Ana içeriğe geç
Sözlük

ekonomik büyüme ile cümle

ekonomik büyüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
7
HECE
10
ORT. KELİME
Ekonomik büyüme 2004 yılında %5,1'e yükseldi ve 2005 yılında %5,6'ya ulaştı.Rata migrației în localitate reprezintă 4% și a crescut cu 5,6% în 2011 față de 2008.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Uzziás király alatt az ország gazdasági fellendülést élt át.
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.Hyvinvoinnin kasvaessa väestönkasvu on hidastanut.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.Vuosi 1989 oli yksi Japanin talouden kaikkien aikojen suurimmista kasvuvuosista.
Ekonomik büyümenin temelini turizm oluşturur.Talouden kulmakiven muodostaa matkailu.
İşsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi anlatan Okun Kuralı'nı ekonomi bilimine kazandırmıştır.Hän on esittänyt Okunin lain, joka selvittää työttömyyden ja talouskasvun välisen suhteen.
Marusi elverişli altyapısı sayesinde güçlü bir ekonomik büyüme sağlamıştır.Στη Φλώρινα ο Τέγος Σαπουντζής ανέπτυξε έντονη οικονομική δραστηριότητα.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Μέχρι και το 1950, η Γλασκώβη βρισκόταν σε οικονομική ανάπτυξη.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.Fra 1995 til 2005 fik økonomisk vækst tag med et gennemsnit på 4,5 % i 2005.
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.Det skabte en gunstig økonomisk udvikling i byen.
1955 yılından sonra Japonya oldukça yüksek ekonomik büyüme rakamlarına sahip oldu.Etter 1955 fikk Japan en meget sterk økonomisk vekst, som har blitt kalt for Japans økonomiske mirakel.
Ekonomik büyüme 2004 yılında %5,1'e yükseldi ve 2005 yılında %5,6'ya ulaştı.Pertumbuhan ekonomi menjadi 5,1% pada tahun 2004 dan mencapai 5,6% pada tahun 2005.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.Dari 1985 sampai 1995, Ekonomi Thailand tumbuh rata-rata 9%.
Bu politikalar bölgenin ekonomik büyümesini sınırladı.Kondisi ini dapat memperlemah ketahanan wilayah bidang ekonomi itu sendiri.
Pacepa'nın ilticası sonrasında, ülke daha fazla izole edildi ve ekonomik büyüme aksadı.Sau vụ đào tẩu của Pacepa, nước này bắt đầu trở nên cô lập hơn và phát triển kinh tế cũng giảm sút.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.Năm 1989 đánh dấu sự phát triển đỉnh điểm về tăng trưởng kinh tế nhanh nhất trong lịch sử Nhật Bản.
Dış ticaret açığı fazlaydı ve bu da ekonomik büyümeyi engelledi.Hệ thống đường sá giao thông thời cổ đại chưa phát triển và điều đó cản trở hoạt động thương mại.
1955 yılından sonra Japonya oldukça yüksek ekonomik büyüme rakamlarına sahip oldu.1955年以後、日本は高度経済成長期に入った。
Bu dönemde, Yahudiler eşi görülmemiş bir ekonomik büyüme sağlamışlardır.このうちユダヤ人は不安定なマイノリティを形成していた。
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.しかし、人口の増加がほとんどなかったので、経済は停滞した。
Üniversiteler Ekonomik Büyümeye Nasıl Katkıda Bulunur.専門は開発経済学。
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.人口增長停頓,急劇的經濟發展放慢。
Araştırmaları makroekonomi, iş ekonomisi, ekonomik büyüme ve ekonomik politika konularında yoğunlaşmaktadır.柯成兴教授主要致力于研究经济增长、经济发展、货币经济、宏观经济和失重经济。
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.그러나 1995년에서 2005년까지 아프리카의 경제성장률은 올라가서, 2005년에 평균 5%대이다.
Yaldızlı Çağ, özellikle Kuzey ve Batı'da hızlı bir ekonomik büyüme dönemiydi.도금 시대는 특히, 북부와 서부에서 진행된 급속한 경제 성장기이다.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.שנת 1989 סימנה את שיא הפריחה הכלכלית של אחת מתקופות השגשוג הכלכלי הגדולות בהיסטורית יפן.
Komünist dönemde, devlet yatırımıyla ekonomik büyüme görüldü.היה גידול משמעותי בהשקעות ממשלתיות.
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.הפעלתה דרבנה את התפתחות הכלכלה בעיר.
1987’de Ekonomik Büyüme üzerine yaptığı çalışmalardan ötürü Ekonomi dalında Nobel Ödülü’nü kazandı.ב-1987 זכה בפרס נובל לכלכלה על "תרומתו לתאוריה של צמיחה כלכלית".
Bu kitabın ana konusu ekonomik büyümedir.Основната тема на книгата е себеусъвършенстването.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.1989. godina označila je vrhunac jednog od najvažnijih ekomomskih razdoblja japanskoj povijesti.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.1989 metai žymėjo greičiausio ekonominio augimo Japonijos istorijoje kulminaciją.
Ekonomik büyüme 20. yüzyılda başladı.Restaureerimine algas 20. sajandil.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500년부터 1800년까지는 아마 약간의 경제 성장이 있었겠죠
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500-1800-talet, kanske en del tillväxt.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500 bis 1800: vielleicht ein klein bisschen wirtschaftliches Wachstum.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500 la 1800, poate o mică creştere economică.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500 til 1800:
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500-tól 1800-ig, talán egy kicsi gazdasági növekedés.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500 tot 1800, misschien een klein beetje economische groei.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500 με 1800, ίσως μία μικρή οικονομική ανάπτυξη.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.1500حتي 1800 ، ربما قليلا من النمو الاقتصادي.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.Dal 1500 al 1800 forse un pò di crescita.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.De 1500 à 1800, peut-être un petit peu de croissance.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.De 1500 a 1800, talvez um pouco de crescimento económico.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.Entre 1500 y 1800, quizás un mínimo de crecimiento económico.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.Od 1500 do 1800, nieznaczny wzrost ekonomiczny.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.Od 15. do 18. století je možné sledovat jakýsi minimální růst.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.Tahun 1500-1800, mungkin ada sedikit pertumbuhan ekonomi.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.От 1500 до 1800 г. - може би мъничко икономически растеж.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.С 1550 по 1800 - может, немножечко подъема в экономике.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.מ-1500 עד 1800 - היתה צמיחה כלכלית מזערית.
1500 den 1800 lere gelindiğinde, belki çok az bir ekonomik büyüme.しかし1世紀で
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.A csomagolási hulladék létrehozása szorosan kapcsolódik a gazdasági növekedés és a fogyasztás trendjeihez.
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.De productie van verpakkingsafval hangt nauw samen met de economische groei en consumptiepatronen.
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.Genereringen av förpackningsavfall är nära knuten till ekonomisk tillväxt och konsumtionsmönster.
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.Pakkausjä een tuo aminen kytkeytyy läheisesti talouskasvuun ja kulutusto umuksiin.
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.Produkce odpadních obalů je úzce spojena s hospodářským růstem a vzorci spotřeby.
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.Produktionen af emballageaffald er tæt kny. et til økonomisk vækst og forbrugsmønstre.
Ambalaj atığı üretimi ekonomik büyüme ve tüketim kalıpları ile yakından bağlantılıdır.Proizvodnja odpadne embalaže je tesno povezana z gospodarsko rastjo in vzorci porabe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod