Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Ellers kan den ligne på noen arter i familien grasmøll (Elachistidae).
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.Navnet er sammensatt av hof (gudshus) og vin (eng).
Besleyici değeri vardı ama arpadan yapılan ekmek çok ağır olurdu.Korntypen ga god næring, men svært tunge brød.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.«Forkynn evangeliet hver dag»!.
Yanlarında iki koyun budu, 24 tavuk, kırmızı ve beyaz şarap, ve ekmek vardı.Denne kransen hadde hele 28 lys, 24 små røde og 4 store hvite.
Misafirler aç kalmasın diye dağıtılırdı nar gibi kızarmış ekmekler.Som dessert fikk gjestene is med pisket fløte.
Ayrıca köy ekmekleri ile de ünlüdür.Byen er også kjent for sine vingårder.
Bunun Yanı sıra Yörede yapılan Tandır Ekmeğide mutlaka tadılması gereken lezzetlerdendir.Ved å spise honning får vi dessuten i oss sporstoffer som kroppen trenger.
Erişte ve Etli ekmek en çok yapılan yemeklerdendir.Sesam og peanøtter er blant det som blir dyrket mest.
Yaz sonunda geldikleri için tahıl ekmek için çok geç bir dönemdi.De kom først ut på ettersommeren, og det var for seint å så korn.
İlk defa köye ekmek 1990 yılında getirilmiştir.Gullklapperen ble første gang utdelt i 1990.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.I 1975 ble hus 28/30 revet.
Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır.I Semmelgetzen brukes ristet brødterninger i stedet for mel.
Bazlamaç adı olan ekmegi cok lezzetlidir.«Moden» kveite smaker best?
Et ve et ürünleri ekmekten dört kat daha pahalı olabilirdi.Harga daging bisa 4 kali lebih mahal dari roti.
Sine labore non erit panis in ore Çalışmadan ağzında ekmek olmaz.Sine labore non erit panis in ore Tanpa usaha tidak akan ada sepotong roti untuk dimakan.
Parkın çevresinde ekmek fiyatlarının ikiye katlandığını kaydetti.Pepys mencatat bahwa harga roti di lingkungan sekitar taman telah naik dua kali lipat.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Roti kami setiap hari, berikanlah kami hari ini.
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.Mereka juga hanya diperbolehkan makan roti tanpa ragi yang dibuat sendiri.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Ikan bisa sampai 16 kali lebih mahal, dan juga mahal bahkan pada masyarakat pesisir.
Ayrıca yöreye ait fırın ekmeği yapılmaktadır.Roti lapis sarapan juga bisa dibuat di rumah.
Günlük olarak ev somun ekmeği yenir.Selain itu para rasul memecahkan roti sehari-hari.
Mçadi kelimesi de mısır unundan yaplan ekmeğin adı haline geldi.Selain itu, roti Manna juga disebut sebagai roti dari Surga.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Jika mereka memerlukan sesuatu, tinggal menyuruh-nyuruh Bawang Putih.
Sıkma, genellikle ekmek yapma işlemi sona erdikten sonra yapılır.Biasanya dilaksanakan setelah panen berakhir.
Buğday unu içeren herhangi bir ekmek, rugbrød değil beyaz ekmek olarak kabul edilir.Isian panas apapun yang menggunakan roti disebut sebagai burger, tidak seperti roti lapis.
Ekmek neredeyse her tür yemekle (ana olmayan) beraber sunulmaktadır.Waktu adalah Koki yang memasak semua makhluk dalam wajan itu (dengan berbagai bantuan seperti itu).
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Nếu họ không cho bạn việc làm, hãy đòi bánh mì.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Bánh Thánh hóa thành Thân Thể Chúa, rượu nho hóa thành Máu Chúa.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Người ta dùng nó với bánh mì và salad.
Akşam yemekleri genellikle ekmek, şarap ve maden suyuyla birlikte tüketilir.Bữa ăn thường đi kèm với bánh mì, rượu vang và nước khoáng.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.Còn quan chánh ngự thiện mơ thấy ba giỏ bánh trên đầu.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Hoạt động kiếm ăn ban ngày.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Dawn rót vào cốc một ít rượu và đưa cho Beth.
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Người La Mã thường phục vụ thịt lợn với garum.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Nếu họ từ chối cả hai, hãy giành lấy bánh mì."
Mayalı ekmek yerine, matsa yenir.Ấu trùng ăn Maerua racemulosa.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Giữ lại một bát con nước luộc, để nguội.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.わたしたちの日ごとの食物を、 きょうもお与えください。
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.エジプトでは特にパンの価格が高騰し、最近数ヶ月の間に倍になった。
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."「神よ、今日は慈悲をたれ給え。
Yufka ekmek ile yenir.パンと共に食べる。
Bayram ekmeği yapılır.趣味はパン作り。
Onu hoşnut etmek için bütün bir ekmeği pişirip suya bırakırlar.まずい料理には水をかけて成仏させる。
Sokakta ayaküstü yendiğinden genellikle (değişik boyutlarda) ekmek arası olarak tüketilir.幼少期から大食いで、休み時間のたびに何か(大抵は巨大なパン)を食べている。
Çapa ile bitkileri ekmek için tarla hazırlarsınız.パン屋 小麦粉を加工してパンを生産する。
Yufka ekmeği ^パン・ポット。
Eski Romalılarda ise "panus mellitus", yani "balla pişmiş ekmek" gibi biliniyordu.古代ローマの市民には、「パーヌス・メリトゥス (panus mellitus)」すなわち蜂蜜を塗って焼いたパンは馴染みのあるものだった。
Ekmek bölmek ve akşam yemeğindeki arkadaşlarına et kesmek ev sahibi erkeğin göreviydi.奴隷も宴会に加わり、宴会の給仕を主人が務めた。
Ekmeğin iç kısmı pişerken 100 °C derece olur.牛肉を100g程度の大きさに切る。
Günlük olarak ev somun ekmeği yenir.「かもめ亭」に毎日調理用のパンを仕入れている。
Verilen yemek ise sadece kuru bir ekmektir.食事はサプリメントのみ。
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.パンに単独で挑むものの破壊される。
Tandır ekmeği ile meşhurdur.パンとも面識がある。
Fırıncılar, dolandırıcı olarak ün salmamak için kimi zaman 12 ekmek fiyatına 13 ekmek verirlerdi.このためぺてんと思われないように12の価格で13を与えるという「パン屋の1ダース」という単位の使用がはじまった。
Tabakta veya ekmek arasında tüketilir.皿で、あるいはパンにはさんで出される。
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.焼き物・揚げ物ができず、パンやフラットブレッドも焼けない。
Sektöre yeni bir ekmek teknesi giriyor yani.新規分野では内航LNG船に進出。
Bütün ordu karnını doyurur, bal ve ekmek tükenmez.常に腹を空かせており、菓子やパンが手放せない。
Çorba gibi sulu yemek şeklinde kış aylarında ekmekle birlikte kahvaltı olarak yenir.濃度はスープ程度で、冬季にナンとともに朝食として食べられた。