dahil oldu.جرى تنويع الاقتصاد إلى حد كبير وتحريره عندما انضمت آيسلندا إلى المنطقة الاقتصادية الأوروبية في 1994.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.أستخدمت روزي ريفيتر عادة باعتبارها رمزا للنسوية والقوة الاقتصادية النسائية.
Günümüzde Avrupa Birliği 27 Avrupa ülkesinin üye olduğu büyük bir ekonomik ve siyasi işbirliği örgütüdür.وان الاتحاد الأوروبي في وقتنا الحاضر هو منظمة كبرى للتعاون الاقتصادي والسياسي حيث أنه يضم 28 دولة أوروبية.
Önemli bir ekonomik gelirdir.يمثل مورداً اقتصادياً هاماً.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.كان العصر المذهب حقبة نمو اقتصادي سريع، خصوصاً في شمال وغربي البلاد.
Azerbaycan hammadde taşımacılığında da önemli bir ekonomik merkezdir.أذربيجان أيضاً مركز اقتصادي هام لنقل المواد الخام.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.إنّ الأثر الاقتصاديّ للزُكام غير مَفهوم بوضوح في أرجاء كثيرة من العالم.
Seyhan'nın D-400 karayolunun kuzeyinde kalan kısmı, şehrin ekonomik olarak gelişmiş yeridir.يعتبر الجزء الموجود في شمال طريق سيحان السريع 400 هو مطور المدينة اقتصاديا.
74 ^ 1844 Ekonomik ve Felsefi Elyazmaları.مخطوطات عام 1844 الاقتصادية والفلسفية.
Şehir Dallas–Fort Worth–Arlington'ın ikinci en geniş kültürel ve ekonomik merkezidir.وثاني أكبر مدينة في منطقة دالاس فورت وورث-أرلينغتون الكبرى.
Hükümetin en büyük rolü, iş için iyi ekonomik koşulların sağlanmasına yardım etmekti.أهم دور للحكومة كان المساعدة في توفير الظروف الإقتصادية الجيدة التي تجعل الأعمال تزدهر .
2007'de Dünya Ekonomik Forumu'na seçilen 250 Genç Lider arasında yer aldı.اختير في المنتدى الاقتصادي العالمي من بين 250 قياديًا شابًا عام 2007.
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir.الأنشطة الاقتصادية الأولية في قطاع غزة هي الصناعات الصغيرة والزراعة والعمل.
Hızlı büyüme ve yapısal gelişim Japonya'nın 1868'den beri, iki ekonomik gelişim dönemini karakterize ediyor.النمو السريع والتغير الهيكلي كان سبب تميز فترتين اليابان للتنمية الاقتصادية منذ عام 1868.
1990'ların ortalarından beri ekonomik başarım iyileşme eğilimi göstermiştir.منذ منتصف التسعينيات ، تحسن الأداء الاقتصادي.
Ekonomik sorunlar nedeniyle Malabo oyunlara ev sahipliği yapma hakkını geri verdi.بسبب مشاكل إقتصادية أنسحبت مالابو من استضافة الألعاب.
E 1948'de 42 km. dar hat Bursa-Mudanya Demiryolu ekonomik olmadığı gerekçesiyle kapatıldı.E وفي عام 1948 أُغلقت سكك حديد بورصة-مودانيا الخط المحدود بطول 42 كم بسبب عدم اقتصاديته .
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.لكن، اختلفت حريتهم وحالتهم الاقتصادية من وقت لآخر ومن مكان إلى آخر.
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.كان لكلا الامبراطورتين مصالح سياسية واقتصادية وعسكرية في المنطقة الفنلندية.
Finlandiya, 2008'de Ekonomik Özgürlük Endeksi'nde 16. sırada yer aldı (Avrupa'da dokuzuncu sırada).تحتل فنلندا المرتبة 16 (التاسعة في أوروبا) في مؤشر الحرية الاقتصادية لعام 2008.
Bankanın yerine Uluslararası Ekonomik İşbirliği Örgütü kurulmuştur.بدلاً من ذلك، تم إنشاء المجلس الوطني للتنمية الاقتصادية.
Bu anlaşma ile aynı zamanda Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulmuş oldu.وفي ذلك الوقت تأسست أيضا المجموعة الاقتصادية الأوروبية بمقتضى هذه الاتفاقية.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.في الفترة من 1995 إلى 2005، سجلَت أفريقيا زيادة في معدلات النمو الاقتصادي، بمتوسط 5 ٪ في عام 2005.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.تنافست هذه الدويلات مع بعضها البعض سواء عسكرياً أو تجارياً.
Ülkenin ekonomik dönüşümü tam olarak tamamlanmışlıktan uzaktır.وكان التحول الاقتصادي الجمهورية بعيدة عن الاكتمال.
Eğlenceli yapımları üreten ekonomik sektöre ise eğlence sektörü denir.وتسمى الصناعة التي تعمل على توفير الترفيه بصناعة الترفيه.
Bugün var olan siyasi, ekonomik, teknolojik ve güvenlik ortamı sadece on yıl öncesinden bile çok farklıdır.إلا أن مشاكل تقنية ومالية وسياسية أدت إلى تأخير ذلك لأكثر من 10 سنوات.
Torino, ekonomik büyüklük bakımından Roma ve Milano'dan sonra sıralamada üçüncü durumdadır.في القوة الاقتصادية تحتل تورينو المرتبة الثالثة بعد العاصمة روما، وميلانو.
Mısır Sosyal ve Ekonomik Haklar Merkezi (ECESR) eski başkanıdır.محامي في مجال حقوق الإنسان والرئيس السابق للمركز المصري للحقوق الاقتصادية والاجتماعية (إيسر).
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.تعتبر بانكوك واحدة من أسرع مدن جنوب شرق آسيا نمواً ونشطاً اقتصادياً.
Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu.أستنزفت الموارد الاقتصادية للاحتلال السوفيتي وبقي بدون تحقيق نتائج سياسية ذات مغزى.
Ekonomik olarak Kozan'a bağlıdır.ويعتمد اقتصادها على اسكيشهر.
1990'lı yıllarda da Almanya ekonomik sorunlarından dolayı bu sıfatla anılmıştır.في منتصف العقد، ألمانيا مهتمة ايضا لهم.
Porto Alegre Brezilya'nın en önemli olan kültürel, politik ve ekonomik merkezlerinden biridir.وبورتو أليغري أحد أهم المراكز الثقافية والسياسية والاقتصادية في جنوب البرازيل.
Bu dönemde Avrupa liberalizmi ivme kazanmış; ekonomik, sosyal ve politik meseleler gündeme getirilmiştir.خلال هذه الفترة، تزايد نشاط الليبرالية الأوروبية وتضمنت أجندتها القضايا الاقتصادية والسياسية والاجتماعية.
Nevada, gümüş madeninin tarihi ve ekonomik değerinden ötürü "Gümüş Eyalet" (Silver State) olarak tanınır.تعرف نيفادا رسميا باسم "الولاية الفضية" بسبب أهمية الفضة في تاريخها واقتصادها.
Ekonomik liberalizm kamu mallarının sağlanması için kamu girişimini destekleyebilir.قد يساعد التعامل مع القيمة الاقتصادية للتراث على تعزيز الحفاظ عليه.
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kent ekonomik rolünü iyice etkinleştirdi.في النصف الثاني للقرن، استعادت ستوكهولم دورها الاقتصادي.
Bu yardımlar, Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından düzene konur ve uygulanır.ويتم تمويل هذه البوابة من وزارة التنمية والتعاون الاقتصادي الألمانية المعروفة باسم (BMZ) .
Günümüze kadar iki ülke arasında askerî ve ekonomik alanda birçok anlaşma imzalandı.كما قامت بين البلدين كثير من المشاريع الاقتصادية والإنمائية.
16. yüzyıl ortalarında Osmanlı Devleti'nde ekonomik ve toplumsal bunalım baş gösterdi.دخلت إيطاليا مرحلة من التدهور الاقتصادي والاجتماعي في القرن السادس عشر.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.النقطة الجديرة بالاهتمام هي أن هذا النمط الإقتصادي يختلف عن التقشف.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod