-Bayat ekmek.Zacznij się modlić.
-Bayat ekmek.-Μπαγιάτικο ψωμί.
-Bayat ekmek.- Останал хляб.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A doua zi de Paşte au mîncat din grîul ţării, azimi şi boabe prăjite; chiar în ziua aceea au mîncat.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A jedli z úrody zeme nasledujúceho dňa po Veľkej noci, nekvasené chleby a pražené zrno, práve toho istého dňa.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z úrod té země na zejtří po velikonoci chleby nekvašené, a pražmu téhož dne.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z urodzajów onej ziemi nazajutrz po święcie przejścia chleby przaśne, i kłosy prażone onegoż dnia.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.In jedli so od starega žita te dežele drugi dan po pashi, opresne kruhe in opraženo zrnje v isti dan.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.유월절 이튿날에 그 땅 소산을 먹되 그 날에 무교병과 볶은 곡식을 먹었더니
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày sau lễ Vượt qua, chánh này đó, dân sự ăn thổ sản của xứ, bánh không men, và hột rang.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày_sau lễ Vượt qua , chánh này đó , dân_sự ăn thổ_sản của xứ , bánh không men , và hột rang .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Och dagen efter påskhögtiden åto de osyrat bröd och rostade ax av landets säd, just på den dagen.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Og dagen efter påsken åt de av landets grøde; usyret brød og ristet korn åt de den dag.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.og Dagen efter Påsken spiste de af Landets Afgrøde, usyrede Brød og ristet Korn;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Και τη επαυριον του πασχα εφαγον αζυμα απο του σιτου της γης, και σιτον πεφρυγμενον την αυτην εκεινην ημεραν.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.и на другой день Пасхи стали есть из произведений земли сей, опресноки и сушеные зерна в самыйтот день;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.И на сутринта на пасхата, в същия ден, ядоха безквасни хлябове от житото на земята и изпържено жито .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.ויאכלו מעבור הארץ ממחרת הפסח מצות וקלוי בעצם היום הזה׃
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.وأكلوا من غلة الارض في الغد بعد الفصح فطيرا وفريكا في نفس ذلك اليوم.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾 越 節 的 次 日 、 他 們 就 喫 了 那 地 的 出 產 . 正 當 那 日 喫 無 酵 餅 、 和 烘 的 穀
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾越節 的 次日 、 他們 就 喫 了 那 地 的 出產.正當那日 喫無 酵餅 、 和烘 的 穀
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, bread, piring roti, di kiri;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B (bread plate) , đĩa bánh mì ở bên trái
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B [bread] — тарілка з хлібом зліва,
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, de la bread (pâine), e în stânga;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, je broodbordje, hoort links;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B(브레드) 빵접시는 왼쪽;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,B, чинията за хляб (анг. bread), е от ляво;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,C, talerz na chleb, po lewej stronie;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,M は meal 食事なので真ん中に
B (bread), ekmek tabağınız, solda,P, de pan, a la izquierda;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,P, il vostro piatto di pane, si trova sulla sinistra;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,P, votre assiette à pain, est à gauche ;
B (bread), ekmek tabağınız, solda,Б — это Булка, она слева,
B (bread), ekmek tabağınız, solda,ל, צלחת הלחם, משמאל;
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?"Jestem idiotą, na co Bogu chleb?
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?"내가 바보 멍청이지. 하느님께서 빵을 원하신다고?
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?"אני אדיוט. אלוהים רוצה לחם?
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?يالي من احمق , أيحتاج الله الى الخبز !
"Ben bir aptalım. Tanrı ekmek mi istiyor?「宇宙を制する神が、私のパンを必要とするわけがない!」
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Ich habe keine Geduld mit Volksmusik, wie sitzt ein 'just starrt gutes Brot ein" Fleisch.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Ik heb geen geduld met folk als zit een 'gewoon staart naar goed brood een' vlees.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Jag har inget tålamod med folk som sitter en" bara stirrar på gott bröd en "kött.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Jaz sem brez potrpljenja s folk sedi kot" samo strmi v dober kruh "meso.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Jeg har ingen tålmodighed med folk som sidder en 'bare stirrer på godt brød en' kød.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Je n'ai aucune patience avec le folk assis comme un" juste regarde du bon pain une "viande.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."나는 포크와 인내심이 없다는 것은 같은 고기 '좋은 빵을에서 단지 쳐다 본다는 거냐'을 앉아있다.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Már nincs türelmem a népi, mint ül egy" csak bámul a jó kenyér, egy "hús.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Minulla ei ole kärsivällisyyttä folk kuin istuu" vain tuijottaa hyvää leipää "lihaa.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Não tenho paciência com gente como fica um" apenas olha para um bom pão "de carne.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Nemám trpělivost s lidovou sedí jako" jen zírá na dobrý chléb s masem.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Nemám trpezlivosť s ľudovou sedí ako" len zíza na dobrý chlieb s mäsom.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Nie mam cierpliwości do ludowej jak siedzi" gapi się na dobry chleb "mięso.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Non ho pazienza con la gente si siede come un 'poco fissa buon pane un' carne.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."No tengo paciencia con la gente que se sienta un" se le queda mirando un buen pan "de la carne.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Nu am răbdare cu folk stă ca o" doar se holbează la o pâine bună "carne.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Saya sudah tidak sabar dengan rakyat sebagai duduk yang 'hanya menatap roti yang baik sebuah' daging.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Tôi đã không kiên nhẫn với dân gian như ngồi một chỉ nhìn chằm chằm vào bánh mì một 'thịt.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Δεν έχω υπομονή με λαϊκή κάθεται ως" απλά κοιτάζει επίμονα στο καλό ψωμί μια "κρέας.
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."Нямам никакво търпение с народни седи" просто гледа добър хляб "месо.