ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Ko pa Jezus to opazi, jim reče: Kaj premišljujete v sebi, maloverneži, da nimate kruha?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Νοησας δε ο Ιησους, ειπε προς αυτους Τι διαλογιζεσθε εν εαυτοις, ολιγοπιστοι, οτι αρτους δεν ελαβετε;
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?А Исус, като разбра това, рече: Маловери, защо разисквате помежду си понеже нямате хляб?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Постерігши ж се Ісус, рече до них: Що ви міркуєте собі, маловіри, що хлїба не взяли?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Уразумев то, Иисус сказал им: что помышляете в себе, маловерные, что хлебов не взяли?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?וידע ישוע ויאמר אליהם קטני האמונה מה תחשבו בלבבכם כי לא לקחתם אתכם לחם׃
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?فعلم يسوع وقال لماذا تفكرون في انفسكم يا قليلي الايمان انكم لم تأخذوا خبزا.
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?耶 穌 看 出 來 、 就 說 、 你 們 這 小 信 的 人 、 為 甚 麼 因 為 沒 有 餅 彼 此 議 論 呢
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?耶穌 看出 來 、 就 說 、 你 們這 小 信 的 人 、 為甚麼 因 為沒 有 餅 彼此 議論 呢
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.A diabol mu povedal: Ak si Syn Boží, povedz tomuto kameňu, aby sa stal chlebom!
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Allora il diavolo gli disse: «Se tu sei Figlio di Dio, dì a questa pietra che diventi pane»
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Då sade djävulen till honom: »Är du Guds Son, så bjud denna sten att bliva bröd.»
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Da sa djevelen til ham: Er du Guds Sønn, da si til denne sten at den skal bli til brød!
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.De duivel zei: "Als U de Zoon van God bent, zeg dan tegen deze steen dat hij een brood moet worden."
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Der Teufel aber sprach zu ihm: Bist du Gottes Sohn, so sprich zu dem Stein, daß er Brot werde.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Diavolul I -a zis: ,,Dacă eşti Fiul lui Dumnezeu, porunceşte pietrei acesteia să se facă pîne.``
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Disse-lhe então o Diabo: Se tu és Filho de Deus, manda a esta pedra que se torne em pão.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Entonces el diablo le dijo: --Si eres Hijo de Dios, di a esta piedra que se haga pan
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.És monda néki az ördög. Ha Isten Fia vagy, mondd e kõnek, hogy változzék kenyérré.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Iblis berkata kepada-Nya, "Engkau Anak Allah, bukan? Jadi, suruhlah batu ini menjadi roti.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.In reče mu hudič: Če si Sin Božji, reci temu kamenu, naj postane kruh.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.I řekl jemu ďábel: Jestliže jsi Syn Boží, rci kamenu tomuto, ať jest chléb.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.I rzekł mu dyjabeł: Jeźliś jest Syn Boży, rzecz kamieniowi temu, aby się stał chlebem.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.마귀가 가로되 네가 만일 하나님의 아들이어든 이 돌들에게 명하여 떡덩이가 되게 하라
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Le diable lui dit: Si tu es Fils de Dieu, ordonne à cette pierre qu`elle devienne du pain.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Ma quỉ bèn nói với Ngài rằng: Nếu ngươi là Con Ðức Chúa Trời, thì hãy khiến đá nầy trở nên bánh đi.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Ma_quỉ bèn nói với Ngài rằng : Nếu ngươi là Con_Ðức_Chúa_Trời , thì hãy khiến đá nầy trở_nên bánh đi .
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Niin perkele sanoi hänelle: "Jos sinä olet Jumalan Poika, niin sano tälle kivelle, että se muuttuu leiväksi".
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Og Djævelen sagde til ham: "Dersom du er Guds Søn, da sig til denne Sten, at den skal blive Brød."
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.Και ειπε προς αυτον ο διαβολος Εαν εισαι Υιος του Θεου, ειπε προς τον λιθον τουτον να γεινη αρτος.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.И дяволът Му рече: Ако си Божий Син, заповядай на тоя камък да стане хляб.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.И сказал Ему диавол: если Ты Сын Божий, то вели этому камню сделаться хлебом.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.І каже Йому диявол: Коли ти Син Божий, скажи каменеві сьому, щоб став ся хлїбом.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.ויאמר אליו השטן אם בן האלהים אתה אמר אל האבן הזאת ותהי ללחם׃
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.وقال له ابليس ان كنت ابن الله فقل لهذا الحجر ان يصير خبزا.
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.魔 鬼 對 他 說 、 你 若 是 神 的 兒 子 、 可 以 吩 咐 這 塊 石 頭 變 成 食 物
Bunun üzerine İblis Ona, ‹‹Tanrının Oğluysan, şu taşa söyle ekmek olsun›› dedi.魔鬼 對 他 說 、 你 若是 神 的 兒子 、 可以 吩咐 這塊 石 頭變 成 食物
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.1910年代にスライスパンが発明される前、
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Ale ještě předtím, Vám musím říct o krájeném chlebu a chlapíkovi jménem Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Bevor ich dazu komme, muss ich Ihnen von geschnitten Brot erzählen und einem Mann namens Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Innan jag gör det måste jag berätta om skivat bröd, och en kille som heter Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Mais avant tout cela, je dois vous parler du pain en tranches, et d'un gars nommé Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Ma prima di questo, vi devo parlare del pane a fette, e di un tipo chiamato Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Mielőtt ezt elmesélném, muszáj a szeletelt kenyérről, és egy Otto Rohwedder nevű pasasról beszélnem.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.이야기를 시작하기전에 '식빵 슬라이스'와 'Otto Rohwedder'라는 사람에 대해 알아보도록 합시다.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Preden začnem, vam moram povedati o narezanem kruhu in človeku po imeni Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Sebelum saya lanjutkan, saya perlu menceritakan tentang roti potong dan seorang pria bernama Otto Rohwedder
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Voordat ik dat kan doen moet ik jullie vertellen over gesneden brood, en een man genaamd Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Zanim to jednak zrobię, muszę opowiedzieć wam o krojonym chlebie i o człowieku o nazwisku Otto Rohwedder.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Πριν όμως, πρέπει να σας πω για το ψωμί του τοστ και τον κύριο Ότο Ροχβέντερ.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Но сначал я расскажу о нарезанном хлебе и парне по имени Отто Роуведдер.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.Преди това обаче трябва да ви кажа за хляба нарязан на филийки и за един човек наречен Ото Роведер.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.לפני שאני אוכל לעשות זאת, אני חייב לספר לכם על הלחם הפרוס, ועל בחור בשם אוטו רוהוודר.
Bunu yapmadan önce size dilimlenmiş ekmekten ve Otto Rohwedder isimli birinden bahsetmem gerekli.قبل أن أستطيع فعل ذلك ينبغي علي إخباركم عن شرائح الخبز، وشخص يسمى أوتو روهيودر.
Burada biraz taze ekmeğimiz var.Đây là một mẩu bánh mì tươi.
Burada biraz taze ekmeğimiz var.여기 신선한 빵이 있습니다.
"Burada ekmek var!"Ada roti!
"Burada ekmek var!"Bánh mì!
"Burada ekmek var!"Bröd!
"Burada ekmek var!"Da ist Brot!

İlgili Sayfalar