İş dünyası: Arnavutluk ve Kıbrıs Rum Kesimi ekonomik büyüme kaydettilerBusiness: Albania, Cyprus register economic growth
Arnavutluk'un ekonomik büyümesiyle ilgili tartışmalar büyüyorControversy rages over Albania's economic growth
Kültürel unsurların altını çizen rapor, bunun yanında ekonomik büyümenin önemine de dikkat çekiyor.While stressing cultural factors, the report also notes the significance of economic growth.
İhracatçılar bunun ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini söylüyorlar.Exporters say it could slow the economic expansion.
Sarachini: Ekonomik büyüme.Sarachini: Economic growth.
Bu yılın ilk altı ayına ilişkin ekonomik büyüme yüzde 5,6 olarak tahmin ediliyor.Economic growth for the first six months of this year was an estimated 5.6 per cent.
Tahminler, %5,8'lik bir beklenen yıllık ekonomik büyüme hızına dayanıyor.The forecast is based on an expected annual economic growth rate of 5.8%.
IMF, Arnavutluk'un hedeflenen yüzde 6'lık ekonomik büyümeyi 2003 yılında elde edebileceğini söyledi.The IMF said Albania could achieve the targeted economic growth of 6 per cent in 2003.
Ülkenin GSYİH'sının yanı sıra genel ekonomik büyüme artacak.The country's GDP will rise, as will overall economic growth.
Hırvatistan’ın 2008 yılı hedefleri: NATO üyeliği ve ekonomik büyümeCroatia aims for NATO membership, economic growth in 2008
Makedonya’nın 2008 yılında rekor bir ekonomik büyüme düzeyi yakalaması bekleniyor.Macedonia is expected to experience record economic growth in 2008.
IMF, Arnautluk'un ekonomik büyümesi ve Fon programlarını sahiplenmesine övgüde bulundu.The IMF praises Albania's economic growth and ownership of Fund programmes.
Ljajiç, "Ekonomik büyüme varsa, bunu sağlayacaktır."If there is economic growth, this will provide for it.
Örneğin Polonya, geçtiğimiz yılki ekonomik büyümesinin yüzde 1'ini AB fonlarına borçlu.In Poland, 1% of the country's economic growth last year came as a result of EU funds.
Ekonomik büyüme Kosova makamlarının karşılaştığı temel güçlüklerden biri.Economic growth is one of the basic challenges for authorities in Kosovo.
IMF'nin 13 Aralık'taki tahminine göre, Makedonya gelecek yıl %2'lik bir ekonomik büyüme kaydedecek.Macedonia will register economic growth of 2% next year, the IMF predicted on December 13th.
Ekonomik büyüme ülke çapında daha hızlı ve daha kolay bir taşımacılığı gerekli kılıyor.Economic growth demands faster and easier cross-country transit.
Dani Rodrik'in de belirttiği gibi serbest ticaret, her zaman ekonomik büyümeye yol açmıyor.As Dani Rodrik put it, free trade is not always conducive to economic growth.
Bunun ürettiği ekonomik büyümenin beklediklerinden yüksek olduğunu kabul ettiler.They admitted the economic growth it generated was larger than they expected.
Hızlı bir ekonomik büyüme neden yeterli değil?Why fast economic growth isn't enough
Sağduyumuz bize, ekonomik büyümenin siyasi istikrarla tamamlayıcı unsurlar olduklarını söylüyor.Conventional wisdom assumes that growth goes hand in hand with political stability.
Hızlı bir ekonomik büyüme, her derde deva bir ilaç değil.High economic growth is not a panacea.
Şimdiye dek görülmemiş bu artış, yeni sabit vergi oranının yanı sıra ekonomik büyümeye bağlanıyor.The unprecedented increase is being attributed to the new flat tax, as well as economic growth.
Son birkaç yıldır ekonomik büyüme, bölgede genel olarak görülen bir özellik.During the last few years, economic growth has been a general feature across the region.
Ekonomik büyüme, kendine has riskleri olsa da reel." diyor.Economic growth is real, though it has its own risks," he told SETimes.
Modern zamanlarda, Rostov-na-Donu ekonomik büyüme yaşadı.In modern times, Rostov-on-Don has experienced economic growth.
Elektrifikasyon, 20. yüzyılın başlarında ekonomik büyümenin en önemli itici güçlerinden biriydi.Electrification was one of the most important drivers of economic growth in the early 20th century.
Üretim, ekonomik büyümeyi ve gelişmeyi teşvik etmede önemli bir faaliyettir.Manufacturing is an important activity in promoting economic growth and development.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Seit 1950 erlebt Bergneustadt ein starkes industrielles Wachstum.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.1995 bis 2005 lag das jährliche Wirtschaftswachstum bei 3 %.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Sous sa direction, le pays connaît une croissance économique sans précédent.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Depuis les années 1950, les Abruzzes ont une croissance économique du PIB soutenue.
Şehrin yüksek ekonomik büyüme oranı çok sayıda yatırımcı çekmiştir.D'après plusieurs recherches, la ville connaît un succès économique en raison de nombreux investissements.
Ekonomik büyüme %-6.1 olmuş, yani ekonomi %6 oranında küçülmüştü.Cet écart s'est toutefois réduit par rapport à celui de 1999 puisqu'il était alors de -6,3 %.
Ekonomik büyüme 2004 yılında %5,1'e yükseldi ve 2005 yılında %5,6'ya ulaştı.La croissance fut constamment au-dessus de 6 % jusqu'en 1995, année durant laquelle, elle ralentit à 5,1 %.
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.Cependant, avec le déclin de ses industries, la croissance de population a diminué.
2011 yılında Bulgaristan’da yıllık ekonomik büyüme % 1,7 olmuştur.En 2013, la croissance en Chine a atteint 7,7 % .
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Desde los años cincuenta, los Abruzos han tenido un crecimiento económico constante.
Ekonomik büyüme 2004 yılında %5,1'e yükseldi ve 2005 yılında %5,6'ya ulaştı.El valor añadido en el sector aumentó un 5,6% en 2007.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Infatti dal 1950 l'Abruzzo ha avuto una crescita costante del PIL.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.La Gilded Age è stata un periodo di rapida crescita economica, in particolare nel nord e nell'ovest.
Pacepa'nın ilticası sonrasında, ülke daha fazla izole edildi ve ekonomik büyüme aksadı.Dopo la defezione di Pacepa, il paese si isolò e la crescita economica si arrestò.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.В конце правления Филиппа страна переживала необычайный экономический подъём.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.حافظ أبروتسو منذ الخمسينات على نمو اقتصادي مطرد.
1950'lerde yaşanan önemli ekonomik büyüme otomobil üretiminin de önemli derecede artışını sağlar.وهذا النمو الاقتصادي الكبير عام 1950 وفّر زيادة كبيرة في إنتاج السيارات.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.كان العصر المذهب حقبة نمو اقتصادي سريع، خصوصاً في شمال وغربي البلاد.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.في الفترة من 1995 إلى 2005، سجلَت أفريقيا زيادة في معدلات النمو الاقتصادي، بمتوسط 5 ٪ في عام 2005.
Şehrin yüksek ekonomik büyüme oranı çok sayıda yatırımcı çekmiştir.A alta taxa de crescimento econômico da cidade tem atraído inúmeros investidores.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.A Era Dourada foi uma era de rápido crescimento econômico, especialmente no norte e no oeste.
Yüksek üretsel büyüme savaş sonrası ekonomik büyümede anahtar rol oynadı.O crescimento de alta produtividade teve um papel chave no crescimento econômico pós-guerra.
Yıllık ekonomik büyüme kapasitesi ise yüzde 4 düzeyindedir ve 2012 yılında bu oranı tutturmuştur.A economia do país cresceu cerca de 10% em 2011 e em uma taxa semelhante em 2012.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.1989 markeerde de grootste economische groeispurt in de geschiedenis van Japan.
Bu kitabın ana konusu ekonomik büyümedir.Najważniejsze prace tego ekonomisty dotyczą wzrostu gospodarczego.
Üniversiteler Ekonomik Büyümeye Nasıl Katkıda Bulunur.Edukacja jako część rozwoju gospodarczego.
Şehrin yüksek ekonomik büyüme oranı çok sayıda yatırımcı çekmiştir.Za jego kadencji nastąpił znaczny wzrost dobrobytu miasta, zrealizowano wiele inwestycji.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Under hans ämbetstid genomgick Ryssland en exempellös period av ekonomisk tillväxt.
Yıllık ekonomik büyüme kapasitesi ise yüzde 4 düzeyindedir ve 2012 yılında bu oranı tutturmuştur.Кількість електрокарів, зареєстрованих за цей період, є на 400 % вищою, аніж у 2014 році.
Araştırmaları makroekonomi, iş ekonomisi, ekonomik büyüme ve ekonomik politika konularında yoğunlaşmaktadır.Zabývá se převážně makroekonomií, a to zejména trhem práce, hospodářským růstem a hospodářskou politikou.
Bu politikalar bölgenin ekonomik büyümesini sınırladı.Această opoziție a frânat dezvoltarea economică a provinciei.
2011 yılında Bulgaristan’da yıllık ekonomik büyüme % 1,7 olmuştur.În anul 2010, economia Irakului a avut o creștere de 7,9%.