Ana içeriğe geç
Sözlük

ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un pedazo de pan puede satisfacer su hambre y tener esperanza les traerá pan para mantenerlos vivos.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un pezzo di pane può sfamarvi, e avere speranza farà sì che il pane vi tenga in vita.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Кусочек хлеба может удовлетворить ваш голод, и надежда даст вам хлеб, чтобы продолжать жить.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Шматок хліба може задовільнити ваш голод, і надія принесе вам хліб, щоб допомогти вам жити.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.חתיכת לחם יכולה להשביע את רעבונך, ותקווה תביא לך לחם כדי להשאיר אותך בחיים.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.قطعة من الخبز تستطيع تلبية جوعك و الأمل يجلب لك الخبز ليبقيك حياً
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.一片麵包可以令你消除飢餓感 擁有希望可以為你帶嚟食物 令你繼續生存落去
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.希望があれば パンを手に入れて 生き続けられます 自信を持って言えるのは
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.1 hộp, 4 gói, 8 cái bánh.
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.Jedno pudełko, kilka opakowań i dwa razy więcej batoników.
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.Una scatola, quattro confezioni, otto dolci.
Birime göre değişir. Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.Одна коробка, 4 упаковки, 8 выпечек.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz."El día 14 del mes primero tendréis la Pascua, fiesta de siete días, y se comerá panes sin levadura
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Il quattordici del primo mese sarà per voi la pasqua, festa d'una settimana di giorni: mangeranno pane azzimo
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월 십 사일에는 유월절 곧 칠일 절기를 지키며 누룩 없는 떡을 먹을 것이라
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày; phải ăn bánh không men.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười_bốn tháng_giêng , các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày ; phải ăn bánh không men .
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, no dia catorze de mês, tereis a páscoa, uma festa de sete dias; pão ázimo se comerá.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.På den fjortende Dag i den første Måned skal I fejre Påskefesten: syv Dage skal I spise usyret Brød;
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Prvního měsíce, čtrnáctého dne, budete míti Fáze, svátek sedmi dnů, chlebové přesní jísti se budou.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca praznujte pasho, sedemdnevni praznik; opresnike jejte.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשון בארבעה עשר יום לחדש יהיה לכם הפסח חג שבעות ימים מצות יאכל׃
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر يكون لكم الفصح عيدا. سبعة ايام يؤكل الفطير.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正 月 十 四 日 、 你 們 要 守 逾 越 節 、 守 節 七 日 . 要 喫 無 酵 餅
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正月 十四日 、 你 們 要 守 逾越節 、 守節 七日 . 要 喫無 酵餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월에 그 달 십사일 저녁부터 이십일일 저녁까지 너희는 무교병을 먹을 것이요
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, chiều lại, các ngươi sẽ ăn bánh không men cho đến chiều ngày hai mươi mốt tháng đó.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, aos catorze dias do mês, � tarde, comereis pães ázimos até vinte e um do mês � tarde.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca zvečer boste jedli opresnike do edenindvajsetega dne istega meseca zvečer.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשן בארבעה עשר יום לחדש בערב תאכלו מצת עד יום האחד ועשרים לחדש בערב׃
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر مساء تاكلون فطيرا الى اليوم الحادي والعشرين من الشهر مساء.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正 月 十 四 日 晚 上 、 直 到 二 十 一 日 晚 上 、 你 們 要 喫 無 酵 餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正月 十四日 晚上 、 直到 二十一日 晚上 、 你們 要 喫無 酵餅
Birkaç hamur yiyici ile karşılaştım, fakat -- hayat malzemesi değil mi? Ekmek hayat malzemesidir.Ik heb wel deeg-eters ontmoet, maar ... het is niet het 'deeg des levens' maar het 'brood des levens', toch?
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Een kom stond daar, gevuld met gezoete melk, waarin zwom kleine stukjes van de witte brood.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Egy tál állt ott, tele édes tejjel, amelyben úszott apró darab fehér kenyeret.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Eine Schüssel stand da, gefüllt mit süßer Milch, in dem schwammen winzige weiße Brot.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.En skål stod där, fylld med sötad mjölk, som simmade små bitar av vitt bröd.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.En skål stod der, fyldt med sødet mælk, som svømmede små stykker af hvid brød.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.그릇 흰색의 작은 조각을 수영하는, 가당 우유 가득, 거기에 서서 빵.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Kulho seisoi siellä, täynnä sokeroitu maito, jossa ui pieniä vaaleaa leipää.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Mangkuk berdiri di sana, penuh dengan susu manis, di mana potongan-potongan kecil berenang putih roti.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Misy stál, plnené sladené mlieko, v ktorom plával malé kúsky bieleho chlieb.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Mísy stál, plněné slazené mléko, ve kterém plaval malé kousky bílého chléb.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Một bát đứng đó, chứa đầy sữa ngọt, trong đó bơi miếng nhỏ màu trắng bánh mì.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Puchar stał tam, wypełnione mleko słodzone, w którym pływały małe kawałki białego chleba.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Skleda je stal tam, napolnjena z sladkano mleko, v katerem je preplaval drobne koščke belega kruh.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Uma tigela estava ali, cheia de leite adoçado, em que nadou pequenos pedaços de branco pão.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Una ciotola stava lì, pieno di latte zuccherato, in cui nuotavano piccoli pezzi di bianco pane.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un bol se tenait là, rempli de lait sucré, dans lequel nageaient des morceaux minuscules de blanc pain.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un castron stat acolo, umplut cu lapte îndulcit, în care inotat bucăţi mici de culoare albă pâine.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un plato se quedó allí, llenos de leche azucarada, en el que nadaban pedazos pequeños de color blanco pan.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Купа стоеше там, пълни с подсладени мляко, в което плуваха малки парчета на бял хляб.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Миска стояла, наповнений підсолодженою молоко, в якому плавали маленькі шматочки білого хліб.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Миска стояла, наполненный подслащенной молоко, в котором плавали маленькие кусочки белого хлеб.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.קערה עמד שם, מלא חלב ממותק, שבו שחו פיסות זעירות של לבן לחם.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.وقفت هناك وعاء مليء المحلاة الحليب ، الذي سبح قطع صغيرة من البيض الخبز.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.パン。 彼は今、午前中よりもはるかに飢えていたために彼はほとんど、、喜びで笑って
Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.한 박스, 네 팩, 여덟개의 패스트리.
Bir kutu, dört paket, sekiz ekmek.O cutie, 4 pachete, 8 foi de foitaj.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod