ekme ile cümle
ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.и роздал всем Израильтянам, и мужчинам и женщинам, по одному хлебу и по куску мяса и по кружке вина,
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.ויחלק לכל איש ישראל מאיש ועד אשה לאיש ככר לחם ואשפר ואשישה׃
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.وقسم على كل آل اسرائيل من الرجال والنساء على كل انسان رغيف خبز وكاس خمر وقرص زبيب
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.並 且 分 給 以 色 列 人 、 無 論 男 女 、 每 人 一 個 餅 、 一 塊 肉 、 一 個 葡 萄 餅
Ardından erkek, kadın her İsrailliye birer somun ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.並且 分給 以色列人 、 無論 男女 、 每人 一 個餅 、 一 塊 肉 、 一 個 葡萄餅
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Acum e in Londra, si livreaza prin FedEx in toata lumea.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Agora está em Londres e exporta por FedEx para todo o mundo.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Ahora se instaló en Londres y hace envios via FedEx a todo el mundo.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.그의 가게는 런던에도 있고, 상품들은 FedEx를 통해 전세계에 배달됩니다.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Giờ thì anh ta ở London, anh ta giao hàng bằng FedEx cho toàn thế giới.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Jetzt ist er in London und verschickt sein Brot mit FedEx in die ganze Welt.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Maintenant il est présent à Londres, et livre le monde entier par FedEx.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Már Londonban van a vezetés és FedEx-szel, a világ minden tájára szállítanak.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Nu finns han i London, och han levererar med FedEx över hela världen.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Nu zit hij in Londen, en verstuurt hij het over de hele wereld.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Nyní je v Londýně a díky FedExu po celém světě.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Ora è a Londra e spedisce con FedEx in tutto il mondo.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Sedaj je v Londonu in FedEx razpošilja njegov kruh po svetu.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Sekarang dia tinggal di London dan mengirimkan rotinya ke seluruh dunia.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Teraz jest produkowany w Londynie i jest rozsyłany FedExem po całym świecie
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Τώρα είναι στο Λονδίνο και παραδίδει μέσω ΦέντΕξ σε όλον τον κόσμο.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Сега той е в Лондон и праща по целия свят с FedEx.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.Теперь он в Лондоне, а также развозится FedEx-ом по всему миру.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.עכשיו יש לו מאפייה גם בלונדון, והוא שולח לחמים לכל העולם במשלוח מהיר.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.الآن الخبز في لندن، ويرسل خبزه عبر فيدكس لكل أنحاء العالم.
Artık Londra'da yaşıyor ve ekmeği dünyanın her yerine FedEx ile gönderiyor.かつてマーケッターが行うことと言えば、 平均的な人々に平均的な製品を作ることでした。
Aşağı sağda zorlanarak yetiştiği iki somun ekmeğe doğru uzanan figüre ne dersin?- А персонаж в правом нижнем углу, тянущий руки к двум буханкам хлеба, до которых он еле может достать?
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --Bueno, en esta técnica,
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --글쎄요, 제가 시도했던 이런 기술은 모든 제빵사들의 사회에서 알려진
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --אז בשיטה הזו, מה שניסיתי לעשות הוא לאסוף את הידע שעולם אפיית הלחם,
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --حسناً .. في هذه التقنية الامر كذلك لقد حاولت ان اجمع كل الخبرات في خبز الخبز من حول العالم
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --私が目指したのは パン作りの世界が20年間に渡って培ってきた パンを焼くための技術を
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.De fapt, s-ar putea să avem pâine și bere interesante pe măsură ce înaintăm spre următorul secol.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.De hecho, podemos hacer pan y cerveza muy especiales conforme avancemos en este próximo siglo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Dokonce bychom v dalším století mohli mít i opravdu zajímavý chleba a pivo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.실제로 다음 세기에는 정말 재미있는 식거리도 등장할겁니다.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Może czeka nas interesujący chleb i piwo u progu następnego stulecia.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Možno budeme mať veľmi zaujímavý chlieb a pivo, v tomto 21. storočí.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Poderemos ter pão e cerveja muito interessantes à medida que entramos no próximo século.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Potremmo avere pane e birra molto interessanti avvicinandoci al secolo prossimo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Sőt, lesz néhány érdekes kenyér és sör is, ahogy ebbe az évszázadba lépünk.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Trong thực tế, chúng ta có được vài điều thú vị từ bánh mì và bia khi chúng ta tiến vào thế kỉ tiếp theo này.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Unser Brot und unser Bier könnte im Laufe dieses Jahrhunderts ganz interessant werden.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.We zouden in de loop van de eeuw wel eens echt interessante brood- en biervariëteiten kunnen krijgen.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Всъщност, може да имаме интересни хляб и бира, когато навлизаме в този следващ век.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.На входе в новое тысячелетие у нас могут появиться некие действительно любопытные виды хлеба и пива.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Насправді, з наближенням наступного століття, звичне для нас пиво і хліб може набути цікавого смаку.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.בעצם, אולי יהיו לנו לחם ובירה באמת מיוחדים ככל שאנו נעים הלאה במאה זו.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.في الحقيقة، قد يكون لدينا بعض أنواع الخبز أو البيرة الرائعة ونحن نمضي إلى القرن القادم
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.作られるようになっている かもしれません ヒトゲノム解読のコストは 急激に下がっています
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››A mi atyáink a mannát ették a pusztában; a mint meg van írva: Mennyei kenyeret adott vala enniök.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››기록된 바 하늘에서 저희에게 떡을 주어 먹게 하였다 함과 같이 우리 조상들은 광야에서 만나를 먹었나이다
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Naši otcovia jedli mannu na púšti, jako je napísané: Dal im jesť chlieb z neba.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nos pères ont mangé la manne dans le désert, selon ce qui est écrit: Il leur donna le pain du ciel à manger.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nossos pais comeram o maná no deserto, como está escrito: Do céu deu-lhes pão a comer.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nuestros padres comieron el maná en el desierto, como está escrito: Pan del cielo les dio a comer
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Očetje naši so jedli mano v puščavi, kakor je pisano: „Kruh iz nebes jim je dal jesti“.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Ojcowie nasi jedli mannę na puszczy, jako jest napisano: Chleb z nieba dał im ku jedzeniu.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Otcové naši jedli mannu na poušti, jakož psáno jest: Chléb s nebe dal jim jísti.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Părinţii noştri au mîncat mană în pustie, după cum este scris: ,Le -a dat să mănînce pîne din cer.``