Çok ekmek ye, biraz şarap iç!Eat a lot of bread, drink a little wine!
Yann ekmek yedi.Yann ate bread.
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Katalogdan yeni bir ekmek tahtası sipariş ettim.I ordered a new cutting board from a catalog.
Tom sadece bir dilim ekmek yedi.Tom ate only one slice of bread.
Biz ekmek alacağız.We will buy bread.
Tom'dan süpermarkete gitmesini ve bir ekmek almasını istedim.I asked Tom to go to the supermarket and buy some bread.
Ekmek dilimine peynir sürdüm.I spread cheese on the slice of bread.
Tom ekmek yiyor.Tom is eating bread.
Pazar yerine ulaştığında ürünümüz peynir ekmek gibi gidecek.When it reaches the marketplace our product will go like hot cakes.
Bu sandviçteki ekmek kuru.The bread on this sandwich is dry.
Ekmek kızartma makinesi yoğun sabahlar sırasında kullanışlıydı.The toaster was useful during busy mornings.
Bu ekmek benim için fazla gluten içeriyor.This bread contains too much gluten for me.
Ekmek bir kaya kadar sert.The bread is as hard as a rock.
Ekmek pişirdim.I baked bread.
Biraz daha ekmek alabilir miyiz, lütfen?Can we have some more bread, please?
Hiç ekmek almadım.I didn't buy any bread.
Ekmek Fransızcada "acı"dır.Bread is "pain" in French.
Ekmek almayı unuttum.I forgot to buy bread.
Bir düzine yumurta ve bir somun ekmek aldım.I bought a dozen eggs and a loaf of bread.
Lütfen bir somun ekmek almayı unutma.Please remember to buy a loaf of bread.
Bu, dilimlenmemiş ekmek.This is unsliced bread.
Mary'ye ekmek yapmayı öğrettim.I taught Mary how to make bread.
Mary'ye nasıl ekmek yapacağını öğrettim.I taught Mary how to make bread.
Ekmek ne kadara mal oldu?How much did the bread cost?
Nisan ayı sebze tohumlarınızın çoğunu ekmek için en iyi zamandır.April is the best time to plant most of your vegetable seeds.
Çok fazla ekmek satın aldın.You bought too much bread.
O ekmek aldı.He bought bread.
O ekmek alır.He buys bread.
O, ekmek satın aldı.She bought bread.
Biz ekmek aldık.We bought bread.
Biraz ekmek almak istiyorum.I want to buy some bread.
Biraz ekmek satın aldın mı?Did you buy some bread?
Ekmek satın almadı.He didn't buy bread.
O ekmek almadı.He didn't buy bread.
Daha önce hiç ekmek pişirdin mi?Have you ever baked bread before?
Biraz ekmek pişirmemi ister misin?Do you want me to bake some bread?
Tom'a kim ekmek pişirmeyi öğretti?Who taught Tom how to bake bread?
Ekmek yiyoruz.We eat bread.
Ekmek fiyatı on yen yükseldi.The price of bread rose by ten yen.
Bir gülün bir parça ekmekten daha önemli olduğu zamanlar vardır.There are times when a rose is more important than a piece of bread.
Hiç ekmek almadık.We haven't bought any bread.
Ekmek yiyeceksin.You will eat bread.
Tom ekmek dışında hiçbir şey yemiyor.Tom doesn't eat anything except bread.
Ne sıklıkta ekmek alıyorsunuz?How often do you buy bread?
Tom bu sabah ekmek pişirdi.Tom baked bread this morning.
Sık sık ekmek almam.I don't often buy bread.
Ekmek ve süt aldım.I bought bread and milk.
Ben ekmek alacağım.I'm going to buy bread.
Tom dün ekmek pişirdi.Tom baked bread yesterday.
Ekmek almadım.I didn't buy bread.
Tom ekmek alacak.Tom will buy bread.
Her gün ekmek yiyor musun?Do you eat bread every day?
Tom ekmek yemez.Tom doesn't eat bread.
Ne kadar ekmek almalıyım?How much bread should I buy?
Ne kadar ekmek yedin?How much bread did you eat?
Ne kadar ekmek aldın?How much bread did you buy?
Fırında ekmek var.There's bread in the oven.
Ne kadar ekmek kaldı?How much bread is left?
Bu ekmek ne kadar bayat?How old is this bread?