Ana içeriğe geç
Sözlük

ekmek ile cümle

ekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Wie wenig es zu essen gibt, hat er immer spart ein wenig o 'sein Brot, seine Haustiere zu locken. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Ωστόσο, λίγα είναι εκεί για να φάει, που πάντα σώζει λίγο o "το ψωμί του για να πείσει τα κατοικίδια ζώα του."
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Все пак малко е да се яде, той винаги спестява малко о хляба си коаксиален си домашни любимци. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Однак мало, що можна їсти, він завжди економить трохи про 'свій хліб, щоб умовити його домашніх тварин. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Однако мало, что можно есть, он всегда экономит немного о 'свой хлеб, чтобы уговорить его домашних животных. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "ביד. עם זאת יש מעט לאכול, הוא תמיד o חוסך קצת "לחם שלו לשדל חיות מחמד שלו."
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "اليد. ولكن هناك القليل من الطعام ، وقال انه دائما يحفظ يا بت "الخبز له لاقناع الحيوانات الأليفة له".
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "ビットO'彼のパンは、彼のペットを同軸に保存されます。" 彼女はいたものの、それは、本当にメアリーが外出するきっかけDickonのこの記事となりました
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?Di antara kalian apakah ada ayah yang memberikan ular kepada anakmu, kalau ia minta ikan
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?Ja kuka teistä on se isä, joka poikansa häneltä pyytäessä kalaa antaa hänelle kalan sijasta käärmeen,
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?너희 중에 아비 된 자 누가 아들이 생선을 달라 하면 생선 대신에 뱀을 주며
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?¿Qué padre de entre vosotros, si su hijo le pide pescado, en lugar de pescado le dará una serpiente
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?Velen van jullie hebben kinderen. Als je zoon je om een vis vraagt, geef je hem dan een slang?
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?ומי בכם האב אשר ישאל ממנו בנו לחם ונתן לו אבן ואם דג היתן לו נחש תחת הדג׃
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?فمن منكم وهو اب يسأله ابنه خبزا أفيعطيه حجرا. او سمكة أفيعطيه حية بدل السمكة.
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?你 們 中 間 作 父 親 的 、 誰 有 兒 子 求 餅 、 反 給 他 石 頭 呢 . 求 魚 、 反 拿 蛇 當 魚 給 他 呢
‹‹Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir?你 們中間 作 父親 的 、 誰有兒子 求餅 、 反給 他 石頭 呢 . 求魚 、 反 拿 蛇當魚給 他 呢
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.Distribuì a tutti gli Israeliti, uomini e donne, una pagnotta, una porzione di carne e una schiacciata d'uva
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.또 이스라엘 무리의 무론 남녀하고 매 명에 떡 한 덩이와 고기 한 조각과 건포도병 하나씩 나누어 주었더라
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.Og han utdelte til hver enkelt i Israel, både mann og kvinne, et brød og et stykke kjøtt og en rosinkake.
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.og uddelte til hver enkelt Israelit, både Mand og Kvinde, en Brødskive, et Stykke Kød og en Rosinkage.
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.waarna hij iedere aanwezige (zowel mannen als vrouwen) een brood, een stuk vlees en wijn gaf.
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.и роздал всем Израильтянам, и мужчинам и женщинам, по одному хлебу и по куску мяса и по кружке вина,
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.ויחלק לכל איש ישראל מאיש ועד אשה לאיש ככר לחם ואשפר ואשישה׃
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.وقسم على كل آل اسرائيل من الرجال والنساء على كل انسان رغيف خبز وكاس خمر وقرص زبيب
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.並 且 分 給 以 色 列 人 、 無 論 男 女 、 每 人 一 個 餅 、 一 塊 肉 、 一 個 葡 萄 餅
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.並且 分給 以色列人 、 無論 男女 、 每人 一 個餅 、 一 塊 肉 、 一 個 葡萄餅
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --Bueno, en esta técnica,
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --글쎄요, 제가 시도했던 이런 기술은 모든 제빵사들의 사회에서 알려진
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --אז בשיטה הזו, מה שניסיתי לעשות הוא לאסוף את הידע שעולם אפיית הלחם,
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --حسناً .. في هذه التقنية الامر كذلك لقد حاولت ان اجمع كل الخبرات في خبز الخبز من حول العالم
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --私が目指したのは パン作りの世界が20年間に渡って培ってきた パンを焼くための技術を
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.De fapt, s-ar putea să avem pâine și bere interesante pe măsură ce înaintăm spre următorul secol.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.De hecho, podemos hacer pan y cerveza muy especiales conforme avancemos en este próximo siglo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Dokonce bychom v dalším století mohli mít i opravdu zajímavý chleba a pivo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.실제로 다음 세기에는 정말 재미있는 식거리도 등장할겁니다.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Może czeka nas interesujący chleb i piwo u progu następnego stulecia.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Možno budeme mať veľmi zaujímavý chlieb a pivo, v tomto 21. storočí.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Poderemos ter pão e cerveja muito interessantes à medida que entramos no próximo século.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Potremmo avere pane e birra molto interessanti avvicinandoci al secolo prossimo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Sőt, lesz néhány érdekes kenyér és sör is, ahogy ebbe az évszázadba lépünk.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Trong thực tế, chúng ta có được vài điều thú vị từ bánh mì và bia khi chúng ta tiến vào thế kỉ tiếp theo này.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Unser Brot und unser Bier könnte im Laufe dieses Jahrhunderts ganz interessant werden.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.We zouden in de loop van de eeuw wel eens echt interessante brood- en biervariëteiten kunnen krijgen.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Всъщност, може да имаме интересни хляб и бира, когато навлизаме в този следващ век.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.На входе в новое тысячелетие у нас могут появиться некие действительно любопытные виды хлеба и пива.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Насправді, з наближенням наступного століття, звичне для нас пиво і хліб може набути цікавого смаку.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.בעצם, אולי יהיו לנו לחם ובירה באמת מיוחדים ככל שאנו נעים הלאה במאה זו.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.في الحقيقة، قد يكون لدينا بعض أنواع الخبز أو البيرة الرائعة ونحن نمضي إلى القرن القادم
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.作られるようになっている かもしれません ヒトゲノム解読のコストは 急激に下がっています
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››A mi atyáink a mannát ették a pusztában; a mint meg van írva: Mennyei kenyeret adott vala enniök.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››기록된 바 하늘에서 저희에게 떡을 주어 먹게 하였다 함과 같이 우리 조상들은 광야에서 만나를 먹었나이다
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Naši otcovia jedli mannu na púšti, jako je napísané: Dal im jesť chlieb z neba.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nos pères ont mangé la manne dans le désert, selon ce qui est écrit: Il leur donna le pain du ciel à manger.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nossos pais comeram o maná no deserto, como está escrito: Do céu deu-lhes pão a comer.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nuestros padres comieron el maná en el desierto, como está escrito: Pan del cielo les dio a comer
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Očetje naši so jedli mano v puščavi, kakor je pisano: „Kruh iz nebes jim je dal jesti“.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Ojcowie nasi jedli mannę na puszczy, jako jest napisano: Chleb z nieba dał im ku jedzeniu.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Otcové naši jedli mannu na poušti, jakož psáno jest: Chléb s nebe dal jim jísti.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Părinţii noştri au mîncat mană în pustie, după cum este scris: ,Le -a dat să mănînce pîne din cer.``
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod