ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.Còn quan chánh ngự thiện mơ thấy ba giỏ bánh trên đầu.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Hoạt động kiếm ăn ban ngày.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Dawn rót vào cốc một ít rượu và đưa cho Beth.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Người La Mã thường phục vụ thịt lợn với garum.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Nếu họ từ chối cả hai, hãy giành lấy bánh mì."
Mayalı ekmek yerine, matsa yenir.Ấu trùng ăn Maerua racemulosa.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Giữ lại một bát con nước luộc, để nguội.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.わたしたちの日ごとの食物を、 きょうもお与えください。
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.エジプトでは特にパンの価格が高騰し、最近数ヶ月の間に倍になった。
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."「神よ、今日は慈悲をたれ給え。
Ukrayna için Avrupa'nın 'ekmek sepeti' denilmektedir."EU最大の農業国で「ヨーロッパのパン籠」と言われる。
Yufka ekmek ile yenir.パンと共に食べる。
Bayram ekmeği yapılır.趣味はパン作り。
Onu hoşnut etmek için bütün bir ekmeği pişirip suya bırakırlar.まずい料理には水をかけて成仏させる。
Sokakta ayaküstü yendiğinden genellikle (değişik boyutlarda) ekmek arası olarak tüketilir.幼少期から大食いで、休み時間のたびに何か(大抵は巨大なパン)を食べている。
Çapa ile bitkileri ekmek için tarla hazırlarsınız.パン屋 小麦粉を加工してパンを生産する。
Yufka ekmeği ^パン・ポット。
Eski Romalılarda ise "panus mellitus", yani "balla pişmiş ekmek" gibi biliniyordu.古代ローマの市民には、「パーヌス・メリトゥス (panus mellitus)」すなわち蜂蜜を塗って焼いたパンは馴染みのあるものだった。
Ekmek bölmek ve akşam yemeğindeki arkadaşlarına et kesmek ev sahibi erkeğin göreviydi.奴隷も宴会に加わり、宴会の給仕を主人が務めた。
Ekmeğin iç kısmı pişerken 100 °C derece olur.牛肉を100g程度の大きさに切る。
Günlük olarak ev somun ekmeği yenir.「かもめ亭」に毎日調理用のパンを仕入れている。
Verilen yemek ise sadece kuru bir ekmektir.食事はサプリメントのみ。
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.パンに単独で挑むものの破壊される。
Tandır ekmeği ile meşhurdur.パンとも面識がある。
Fırıncılar, dolandırıcı olarak ün salmamak için kimi zaman 12 ekmek fiyatına 13 ekmek verirlerdi.このためぺてんと思われないように12の価格で13を与えるという「パン屋の1ダース」という単位の使用がはじまった。
Tabakta veya ekmek arasında tüketilir.皿で、あるいはパンにはさんで出される。
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.焼き物・揚げ物ができず、パンやフラットブレッドも焼けない。
Sektöre yeni bir ekmek teknesi giriyor yani.新規分野では内航LNG船に進出。
Bütün ordu karnını doyurur, bal ve ekmek tükenmez.常に腹を空かせており、菓子やパンが手放せない。
Çorba gibi sulu yemek şeklinde kış aylarında ekmekle birlikte kahvaltı olarak yenir.濃度はスープ程度で、冬季にナンとともに朝食として食べられた。
Yoğurtlu ekmek özel yemekleridir.主食は特別なミルク。
Kastamonu'nun hemen her tarafında olduğu gibi Karadonu'ya has yiyeceklerden biri "etli ekmek"tir.カレーパン発祥とされる店舗が存在することからカレーパン発祥地の常盤と共に、森下は「カレーパンのまち」としての側面を持つ。
Ekmek tahtasında açılan bezeler, sacta kızartılır (pişirilir).パン工場で使う小麦粉はここで挽(ひ)かれている。
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.「昨日、パンを食べました。
Buğday unu kullanılarak yapılan ekmeğin içi, dış kısmına göre yumuşak ve kabarıktır.使用されるトーストパンは中は柔らかく、外がカリカリになっていることが特徴である。
(Mezmurlar, 146/4) ^ “Toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın.第3章19節:(省略)あなたが大地に戻るまで、あなたは顔に汗して、食物を得ることになろう。
Ekmek parçaları bırakmak kaybolmalarını önledi.彼らはパンのかけらを置くことによって道に迷わなかった。
Sen ekmek almadın.君はパンを買わなかった。
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."我們日用的飲食,今日賜給我們。
Jean Valjean (Hugh Jackman), bir somun ekmek çaldığı için hapse girmiş bir fransızdır.尚萬強(休·杰克曼飾演)是一名法国囚犯,因偷面包而入狱。
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.找一口大鍋,裝滿冷水。
Ekmek neredeyse her tür yemekle (ana olmayan) beraber sunulmaktadır.而一切丁徭地粮,遂尽贻累于里民矣。
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.会上提供果酒和面包。
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.頜齒類具有頰部,可以將食物或水置於肉質頰部內,而不會溢出。
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.这些织物是妇女们制作的。
Besleyici değeri vardı ama arpadan yapılan ekmek çok ağır olurdu.雖然想要繼承麵包店,但做出來的麵包很難吃。
Hamburger, iki dilim yuvarlak sandviç ekmeği arasına yerleştirilen bir köfteyle yapılan sandviç türü.汉堡包是由两片面包夹肉饼而成。
Onlar ekmek (maza) yemeyip kertenkele ya da yılan yerler.不敢吃到含有山葵或芥茉的東西。
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.法式滴濾咖啡雪茄和香菸。
Eğer bunu senin gibi bir kahbenin kardeşi yaparsa, ona arpa ekmeği bile haramdır," buyurdu...如果要離開的話,可將鄭國的圍獵場所當做你們是你們秦國的一樣,儘管去獵取麋鹿如何?”。
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.我們日用的飲食,今天賜給我們。
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.將會倒入聖爵的葡萄酒和水載在小壺(英文:cruets)內。
Ekmek yapmak için dışarıda ve içeride tandırlar bulunmaktadır.為了加快運作,在外方會放有麵包。
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.식량 가격, 특히 지난 몇달동안 두배가 오른 빵 가격의 상승으로 인해 많은 인구가 고통 받았다.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.사람들은 빵과 소금을 제공함으로써 가비야에게 먹이를 준다.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.빵을 만드는 작업은 여성의 몫이었다.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.우리 모두 한 빵을 함께 나누기 때문입니다.”라는 구절을 근거로 한 것이다.
İsrail’de Pesah (mayasız ekmek festivali) yedi gün kutlanır.할라(히브리어: חלה)는 명절에 주로 먹는 이스라엘의 빵이다.
Vakfıkebir ile özdeşleşen ekmek ülke çapında ünlüdür.쾅가라고 하는 효모 숙성한 빵은 전국에서 널리 소비된다.
Örneğin 1941 Kasımı ile 1942 Şubatı arasında siviller, kişi başına sadece 125 gr. ekmekle karnını doyurdu.예를 들어, 1941년 11월부터 1942년 2월까지 시민들은 오직 톱밥이 5~60% 이상 함유되고 그외 먹을 수 없는 혼화제 성분의 빵 125g을 배급받았다.

İlgili Sayfalar