ekonomik ile cümle
ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
1950'lerde yaşanan önemli ekonomik büyüme otomobil üretiminin de önemli derecede artışını sağlar.وهذا النمو الاقتصادي الكبير عام 1950 وفّر زيادة كبيرة في إنتاج السيارات.
Diğer üçü kullanım değeri, ekonomik değer ve fiyattır.أما الجوانب الثلاثة الأخرى، فهي قيمة الاستخدام، والقيمة والسعر.
Ekonomisi büyük ölçüde çeşitlendirildi ve İzlanda, 1994 yılında Avrupa Ekonomik Alanına dahil oldu.جرى تنويع الاقتصاد إلى حد كبير وتحريره عندما انضمت آيسلندا إلى المنطقة الاقتصادية الأوروبية في 1994.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.أستخدمت روزي ريفيتر عادة باعتبارها رمزا للنسوية والقوة الاقتصادية النسائية.
Günümüzde Avrupa Birliği 27 Avrupa ülkesinin üye olduğu büyük bir ekonomik ve siyasi işbirliği örgütüdür.وان الاتحاد الأوروبي في وقتنا الحاضر هو منظمة كبرى للتعاون الاقتصادي والسياسي حيث أنه يضم 28 دولة أوروبية.
Önemli bir ekonomik gelirdir.يمثل مورداً اقتصادياً هاماً.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.كان العصر المذهب حقبة نمو اقتصادي سريع، خصوصاً في شمال وغربي البلاد.
Azerbaycan hammadde taşımacılığında da önemli bir ekonomik merkezdir.أذربيجان أيضاً مركز اقتصادي هام لنقل المواد الخام.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.إنّ الأثر الاقتصاديّ للزُكام غير مَفهوم بوضوح في أرجاء كثيرة من العالم.
Seyhan'nın D-400 karayolunun kuzeyinde kalan kısmı, şehrin ekonomik olarak gelişmiş yeridir.يعتبر الجزء الموجود في شمال طريق سيحان السريع 400 هو مطور المدينة اقتصاديا.
74 ^ 1844 Ekonomik ve Felsefi Elyazmaları.مخطوطات عام 1844 الاقتصادية والفلسفية.
Şehir Dallas–Fort Worth–Arlington'ın ikinci en geniş kültürel ve ekonomik merkezidir.وثاني أكبر مدينة في منطقة دالاس فورت وورث-أرلينغتون الكبرى.
Hükümetin en büyük rolü, iş için iyi ekonomik koşulların sağlanmasına yardım etmekti.أهم دور للحكومة كان المساعدة في توفير الظروف الإقتصادية الجيدة التي تجعل الأعمال تزدهر .
2007'de Dünya Ekonomik Forumu'na seçilen 250 Genç Lider arasında yer aldı.اختير في المنتدى الاقتصادي العالمي من بين 250 قياديًا شابًا عام 2007.
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir.الأنشطة الاقتصادية الأولية في قطاع غزة هي الصناعات الصغيرة والزراعة والعمل.
Hızlı büyüme ve yapısal gelişim Japonya'nın 1868'den beri, iki ekonomik gelişim dönemini karakterize ediyor.النمو السريع والتغير الهيكلي كان سبب تميز فترتين اليابان للتنمية الاقتصادية منذ عام 1868.
1990'ların ortalarından beri ekonomik başarım iyileşme eğilimi göstermiştir.منذ منتصف التسعينيات ، تحسن الأداء الاقتصادي.
Ekonomik sorunlar nedeniyle Malabo oyunlara ev sahipliği yapma hakkını geri verdi.بسبب مشاكل إقتصادية أنسحبت مالابو من استضافة الألعاب.
E 1948'de 42 km. dar hat Bursa-Mudanya Demiryolu ekonomik olmadığı gerekçesiyle kapatıldı.E وفي عام 1948 أُغلقت سكك حديد بورصة-مودانيا الخط المحدود بطول 42 كم بسبب عدم اقتصاديته .
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.لكن، اختلفت حريتهم وحالتهم الاقتصادية من وقت لآخر ومن مكان إلى آخر.
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.كان لكلا الامبراطورتين مصالح سياسية واقتصادية وعسكرية في المنطقة الفنلندية.
Finlandiya, 2008'de Ekonomik Özgürlük Endeksi'nde 16. sırada yer aldı (Avrupa'da dokuzuncu sırada).تحتل فنلندا المرتبة 16 (التاسعة في أوروبا) في مؤشر الحرية الاقتصادية لعام 2008.
Bankanın yerine Uluslararası Ekonomik İşbirliği Örgütü kurulmuştur.بدلاً من ذلك، تم إنشاء المجلس الوطني للتنمية الاقتصادية.
Bu anlaşma ile aynı zamanda Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulmuş oldu.وفي ذلك الوقت تأسست أيضا المجموعة الاقتصادية الأوروبية بمقتضى هذه الاتفاقية.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.في الفترة من 1995 إلى 2005، سجلَت أفريقيا زيادة في معدلات النمو الاقتصادي، بمتوسط 5 ٪ في عام 2005.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.تنافست هذه الدويلات مع بعضها البعض سواء عسكرياً أو تجارياً.
Ülkenin ekonomik dönüşümü tam olarak tamamlanmışlıktan uzaktır.وكان التحول الاقتصادي الجمهورية بعيدة عن الاكتمال.
Eğlenceli yapımları üreten ekonomik sektöre ise eğlence sektörü denir.وتسمى الصناعة التي تعمل على توفير الترفيه بصناعة الترفيه.
Bugün var olan siyasi, ekonomik, teknolojik ve güvenlik ortamı sadece on yıl öncesinden bile çok farklıdır.إلا أن مشاكل تقنية ومالية وسياسية أدت إلى تأخير ذلك لأكثر من 10 سنوات.
Torino, ekonomik büyüklük bakımından Roma ve Milano'dan sonra sıralamada üçüncü durumdadır.في القوة الاقتصادية تحتل تورينو المرتبة الثالثة بعد العاصمة روما، وميلانو.
Mısır Sosyal ve Ekonomik Haklar Merkezi (ECESR) eski başkanıdır.محامي في مجال حقوق الإنسان والرئيس السابق للمركز المصري للحقوق الاقتصادية والاجتماعية (إيسر).
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.تعتبر بانكوك واحدة من أسرع مدن جنوب شرق آسيا نمواً ونشطاً اقتصادياً.
Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu.أستنزفت الموارد الاقتصادية للاحتلال السوفيتي وبقي بدون تحقيق نتائج سياسية ذات مغزى.
Ekonomik olarak Kozan'a bağlıdır.ويعتمد اقتصادها على اسكيشهر.
1990'lı yıllarda da Almanya ekonomik sorunlarından dolayı bu sıfatla anılmıştır.في منتصف العقد، ألمانيا مهتمة ايضا لهم.
Porto Alegre Brezilya'nın en önemli olan kültürel, politik ve ekonomik merkezlerinden biridir.وبورتو أليغري أحد أهم المراكز الثقافية والسياسية والاقتصادية في جنوب البرازيل.
Bu dönemde Avrupa liberalizmi ivme kazanmış; ekonomik, sosyal ve politik meseleler gündeme getirilmiştir.خلال هذه الفترة، تزايد نشاط الليبرالية الأوروبية وتضمنت أجندتها القضايا الاقتصادية والسياسية والاجتماعية.
Nevada, gümüş madeninin tarihi ve ekonomik değerinden ötürü "Gümüş Eyalet" (Silver State) olarak tanınır.تعرف نيفادا رسميا باسم "الولاية الفضية" بسبب أهمية الفضة في تاريخها واقتصادها.
Ekonomik liberalizm kamu mallarının sağlanması için kamu girişimini destekleyebilir.قد يساعد التعامل مع القيمة الاقتصادية للتراث على تعزيز الحفاظ عليه.
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kent ekonomik rolünü iyice etkinleştirdi.في النصف الثاني للقرن، استعادت ستوكهولم دورها الاقتصادي.
Bu yardımlar, Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından düzene konur ve uygulanır.ويتم تمويل هذه البوابة من وزارة التنمية والتعاون الاقتصادي الألمانية المعروفة باسم (BMZ) .
Günümüze kadar iki ülke arasında askerî ve ekonomik alanda birçok anlaşma imzalandı.كما قامت بين البلدين كثير من المشاريع الاقتصادية والإنمائية.
16. yüzyıl ortalarında Osmanlı Devleti'nde ekonomik ve toplumsal bunalım baş gösterdi.دخلت إيطاليا مرحلة من التدهور الاقتصادي والاجتماعي في القرن السادس عشر.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.النقطة الجديرة بالاهتمام هي أن هذا النمط الإقتصادي يختلف عن التقشف.
Elazığ ile ulaşım sorunu olduğu için genel olarak sosyo-ekonomik faaliyetler malatya ilinde yapılmaktadır.نظرًا لضعف البنية التحتية في المواصلات والاتصالات، تواجه المنطقة صعوبات اقتصادية.
Başkent Phnom Penh, ülkenin politik, ekonomik ve kültürel merkezidir.مانيلا هي العاصمة السياسية للفليبين، وهي المركز الاقتصادي والثقافي والسياسي للبلاد.
Ana madde: Tokyo Tokyo, Japonya'nın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.تعد العاصمة طوكيو، بلا شك، المدينة الأهم في اليابان.
Birmingham çok iyi seçilebilir şekilde yeni bir ekonomik profil göstermekte idi.إلا أن أودونيل فشل في تحقيق نموّ اقتصادي جيد.
Şehirdeki ekonomik etkinlikler yerel ölçeklidir.النشاط الاقتصادي ضعيف في البلدة.
Ekonomik ve siyasi koşullar önem kazanmaktadır.فتشكل الظروف الاقتصادية والسياسية أفكار المرء.
Ekonomik olarak pahalı olması.فعالة من حيث التكلفة.
Ekonomik şartlarda, elektrik (hem güç hem de enerji) alınıp satılabilir.سوق الكهرباء تُعَد الكهرباء (القوة والطاقة)، من الناحية الاقتصادية، سلعة يمكن شراؤها وبيعها وتداولها.
En etkin, en pratik, en ekonomik koruma aşılama ile sağlanır.وأهمها أمنيا وأكثرها حضورا هو جهاز الأمن الوقائي.
Ancak 2009 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle proje iptal edildi.في عام 2009، تم تأجيل البناء بسبب الأزمة الاقتصادية العالمية .
Avrasya Ekonomik Komisyonu, gümrük birliğinin ve Avrasya Ekonomik Birliği'nin düzenleyici organıdır.المفوضية الاقتصادية الأوراسية هي وكالة تنظيمية للاتحاد الجمركي ولتجمع الاقتصادي الأوراسي.
Yunanistan - İzlanda ilişkileri , Yunanistan ve İzlanda arasındaki dış, ekonomik ve kültürel ilişkilerdir.العلاقات السعودية الرومانية هي العلاقات الخارجية والاقتصادية والثقافية بين رومانيا و المملكة العربية السعودية.
Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı.لكنه أُجبر على مغادرة المدرسة بسبب المشاكل الماليّة بمنزله.
Bu süreç, alkollü içeceklerle alakalı, geleneksel fermantasyon yönteminden daha ekonomiktir.بيئياً : تعتبر هذه العملية أكثر صداقة للبيئة عن طرق الاستخلاص التقليدية .
"Ekonomik Kalkınma İçin Kadın İstihdamı".رجل القرارات الجريئة | الاقتصادي".