Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capuleto pan de Dios! que me vuelve loco:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Capuleto pão de Deus! isso me deixa louco:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:CAPULET pain de Dieu! ça me rend folle:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Chleb Kapulet Boga! to czyni mnie mad:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Kruh CAPULET Boga! naredi me mad:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Pâine Capulet lui Dumnezeu! mă face să mă nebun:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Roti Capulet Tuhan! itu membuat saya marah:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Ψωμί CAPULET του Θεού! Με κάνει να τρελό:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Хлеб Капулетти Бога! это заставляет меня с ума:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:Хляб CAPULET Бог! ме прави луда:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:לחם CAPULET אלוהים! זה מרתיח אותי:
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:الخبز CAPULET الله! يجعلني مجنونا :
Capulet'in Tanrı'nın ekmek! bu beni deli yapar:昼、夜、時間、時間、潮、仕事、遊び、一人、会社では、まだ私のケアはされてかれらを
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Bland annat rågbröd och olika gröträtter är en viktig del av den finländska matkulturen.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Entre autres, le pain de seigle et divers porridges font partie de la culture culinaire finlandaise.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Esimerkiksi Lapissa syödään paljon poronlihaa, kun taas rannikolla syödään kalaa.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.В частности, ржаной хлеб и различные каши являются важными составляющими финской культуры питания.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.خبز الجاودار ومختلف العصائد من ضمن أمور أخرى تُعتبر جزءًا رئيسيًا من ثقافة الطعام الفنلندية.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.A variedade pode ser o sal da vida, mas a brevidade é o pão com manteiga.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.다양성은 삶의 향신료 같은 것이지만, 간결함은 빵과 버터 같은 거에요.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La variedad puede ser la salsa de la vida, pero la brevedad es el plato principal.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La varietà può anche essere il sale della vita, ma la brevità è il pane quotidiano.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.La variété est peut-être le sel de la vie, mais la brièveté est sa tartine.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Rozmanitosť je možno korením života, ale stručnosť je jeho základom.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Różnorodność może nadać życiu pikanterii, ale zwięzłość to chleb powszedni.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Sự phong phú là gia vị của cuộc sống, nhưng sự súc tích là bánh mì và bơ.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Variatie geeft het leven smaak, bondigheid maakt het eetbaar.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Varietatea poate că e savoarea vieții, dar concizia e pâinea cu unt.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Vielfalt mag die Würze des Lebens sein, aber die Kürze ist das tägliche Brot.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Η ποικιλία ίσως να είναι το αλάτι της ζωής, αλλά η λακωνικότητα είναι το ψωμί και το βούτυρο της.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Разнообразието може да е подправката на живота, но краткостта са хляба и маслото.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.גיוון הוא אולי התבלין של החיים, אבל קיצור הוא הלחם והחמאה.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.長ったらしい言葉は
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?¿Acaso para sembrar, el labrador sólo ara, rompe y deshace los terrones de tierra durante todo el día
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ainako kyntäjä vain kyntää, kun olisi kylväminen, ainako vakoaa ja äestää maatansa?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ali neprestano orje oratar za setev? brazdi li in vlači vedno zemljo svojo?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ara forse tutti i giorni l'aratore, rompe e sarchia la terra
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Bliver Plovmanden ved med at pløje til Sæd, med at bryde og harve sin Jord?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Cel ce ară pentru sămănătură, ară oare necontenit? Necontenit îşi brăzdează şi îşi grăpează el pămîntul?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Celui qui laboure pour semer laboure-t-il toujours? Ouvre-t-il et brise-t-il toujours son terrain?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Či azda každého dňa orie oráč, aby sial, brázdi a bráni svoju zem?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Hát mindig szánt-é a szántó, hogy vessen, és barázdálja és boronálja-é földét?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Izali każdego dnia oracz orze, aby siał? przegania brozdy, a włóczy rolę swoję?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Kẻ cày để gieo , há hằng ngày cứ cày luôn sao ? Há chẳng vỡ đất và bừa hay_sao ?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Kẻ cày để gieo, há hằng ngày cứ cày luôn sao? Há chẳng vỡ đất và bừa hay sao?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?파종하려고 가는 자가 어찌 끊이지 않고 갈기만 하겠느냐 그 땅을 개간하며 고르게만 하겠느냐
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?När åkermannen vill så, plöjer han då beständigt och hackar upp och harvar sin mark?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Når plogmannen vil så, holder han da alltid på med å pløie, åpne og harve sin jord?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Pflügt zur Saat oder bracht oder eggt auch ein Ackermann seinen Acker immerdar?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Porventura lavra continuamente o lavrador, para semear? ou está sempre abrindo e esterroando a sua terra?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Seorang petani tak akan terus-menerus membajak, mencangkul dan menggaruk tanahnya untuk ditanami
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Zdaliž každého dne oře oráč, aby sel, prohání brázdy, a vláčí rolí svou?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Ο αροτριων μηπως ολην την ημεραν αροτρια δια να σπειρη, διανοιγων και βωλοκοπων τον αγρον αυτου;
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Всегда ли земледелец пашет для посева, бороздит и боронит землю свою?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?Орачът всеки ден ли оре за да посее? Всеки ден ли разтваря бразди и разбива буци на нивата си?
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?הכל היום יחרש החרש לזרע יפתח וישדד אדמתו׃
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?هل يحرث الحارث كل يوم ليزرع ويشق ارضه ويمهدها.
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?那 耕 地 為 要 撒 種 的 、 豈 是 常 常 耕 地 呢 、 豈 是 常 常 開 墾 耙 地 呢
Çiftçi ekin ekmek için durmadan toprağı sürer mi, boyuna eşeleyip tırmıklar mı?那 耕地 為要 撒種 的 、 豈是 常常 耕地 呢 、 豈是 常常 開墾 耙地 呢
Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek, Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.als hij veel kinderen heeft, zullen die in de strijd sneuvelen en zijn nageslacht zal honger lijden.