Ana içeriğe geç
Sözlük

ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››六 天 可 以 收 取 、 第 七 天 乃 是 安 息 日 、 那 一 天 必 沒 有 了
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››六 天 可以 收取 、 第七 天 乃 是 安息日 、 那 一 天 必 沒 有 了
Ama benim için ekmek parası.Aber das betrifft meinen Gehalt.
Ama benim için ekmek parası.Ale dla mnie wiąże sie to z zarabianiem na życie.
Ama benim için ekmek parası.Mais pour moi il est question de gagner sa vie.
Ama benim için ekmek parası.Ma per me è una questione che riguarda il guadagnarmi da vivere.
Ama benim için ekmek parası.Tapi untukku itu masalah untuk dapat hidup.
Ama benim için ekmek parası.Όμως για μένα είναι θέμα επιβίωσης.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Dar gândiți-vă la o pâine.
Ama bir somun ekmeği düşünün.그건 묶음 단위가 아니죠.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Mais pensez à une miche de pain.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Pero pensemos en una barra de pan.
Ama bir somun ekmeği düşünün.Но помислете си за един самун от хляб.
Ama bir somun ekmeği düşünün.זו לא יחידה מורכבת,
Ama bir somun ekmeği düşünün.تلك ليست وحدة مؤلفة،
Ama bir somun ekmeği düşünün.いろいろなパンを寄せ集めても
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Csak egy darabka koszos kenyeret kellett találnom a kukában.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Il mio scopo era trovare un pezzo di pane polveroso nella spazzatura.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.쓰레기통에서 먼지 투성이의 빵조각을 찾는 게 목표가 되었죠.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mein Ziel war es, ein trockenes Stück Brot im Müll zu finden.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mijn doel was om een morsig stuk brood te vinden in het vuilnis.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mi objetivo era encontrar un pedazo polvoriento de pan en la basura.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Moim celem było znaleźć zakurzony chleb w śmieciach.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mojim cieľom bolo nájsť zaprášený kúsok chleba v odpadkoch.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mon but était de trouver un bout de pain poussiéreux dans la poubelle.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mục đích của tôi chỉ là tìm được một mảnh bánh mì bụi bặm trong thùng rác.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Mým cílem bylo najít špinavý kus chleba v koši.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.O meu objetivo era encontrar um bocado de pão sujo no lixo.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Tot ce speram era să găsesc o bucată de pâine în tomberon.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Tujuan saya adalah untuk menemukan sepotong roti kotor di tempat sampah.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Στόχος μου ήταν να βρίσκω ένα σκονισμένο κομμάτι ψωμί στα σκουπίδια.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Моей целью было найти сухой кусок хлеба в мусоре.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Моєю метою було знайти брудний шматок хліба у смітті.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.Целта ми бе да си намеря някое парче мръсен хляб в боклука.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.המטרה שלי היתה למצוא פיסת לחם מאובקת בפח.
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.كان هدفي ايجاد قطعة من الخبز في سلة المهملات
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.でも それだけでは生きられません
Amacım çöpte tozlu bir ekmek parçası bulmaktı.就係可以係垃圾堆度 搵到一片好多塵嘅麵包充飢
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Aber tatsächlich ist das wirklich bedeutsame Brot, geschichtlich gesehen, dieses weiße Wunderbrot.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Dar de fapt adevarata paine, istoric vorbind, este painea alba "Minune".
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.De valójában az igazán lényeges kenyér - történelmi szempontból - az ez a fehér csodakenyér.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.하지만 역사적으로 큰 의미를 지닌 빵은 바로 이 흰 '원더브레드'입니다.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Maar het echte relevante brood, historisch gezien, is dit witte Wonderbrood.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Mais en réalité, le pain vraiment pertinent du point de vue historique, est ce pain blanc miracle.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Mas, na verdade, o pão realmente importante, historicamente, é este pão Maravilha branco.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Nhưng thực sự ổ bánh mì này về phương diện lịch sử, chính là ổ bánh mì Wonderbread trắng này.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Pero ciertamente, el pan realmente relevante, históricamente, es el pan blanco Maravilla.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Всъщност обаче истински уместният хляб, исторически, е този бял самун Чудо.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.Однако по настоящему актуальным с исторической точки зрения является этот белый "чудо-хлеб".
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.אך למעשה הלחם האמיתי והרלוונטי, מבחינה היסטורית, הוא לחם-הפלא הזה.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.ولكن في الواقع فإنّ الخبز الحقيقي ذو الصّلة، تاريخيّا، هو هذا الرّغيف الأبيض الرّائع.
Ancak aslında tarihi gerçek ekmek,... ...bu beyaz harika somundur.歴史的に言えるのは、この白い『ワンダーブレッド』なのです 白パンを嫌わないで下さい
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Avšak len málo je k jedlu, vždycky ušetrí tak trochu o "svoj chlieb prehovoriť svoje domácich miláčikov."
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Azonban alig van enni, mindig ment egy kicsit o "kenyerét, hogy a koax háziállatok."
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Cependant il ya peu à manger, il a toujours économise un peu o 'son pain d'amadouer ses animaux. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Jednak niewiele jest do jedzenia, zawsze oszczędza trochę o "chleb namówić jego zwierzęta".
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Kuitenkin vähän on syötävää, hän aina säästää hieman O 'leipänsä houkutella hänen lemmikkejä. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Maar er is weinig te eten, hij altijd bespaart een beetje o 'zijn brood te zijn huisdieren coax. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Men lidt der er at spise, han altid sparer lidt o 'sit brød at lokke hans kæledyr. "
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "Men lite finns att äta, han alltid sparar lite o 'sitt bröd för att locka sina husdjur. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod