ekme ile cümle
ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Zde jsou některé věci, o kterých říkají, že předchází rakovině: krusty, paprika, lékořice a káva.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Τα παρακάτω πως προλαμβάνουν τον καρκίνο: οι κρούστες, το κόκκινο πιπέρι, η γλυκόριζα, ο καφές.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.А эти вещи, как они говорят, предотвращают рак: сухари, красный перец, лакрица и кофе.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Ось деякі з речей, які якщо їм вірити, запобігають раку: хлібні коринки, червоний перець, локриця і кава.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.ואלה לטענתם מונעים סרטן: פלפל אדום, ליקריץ, קפה והקשה של הלחם.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.وإليكم بعض المواد الواقية من السرطان بحسب الصحيفة أيضاً : القشور، والفلفل الأحمر ، عرق السوس والقهوة.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.パンの皮や唐辛子 甘草やコーヒー ここで既に 矛盾が生じています
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Chúng ta sẽ lấy 1 ít hạt đó, bỏ vào bánh.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Daar nemen we iets van en stoppen dat in het brood.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Fogunk ebből egy adagot és beletesszük a kenyérbe.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Kita ambil sedikit dari situ, dan memasukkannya dalam roti.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.그래서 우리는 그걸 도입해서 빵을 만드는데 활용했습니다.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Ne prenderemo alcuni e li metteremo nel pane.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Nous allons en prendre un peu et le mettre dans notre pain.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.O să luăm puţin din acelea, şi le punem în pâine.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Vamos a tomar algo de eso y lo vamos a meter al pan.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Wer werden etwas davon nehmen und es ins Brot mischen.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Weźmiemy z tego przykład i przeniesiemy to do chleba.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Мы собираемся взять часть этого, и добавить в хлеб.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.Ще вземем част от това и ще го сложим в хляба.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.ניקח מעט מזה ונכניס ללחם.
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.وسوف نستعين بهذا وسوف نضيف كل ذاك الى صناعة الخبز
Bunların bir kısmını alıp, ekmeğe koyacağız.このパンは高繊維なだけではなく
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.A zotrvávali v učení apoštolov a v spoločnom bratskom obcovaní a pri lámaní chleba a na modlitbách.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Bili so pa stanovitni v nauku apostolov in v bratovski zvezi in v lomljenju kruha in v molitvah.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Ei stăruiau în învăţătura apostolilor, în legătura frăţească, în frîngerea pînii, şi în rugăciuni.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.e perseveravam na doutrina dos apóstolos e na comunhão, no partir do pão e nas orações.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.I trwali w nauce apostolskiej i w społeczności, i w łamaniu chleba, i w modlitwach.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.I zůstávali v učení apoštolském, a v společnosti, a v lámání chleba, a na modlitbách.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Ja he pysyivät apostolien opetuksessa ja keskinäisessä yhteydessä ja leivän murtamisessa ja rukouksissa.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.저희가 사도의 가르침을 받아 서로 교제하며 떡을 떼며 기도하기를 전혀 힘쓰니라
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Och dessa höllo fast vid apostlarnas undervisning och brödragemenskapen, vid brödsbrytelsen och bönerna.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Og de holdt fast ved Apostlenes Lære og Samfundet, Brødets Brydelse og Bønnerne.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Og de holdt trolig fast ved apostlenes lære og ved samfundet, ved brøds-brytelsen og ved bønnene.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Sie blieben aber beständig in der Apostel Lehre und in der Gemeinschaft und im Brotbrechen und im Gebet.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Vả, những người ấy bền lòng giữ lời dạy của các sứ đồ, sự thông công của anh em, lễ bẻ bánh, và sự cầu nguyện.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Y perseveraban en la doctrina de los apóstoles, en la comunión, en el partimiento del pan y en las oraciones
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Και ενεμενον εν τη διδαχη των αποστολων και εν τη κοινωνια και εν τη κλασει του αρτου και εν ταις προσευχαις.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.И они постоянно пребывали в учении Апостолов, в общении и преломлении хлеба и в молитвах.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.И страх обзе всяка душа; и много чудеса и знамения ставаха чрез апостолите.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.Пробували ж у науці апостолській, і в общині, і в ламанню хліба, і в молитвах.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.ויהיו שקדים על תורת השליחים ועל ההתחברות ועל בציעת הלחם ועל התפלה׃
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.وكانوا يواظبون على تعليم الرسل والشركة وكسر الخبز والصلوات.
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.都 恆 心 遵 守 使 徒 的 教 訓 、 彼 此 交 接 、 擘 餅 、 祈 禱
Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.都 恆心 遵守 使徒 的 教訓 、 彼此 交接 、 擘餅 、 祈禱
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.트랙터, 빵 오븐, 회로 제작기 같은 것들이죠.
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.les fours à pain aux graveuses de circuits imprimés.
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.lò bánh mỳ, máy làm mạch điện tử.
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.lucruri ca tractoare, cuptoare de pâine, producătoare de circuite integrate.
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.מטרקטורים, דרך תנורי לחמים, ועד למכונות ליצירת מעגלים מודפסים.
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.أشياء مثل الجرارات، أفران الخبز، وصانعي الدوائر.
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.例如拖拉機 多士爐, 電路製造機
Bunlar traktörler, ekmek fırınları, devre yapıcılardan oluşmakta.電気回路製作機などです 次に 私たちはこれらの機械を
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Accortosene, Gesù chiese: «Perché, uomini di poca fede, andate dicendo che non avete il pane
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A keď to poznal Ježiš, povedal im: Čo to rozmýšľate medzi sebou, vy ľudia malej viery, že vraj nemáte chleba?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A znaje to Ježíš, řekl jim: Co to rozjímáte mezi sebou, ó malé víry, že jste chlebů nevzali?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Co obaczywszy Jezus, rzekł im: O czemże rozmawiacie między sobą, o małowierni, żeście chleba nie wzięli?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?E Jesus, percebendo isso, disse: Por que arrazoais entre vós por não terdes pão, homens de pouca fé?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Isus, care cunoştea lucrul acesta, le -a zis: ,,Puţin credincioşilor, pentruce vă gîndiţi că n'aţi luat pîni?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?예수께서 아시고 가라사대 믿음이 적은 자들아 어찌 떡이 없음으로 서로 의논하느냐