ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаете, если Бог собирается появиться, Он не появится на хлебе с сыром.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаєте, якщо Бог і має прийти, то він не зробить це через сирний хліб.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.אתם יודעים, אם אלוהים יופיע, הוא לא יופיע על פרוסה.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.تعلمون، إذا كان الخالق سيظهر، فإنه لن يظهر على رغيف بالجبن.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.A sör igazából folyékony kenyér vagy a kenyér szilárd sör.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Berea este în esenţă pâine lichidă, sau pâinea este bere solidă.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bia là bánh mỳ lỏng, hoặc bánh mỳ là bia đặc.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bier is eigenlijk vloeibaar brood; brood is bier in vaste vorm.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bier ist im Wesentlichen flüssiges Brot, oder Brot ist festes Bier.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Bir pada dasarnya adalah roti cair, atau roti adalah bir padat.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.맥주를 액체 빵이라고 하기도 하고 빵을 고체 맥주라고도 합니다.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.La bière est en gros du pain liquide, ou le pain est de la bière solide.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.La birra è essenzialmente pane liquido, o il pane è birra solida.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.La cerveza es en principio pan líquido, o bien el pan es cerveza sólida.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Бирата по същество е течен хляб, или хлябът е твърда бира.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.Пиво практически жидкий хлеб, или хлеб — твёрдое пиво.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.בירה היא בעצם לחם נוזלי, או שהלחם הוא בירה מוצקה.
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.ان شراب الشعير هو خبز سائل ! او ان الخبز هو شراب الشعير متصلب
Bira aslında sıvı ekmek, ekmek ise katı biradır.あるいはパンは固体のビールです そして
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Das Netzwerkgesetz wirkt - bedeutet, je mehr man hat, desto mehr bekommt man.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.De netwerk-effectenregel betekent dat hoe meer je hebt, hoe meer je krijgt.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Efekty sieciowości narzucają wówczas reguły, co oznacza, że im więcej posiadasz, tym więcej dostajesz.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.E l'effetto "network" domina- nel senso che più ne hai, più ne prendi.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.És a hálózati hatás uralkodik: minél több mindennel rendelkezel, annál többet kapsz.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Et les effets du réseau font loi -- c'est à dire que plus vous avez, plus vous obtenez.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Iar efectele rețelei stăpâne - adică cu cât aveți mai mult, cu atât primiți mai mult.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.그리고 네트워크 효과가 적용될 겁니다. 즉, 많이 가질수록 더 얻는다는 거죠.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Nätverkseffekten kommer att regera -- vilket innebär att ju mer du har, desto mer kommer du att få.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Verkko vaikuttaa -- mitä enemmän sinulla on, sitä enemmän saat.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Y rige el efecto de red -- es decir que entre mas tienes, mas obtienes.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Το δίκτυο επηρεάζει τον κανόνα, πράγμα που σημαίνει ότι όσα περισσότερα έχετε, τόσο περισσότερα κερδίζετε.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.И в сила е мрежовия ефект -- което значи, че колкото повече имате, толкова повече получавате.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.Правило сетевой собственности — чем больше у вас есть, тем больше вы получаете.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.וחוק אפקט הרשת כלומר שככל שיש לך יותר כך אתה מקבל יותר.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.وأثر الشبكة على القاعدة -- بمعنى لديك كثير، ستجد أكثر.
Bir ağ üzerindeki varlığın kuralı, ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığıdır.多くを持つ者ほど多くを得るという法則です 最初のFAX機を買った人は間抜けです
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.Egipcjanin, który warzył piwo, zasnął w gorącym, egipskim słońcu i zamieniło się ono w chleb.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.이집트인들은 잠자기 전에 맥주를 마셨다고 합니다. 뜨거운 이집트의 태양아래에서 그것은 빵으로 변하겠지요.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.Un egiziano che di solito faceva la birra si addormentò al caldo sole egiziano, e la birra diventò pane.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.Và 1 người Ai Cập nào đó nấu bia khi ngủ gật dưới ánh nắng Ai Cập oi bức, và bia biến thành bánh.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.המצרים ששמרו על הבירה נרדמו בשמש המצרית הלוהטת, והבירה הפכה ללחם.
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.ومن ثم نام المصريون بعد ان شربوا الشعير في حرارة مصر .. فتحول شراب الشعير الى خبز
Bira hazırlayan Mısırlı birisi uyumuştur ve sıcakta, Mısır sıcağında, bira ekmeğe dönüşmüştür.エジプトの熱い太陽の下 パンが出来ました このパンで
Biraz ekmek istermisin?¿Quieres un panecillo?
Biraz ekmek istermisin?Vrei o bucata de paine?
Biraz ekmek küfü de oluştu.곰팡이도 자랐네요.
Biraz ekmek küfü de oluştu.Một số mốc bánh mì cũng đã phát triển.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.예비한 첫 장막이 있고 그 안에 등대와 상과 진설병이 있으니 이는 성소라 일컫고
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Lebo ustrojený bol prvý stánok, v ktorom bol svietnik a stôl a predloženie chlebov, a ten sa zovie svätyňa.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Nebo udělán byl stánek první, v kterémž byl svícen, a stůl, a posvátní chlebové, a ten sloul svatyně.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả , một đền tạm đã dựng lên : phần thứ nhứt gọi_là nơi thánh , có chơn đèn , bàn và bánh bày ra ;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Vả, một đền tạm đã dựng lên: phần thứ nhứt gọi là nơi thánh, có chơn đèn, bàn và bánh bày ra;
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.Споруджено бо перву скиню, а в ній сьвітильник і стіл і предложеннє хлібів, котра зветь ся: Сьвята.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.כי הוקם המשכן החיצון אשר בו המנורה והשלחן ומערכת הלחם והוא נקרא קדש׃
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.لانه نصب المسكن الاول الذي يقال له القدس الذي كان فيه المنارة والمائدة وخبز التقدمة.
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因 為 有 豫 備 的 帳 幕 、 頭 一 層 叫 作 聖 所 . 裡 面 有 燈 臺 、 桌 子 、 和 陳 設 餅
Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu.因為 有 豫備 的 帳幕 、 頭 一 層 叫作 聖所 . 裡面 有 燈臺 、 桌子 、 和 陳設餅
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Abruptamente, ele chicoteou para baixo o pão e queijo, e Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Äkillisesti hän kermavaahdon alas leipää ja juustoa, ja Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Đột ngột, ông đánh xuống bánh mì và pho mát, và Ông Hall chỉ nắm con dao trên bảng trong thời gian để lưu nó.

İlgili Sayfalar