Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.وأثر الشبكة على القاعدة -- بمعنى لديك كثير، ستجد أكثر.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.多くを持つ者ほど多くを得るという法則です 最初のFAX機を買った人は間抜けです
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.Egipcjanin, który warzył piwo, zasnął w gorącym, egipskim słońcu i zamieniło się ono w chleb.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.이집트인들은 잠자기 전에 맥주를 마셨다고 합니다. 뜨거운 이집트의 태양아래에서 그것은 빵으로 변하겠지요.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.Un egiziano che di solito faceva la birra si addormentò al caldo sole egiziano, e la birra diventò pane.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.Và 1 người Ai Cập nào đó nấu bia khi ngủ gật dưới ánh nắng Ai Cập oi bức, và bia biến thành bánh.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.המצרים ששמרו על הבירה נרדמו בשמש המצרית הלוהטת, והבירה הפכה ללחם.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.ومن ثم نام المصريون بعد ان شربوا الشعير في حرارة مصر .. فتحول شراب الشعير الى خبز
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.エジプトの熱い太陽の下 パンが出来ました このパンで
Biraz ekmek istermisin?¿Quieres un panecillo?
Biraz ekmek istermisin?Vrei o bucata de paine?
Biraz ekmek küfü de oluştu.곰팡이도 자랐네요.
Biraz ekmek küfü de oluştu.Một số mốc bánh mì cũng đã phát triển.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.예비한 첫 장막이 있고 그 안에 등대와 상과 진설병이 있으니 이는 성소라 일컫고
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Lebo ustrojený bol prvý stánok, v ktorom bol svietnik a stôl a predloženie chlebov, a ten sa zovie svätyňa.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Nebo udělán byl stánek první, v kterémž byl svícen, a stůl, a posvátní chlebové, a ten sloul svatyně.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả , một đền tạm đã dựng lên : phần thứ nhứt gọi_là nơi thánh , có chơn đèn , bàn và bánh bày ra ;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả, một đền tạm đã dựng lên: phần thứ nhứt gọi là nơi thánh, có chơn đèn, bàn và bánh bày ra;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Споруджено бо перву скиню, а в ній сьвітильник і стіл і предложеннє хлібів, котра зветь ся: Сьвята.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.כי הוקם המשכן החיצון אשר בו המנורה והשלחן ומערכת הלחם והוא נקרא קדש׃
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.لانه نصب المسكن الاول الذي يقال له القدس الذي كان فيه المنارة والمائدة وخبز التقدمة.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因 為 有 豫 備 的 帳 幕 、 頭 一 層 叫 作 聖 所 . 裡 面 有 燈 臺 、 桌 子 、 和 陳 設 餅
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因為 有 豫備 的 帳幕 、 頭 一 層 叫作 聖所 . 裡面 有 燈臺 、 桌子 、 和 陳設餅
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Abruptamente, ele chicoteou para baixo o pão e queijo, e Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Äkillisesti hän kermavaahdon alas leipää ja juustoa, ja Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Đột ngột, ông đánh xuống bánh mì và pho mát, và Ông Hall chỉ nắm con dao trên bảng trong thời gian để lưu nó.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.갑자기 그는 빵과 치즈를 채찍질하고, 홀씨가 칼을 파악
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Nagle porywał się chleb i ser, i pan Hall po prostu chwycił nóż na stole w czasie, aby go zapisać.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Najednou Prudce dolů chléb a sýr, a pan Hall jen nepochopili nůž na stůl včas zachránit.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Plötsligt han piskade ner bröd och ost, och Mr Hall bara förstått kniven på bordet i tid för att spara den.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Zrazu Prudko dolu chlieb a syr, a pán Hall len nepochopili nôž na stôl včas zachrániť.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Внезапно он взбитыми вниз хлеб и сыр, и г-н Холл просто схватил нож
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Раптово він збитими вниз хліб і сир, і пан Хол просто схопив ніж
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.جلد فجأة نزل الخبز والجبن ، والسيد عادل قاعة اغتنامها السكين
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.時間内のテーブルに保存する。オフには、見知らぬ人の左の手袋を来たとWAS
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Hirtelen vert meg a kenyeret és sajtot, és Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Nenadoma je stepeno navzdol kruh in sir, in g.
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Bạn có biết thực sự một ổ bánh mì có giá bao nhiêu không?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Sabem quanto custa um pão?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?¿Saben cuánto cuesta verdaderamente una pieza de pan?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Sapete quanto costa il pane?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Savez-vous combien un pain coûte vraiment?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Stiti cat costa exact o paine?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Tudják, hogy mennyibe kerül egy kenyér?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Weet je hoeveel een brood werkelijk kost?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Wiele, ile kosztuje bochenek?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Wissen Sie, wie viel ein Laib Brot tatsächlich kostet?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Знаете ли вы, какова реальная стоимость хлеба?
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Знаете ли колко наистина струва един самун хляб?
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Een stuk brood kan je honger stillen en als je hoop hebt, vind je brood om je in leven te houden.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Egy darab kenyér csillapíthatja az éhséged és a remény elhozhatja a keresett kenyeret, hogy életben maradj.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Ein Stück Brot kann Ihren Hunger stillen und Hoffnung wird Ihnen Brot geben, um Sie am Leben zu erhalten.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kawałek chleba zaspokoi głód, a nadzieja przyniesie chleb potrzebny, aby przeżyć.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.빵 한 조각은 배고픔을 달랠 수 있고 희망을 가지면 목숨을 연명할 빵을 찾을 수는 있습니다.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kus chleba zažene hlad a naděje vám přinese chléb, který vás udrží naživu.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Kúsok chleba vám môže zahnať hlad a pokiaľ budete mať nádej ten kúsok chleba vás pridrží pri živote.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.O bucată de pâine poate să-ţi potolească foamea, şi dacă speri, vei găsi pâinea care să te ţină în viaţă.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Sepotong roti dapat memuaskan rasa lapar Anda, dan harapan akan membawakan roti itu agar Anda tetap hidup.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Um pedaço de pão pode satisfazer-vos a fome e ter esperança pode trazer-vos o pão para se manterem vivos.
Bir ekmek parçası açlığınızı yatıştırabilir, ve umut etmek sizi hayatta tutacak ekmeği getirebilir.Un bout de pain peut satisfaire votre faim, et avoir l'espoir vous apportera du pain pour rester vivant.