Ana içeriğe geç
Sözlük

ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.De fapt, s-ar putea să avem pâine și bere interesante pe măsură ce înaintăm spre următorul secol.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.De hecho, podemos hacer pan y cerveza muy especiales conforme avancemos en este próximo siglo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Dokonce bychom v dalším století mohli mít i opravdu zajímavý chleba a pivo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.실제로 다음 세기에는 정말 재미있는 식거리도 등장할겁니다.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Może czeka nas interesujący chleb i piwo u progu następnego stulecia.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Možno budeme mať veľmi zaujímavý chlieb a pivo, v tomto 21. storočí.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Poderemos ter pão e cerveja muito interessantes à medida que entramos no próximo século.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Potremmo avere pane e birra molto interessanti avvicinandoci al secolo prossimo.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Sőt, lesz néhány érdekes kenyér és sör is, ahogy ebbe az évszázadba lépünk.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Trong thực tế, chúng ta có được vài điều thú vị từ bánh mì và bia khi chúng ta tiến vào thế kỉ tiếp theo này.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Unser Brot und unser Bier könnte im Laufe dieses Jahrhunderts ganz interessant werden.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.We zouden in de loop van de eeuw wel eens echt interessante brood- en biervariëteiten kunnen krijgen.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Всъщност, може да имаме интересни хляб и бира, когато навлизаме в този следващ век.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.На входе в новое тысячелетие у нас могут появиться некие действительно любопытные виды хлеба и пива.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.Насправді, з наближенням наступного століття, звичне для нас пиво і хліб може набути цікавого смаку.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.בעצם, אולי יהיו לנו לחם ובירה באמת מיוחדים ככל שאנו נעים הלאה במאה זו.
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.في الحقيقة، قد يكون لدينا بعض أنواع الخبز أو البيرة الرائعة ونحن نمضي إلى القرن القادم
Aslında, yeni yüzyıla girerken gerçekten ilginç ekmek ve biraya sahip olabiliriz.作られるようになっている かもしれません ヒトゲノム解読のコストは 急激に下がっています
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››A mi atyáink a mannát ették a pusztában; a mint meg van írva: Mennyei kenyeret adott vala enniök.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››기록된 바 하늘에서 저희에게 떡을 주어 먹게 하였다 함과 같이 우리 조상들은 광야에서 만나를 먹었나이다
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Naši otcovia jedli mannu na púšti, jako je napísané: Dal im jesť chlieb z neba.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nos pères ont mangé la manne dans le désert, selon ce qui est écrit: Il leur donna le pain du ciel à manger.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nossos pais comeram o maná no deserto, como está escrito: Do céu deu-lhes pão a comer.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nuestros padres comieron el maná en el desierto, como está escrito: Pan del cielo les dio a comer
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Očetje naši so jedli mano v puščavi, kakor je pisano: „Kruh iz nebes jim je dal jesti“.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Ojcowie nasi jedli mannę na puszczy, jako jest napisano: Chleb z nieba dał im ku jedzeniu.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Otcové naši jedli mannu na poušti, jakož psáno jest: Chléb s nebe dal jim jísti.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Părinţii noştri au mîncat mană în pustie, după cum este scris: ,Le -a dat să mănînce pîne din cer.``
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Våra fäder fingo äta manna i öknen, såsom det är skrivet: 'Han gav dem bröd från himmelen att äta.'»
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Våre fedre åt manna i ørkenen, som skrevet står: Han gav dem brød fra himmelen å ete.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Vore Fædre åde Manna i Ørkenen, som der er skrevet: Han gav dem Brød fra Himmelen at æde."
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Батьки наші манну їли в пустинї, як писано: Хлїб з неба дав їм їсти.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Отцы наши ели манну в пустыне, как написано: хлеб с неба дал им есть.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››אבותינו אכלו את המן במדבר כאשר כתוב לחם מן השמים נתן למו לאכל׃
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››آباؤنا اكلوا المّن في البرية كما هو مكتوب انه اعطاهم خبزا من السماء ليأكلوا
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››我 們 的 祖 宗 在 曠 野 喫 過 嗎 哪 、 如 經 上 寫 著 說 、 『 他 從 天 上 賜 下 糧 來 給 他 們 喫 。
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››我 們 的 祖宗 在 曠野喫過 嗎哪 、 如經 上 寫著說 、 『 他 從 天上賜下糧來給 他 們喫 。
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Bánh mì và dầu ô liu có lẽ là đủ.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Du pain complet et de l'huile d'olive devraient suffir.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Hvedebrød og olivenolie skulle gerne være nok
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.통밀빵이랑 올리브기름 정도만 주세요.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Mörkt bröt och oliv olja borde vara nog.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Paine alba si ulei de masline ar trebui sa fie de ajuns.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Pane bianco con olio d'oliva dovrebbe essere sufficiente.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Pšeničný chlieb a olivový olej by mali stačiť.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Roti gandum dan minyak zaitun sudah cukup.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Tarwebrood en olijfolie zou genoeg moeten zijn.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır. Ve yumurta sarısı.Pszenny chleb i oliwa z oliwek powinna wystarczyć i żółtko z jajka
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Weizenbrot und Olivenöl sollte genug sein.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Πολύσπορο ψωμί και ελαιόλαδο θα είναι αρκετό.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Бял хляб и зехтин ще е достатъчно.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.Побольше хлеба и оливкового масла.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.לחם חיטה ושמן זית יהיה מספיק.
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.خبز القمح وزيت الزيتون سيكون كافي
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır.玉子の黄身と
‹‹Bağına iki çeşit tohum ekmeyeceksin. Yoksa ektiğin tohumun da bağın da ürününü kullanamazsın.네 포도원에 두 종자를 섞어 뿌리지 말라 그리하면 네가 뿌린 씨의 열매와 포도원의 소산이 빼앗김이 될까 하노라
‹‹Bağına iki çeşit tohum ekmeyeceksin. Yoksa ektiğin tohumun da bağın da ürününü kullanamazsın.Neposeješ svojej vinice rôznym semenom, aby si neposvätil náplne semena, ktoré si vysial, a úrody vinice.
‹‹Bağına iki çeşit tohum ekmeyeceksin. Yoksa ektiğin tohumun da bağın da ürününü kullanamazsın.Synowie, którzy się im zrodzą w trzeciem pokoleniu, wnijdą do zgromadzenia Pańskiego.
‹‹Bağına iki çeşit tohum ekmeyeceksin. Yoksa ektiğin tohumun da bağın da ürününü kullanamazsın.לא תזרע כרמך כלאים פן תקדש המלאה הזרע אשר תזרע ותבואת הכרם׃
‹‹Bağına iki çeşit tohum ekmeyeceksin. Yoksa ektiğin tohumun da bağın da ürününü kullanamazsın.لا تزرع حقلك صنفين لئلا يتقدس الملء الزرع الذي تزرع ومحصول الحقل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod