Buradaki ekmekle tekrar, konuştuklarımıza ek olarak, bu ekmeğe実現しようとしている試みは いままでお話したことに加えて ビール粕を使うことです 「ビール粕パン」です
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Aké je najvhodnejšie obdobie na zasiatie obilia v Indii, keď tohtoročný monzún prišiel tak skoro?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Ehi, qual è il periodo migliore per seminare in India, dato che il monsone è arrivato prima quest'anno?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Förresten, när är bästa tidpunkten att sätta frön i Indien med tanke på att monsunen kom tidigt i år?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Hei, kapan waktu terbaik untuk menebar benih di India, mengingat musim hujan tiba awal tahun ini?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Hej, hvad er det bedste tidspunkt at så frø i Indien, når nu monsunen faldt tidligt i år?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Hej, kiedy najlepiej zasiać uprawy w Indiach, skoro monsun był w tym roku wcześniej?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Jaká je nejvhodnější doba k setí obilí v Indii, když letošní monzun přišel tak brzy?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""이봐, 올해 인도에서는 우기가 일찍 시작됐는데 언제 씨를 뿌리는 것이 가장 좋지?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Mikor legjobb elvetni a magokat Indiában, így, hogy idén korán érkezett a monszun?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Qual é a melhor altura para semear na Índia, visto que a monção veio mais cedo este ano?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Quand dois-je semer mes graines en Inde, sachant que la mousson a été précoce cette année ?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Wann soll ich angesichts des frühen Monsuns dieses Jahr mit dem Säen in Indien beginnen?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?"'Wat is de beste tijd om te zaaien in India, aangezien de moesson dit jaar vroeg was?'
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Xin chào, thời điểm nào là tốt nhất để tôi gieo hạt ở Ấn Độ, khi gió mùa đến sớm trong năm nay?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Živijo! Kdaj je najprimernejši čas za setev v Indiji, glede na to, da je bil monsun to leto zgoden?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Ану, скажи мені, коли краще засівати в Індії, якщо цього року сезон дощів був раннім?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Хей, кое е най-доброто време за сеитба в Индия, след като дъждовният сезон беше рано тази година?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Эй, когда лучше всего сажать злаки в Индии с учетом ранних муссонов?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""תגיד לי, מה הזמן הטוב ביותר לזרוע זרעים בהודו, אם המונסון הקדים השנה?"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""ما أفضل الأوقات لبذر البذور في الهند، علمًا بأن الرياح الموسمية جاءت مبكرًا هذا العام؟"
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?"インドでの種まきは いつ頃がベストかな?」 こんな質問に答えるのは 今はまだ無理ですが
Bu siteye göre en sevdiğin gevreği ekmeğine ekleyebilirsin. Hmm! Kulağa hoş geliyor.Con la adopción de este tipo de tecnología podríamos tener un suministro interminable de agua.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.A tank előtt egy biciklis ember van, egy kenyeres kosárral a fején.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Davanti a questo mezzo si trova un uomo in bicicletta con un cestino per il pane sulla testa.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Davor ist ein Mann auf einem Rad mit einem Brotkorb auf seinem Kopf.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Di depan tank ini ada seseorang yang bersepeda dengan keranjang roti di atas kepalanya.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.En face de ce char, il y a un homme sur un vélo avec un panier de pain sur sa tête.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.이 탱크 앞에 자전거를 탄 사람이 머리에 빵주머니를 이고 있죠. 지나가는 행인에게
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Na przeciwko niego jedzie na rowerze mężczyzna z koszem na chleb na głowie.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Před tankem je namalován člověk na kole s košíkem na chléb na hlavě.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Pred tankom je muž na bicykli s košom na chlieb na hlave.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Trước xe tăng này có một người đàn ông đạp xe đầu đội một giỏ bánh mỳ.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Μπροστά απ' το τανκ είναι ένας άνθρωπος πάνω σ' ένα ποδήλατο μ' ένα καλάθι με ψωμιά στο κεφάλι.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Навпроти танку вони намалювали чоловіка на велосипеді з корзиною для хліба на голові.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.Перед танком нарисован мальчик на велосипеде с хлебной корзиной на голове.
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.לפני הטנק יש אדם על אפניים עם סל לחם על ראשו. לכל עובר אורח,
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.أمام هذه الدبابة هناك رجل على دراجة وسلة خبز على رأسه. وبالنسبة لأي عابر
Bu tankın önünde biseklete binen bir adam var ve kafasının üstüne bir ekmek sepeti.パンのかごを頭に載せています 街を行く人も この絵に問題は 感じなかったようです
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.El panadero determina todas estas cosas, el pan atraviesa algunas etapas y desarrolla carácter.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.이 모든 것이 제빵사에 의해 결정됩니다. 그래서 빵의 성격이 이런 단계를 거쳐 만들어지게 됩니다.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.Semua hal ini ditentukan si pembuat roti, dan roti melalui beberapa tahap, dan terbentuk karakternya.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.Tout cela est déterminé par le boulanger, le caractère du pain se développe au cours des étapes.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.Więc wszystkie te rzeczy określa piekarz, chleb przechodzi przez niektóre etapy i charakter rozwija się.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.Всички тези неща се определят от пекаря, хлябът минава през някои стадии и се развиват характери.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.Так что все эти вещи определяются пекарем, и хлеб проходит через несколько этапов, развивая характер.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.וכל אלה נקבעים על-ידי האופה, והלחם עובר כל מיני שלבים, ומאפייניו מתפתחים.
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.اذا كل تلك المعطيات تحدد من قبل الخباز بينما يمر الخبز بعدة مراحل تشكل شخصيته وطبيعته
Bütün bunlar fırıncı tarafından belirleniyor ve ekmek bazı aşamalardan geçiyor ve karakterleri gelişiyor.パンはいくつかのステージを進み 特徴が形作られます そして大きなパン生地は小さく分けられます
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet bánh mì của Thiên Chúa! nó làm cho tôi điên:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Boží chléb! Je mi mad:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Boží chlieb! Je mi mad:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Gods brood! het maakt me gek:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Gottes Brot! es macht mich wütend:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Guds bröd! Det gör mig arg:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Guds brød! Det gør mig gal:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capuleti pane di Dio! mi fa impazzire:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Isten kenyeret! ez tesz engem mad:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capulet Jumalan leipä! se tekee minut hulluksi:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:CAPULET 하나님의 빵! 그것은 나를 화나게 만드는 :