Ana içeriğe geç
Sözlük

ekonomik ile cümle

ekonomik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Geçmiş yüzyıllarda bağcılık, Kırklareli için çok önemli bir ekonomik değer olmuştur.Per questo motivo ha sempre rivestito una grande importanza strategica nei secoli passati.
Sarı ceketlerin çoğu, düşük maaşlar ve yüksek enerji fiyatları nedeniyle ekonomik zorluklar çeken insanlardır.Gran parte dei risparmi sono riversati sui consumatori sotto forma di prezzi più bassi.
Oyun kuramının ekonomik, sosyal ve siyasal alanda uygulanabileceği pek çok durum bulunabilir.Non ci vuole molto sforzo a comprendere quante cose deve fare un padre dal punto umano, civile e religioso.
Ekonomik sıkıntı çekti.È in gravi difficoltà economiche.
Tarıma dayalı halkın ekonomik durumu ortanın üzerindedir.Il problema dell'equilibrio demografico in montagna.
Onlar ekonomik bir araba istediler.Они хотели экономичный автомобиль.
Şu anda Maria büyük ekonomik sıkıntıda.В настоящее время Мария находится в крайне трудном финансовом положении.
Onlar siyasi zincirlerini, ekonomik zincirlerini bertaraf etmeden kırmaya kalkıştılar..."Они пытались разорвать политические оковы, не нарушая экономические…».
Mısır Sosyal ve Ekonomik Haklar Merkezi (ECESR) eski başkanıdır.Али — бывший глава Египетского центра экономических и социальных прав (ECESR).
Aşağıdaki çizelge 1980-2017 arası ana ekonomik göstergeleri göstermektedir.В следующей таблице показаны основные экономические показатели за 1980-2017 года.
1082 yılında, yardımlarına karşılık, onlara büyük ekonomik imtiyazlar tanıdı.В 1082 году в обмен на их помощь он предоставил им большие льготы в торговле.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.Её основной целью было повышение экономической эффективности, особенно производительности труда.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.Эти государства конкурировали друг с другом военным и коммерческим путём.
Amerika şu anda bir ekonomik krizle karşı karşıya..Но на Америку наступал экономический кризис.
Avrupa'daki kısmı, ülkenin yüzölçümünün çeyreği kadardı ve ülkenin kültürel ve ekonomik merkeziydi.Европейская часть составляла четверть территории страны и являлась её культурным и экономическим центром.
Şehir aynı zamanda Sırbistan ve eski Yugoslavya'nın en büyük ekonomik ve kültürel merkezlerinden biridir.Город также является одним из крупнейших экономических и культурных центров Сербии и всей бывшей Югославии.
1958 - Avrupa Ekonomik Topluluğu kuruldu.1958 — начало работу Европейское экономическое сообщество.
Yunanistan ve uluslararası ekonomik konularda birçok eserler yayınladı.Он опубликовал много работ по греческой и международной экономической тематике.
Ekonomik ve siyasî göçler imparatorlukta çapraz bir etki yaratmıştı.Экономическая и политическая миграции оказали отрицательное воздействие на империю.
Deklarasyon, kapitalizmin "yıkıcı ekonomik buhranlar ve yüksek işsizlik oranları" demek olduğunu ilan etti.В ней заявлено, что капитализм совпал с «разрушительными кризисами и массовой безработицей».
Asya bugün ekonomik ve politik olarak yarışın merkezidir.Азия и сегодня находится в конкурентном состоянии как экономически, так и политически.
Çin Arap Ekonomik ve Kültürel Forumu, Ürdün Haşimi Krallığı (2013).Китайско - арабский экономический и культурный форум, Иорданское Хашимитское Королевство (2013).
Aynı zamanda yılbaşından beri ekonomik durum dramatik olarak kötüleşmeye başladı.Кроме того в начале года ситуация в экономике резко ухудшилась.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Для неё это было шансом обрести независимость.
Boeing 747-400 serisi 747 serisinin en ekonomik jenerasyonudur.Boeing 747-400 является самой популярной моделью из серии.
1926'dan 1927'ye kadar Cenevre'deki Uluslararası Ekonomik Konferans'a başkanlık etti.С 1926 до 1927 года возглавлял Международную экономическую конференцию в Женеве.
1999 yılında Abiyev ailesi ekonomik kriz yüzünden Aktöbe ilinin merkezine taşındı.В 1999 году в связи с экономическим кризисом семья Абиева переехала в Актобе.
Bhubaneswar, Doğu Hindistan'ın önemli bir ekonomik ve dini merkezidir.Бхубанешвар — важный быстрорастущий центр штата и восточной Индии.
28 Ocak - Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık olağan toplantısı, İsviçre'nin Davos kasabasında yapıldı.28 января — Открытие Ежегодного Всемирного экономического форума в Давосе, Швейцария.
Perpa, ekonomik büyüklüğü itibarıyla finansal kuruluşların da merkezi haline gelmiştir.Растёт роль Макао как финансового центра.
ECO: Ekonomik İşbirliği Teşkilatı.ФЭС — Фонд экономического сотрудничества.
Saint-Tropez'in temel ekonomik kaynağı turizmdir.В настоящее время основа экономики Сен-Тропе — туризм.
Dünya Ekonomik Görünüm Veri Tabanı 2015 Nisan.Центр стратегических исследований Август 2015 г. 1 Настроения экономики.
Doğu Afrika Topluluğu, Afrika Ekonomik Topluluğu'nun ayrılmaz bir parçasıdır.ВАС является одним из столпов Африканского экономического сообщества.
Şehir halkının genel ekonomik durumu -tüm ülkede olduğu gibi- kötüdür.Уровень жизни населения города, как и по всей стране, крайне низкий.
Kulüp ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşıyordu.Кроме того, у клуба возникли финансовые затруднения.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Но в связи с финансовыми проблемами снялся с соревнований.
Gürses üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailecek Adana'ya göç ettiler.Когда Мюслюму было три года, семья в связи с тяжёлым финансовым положением переехала в Адану.
Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı.Однако из-за финансовых проблем бросил учёбу.
Gelecekteki ekonomik yararların işletmeye aktarılması bekleniyor."Окружающая среда станет казаться предназначенной для эксплуатации».
Rusları cesaretlendiren de Osmanlı yönetiminin kararsız tavrı, askerî ve ekonomik zafiyetleriydi.Сказались слабость и нерешительность как политического, так и военного руководства России.
1946'da Avrupa Ekonomik İşbirliği'nin kurucularından biriydi.В 1946 году он был одним из основателей Лиги Европы по экономическому сотрудничеству.
Birliğin amacı Araplar arasında ekonomik, siyasal ve askeri dayanışmayı sağlamaktı.Противники союза заняли прочные позиции среди экономической, политической и военной элит Сирии.
Örneğin, ekonomik öngörüler, üretim miktarı öngörüleri.Например, слишком много конфигурации, проблемы с производительностью.
Şirketin Latin Amerika ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayatında büyük etkisi oldu.Компания сильно повлияла на экономическое и политическое развитие ряда стран Латинской Америки.
Batı'yla ekonomik ve siyasi iş birliğini artırmaya özen gösterdi.Это было сделано с целью улучшения торговых и политических отношений с Западом.
Gelişen dünyada yeni liberal ekonomik akımlar yaygınlaştı.В новых исторических условиях проводилась либеральная экономическая политика.
Bu proje kapsamında kompakt, önden çekişli, ekonomik bir aile otomobili tasarlanacaktı.Перед ней встал вопрос выпуска более компактной и экономичной машины.
Bu alışveriş kentlerde ekonomik refah ve kültürün yaratılmasıyla yakından ilintilidir.Он тесно связан с формированием экономического благополучия и экономической культуры в городах.
Ekonomik Coğrafya.Геоэкономика.
1982 yılında, Lizbon'da, Banco de Portugal Ekonomik Araştırmalar Ofisi'nde bir ekonomist olarak eğitildi.В 1982 году работал в качестве стажёра в Лиссабоне в Банке Португалии.
1963-1965 - Radyo ve elektronik endüstrisi Sredneuralsky Ekonomik Konseyi Başkanı.1963—1965 — начальник управления радиотехнической и электронной промышленности Среднеуральского совнархоза.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Требовали — делить экономические денежные суммы.
Anadolu'da ekonomik düzen ve asayiş ortamının sekteye uğraması.В Сантьяго введено чрезвычайное положение и комендантский час.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Кроме того, он добился крупных успехов в экономике.
Ancak bu şans ekonomik bir getiriye dönüştürülmemiştir.Но экономические трудности не позволили воплотить его.
Karintiya bölgesinin ekonomik ve sosyal gelişimine büyük katkı sağladı.Внёс большой вклад в социально-экономическое развитие Курганской области.
2005 yılında Negroponte, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.В 2005 году он был сопредседателем Всемирного экономического форума в Давосе.
Hatta ekonomik kazançları sadece borçlarını ödemektedir.В этом случае погашение долгов побеждает само себя.
Ekonomik değeri vardır.Имеет хозяйственное значение.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod