ekme ile cümle
ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Romalılar Yunan fırıncıları ekmek yapımıyla görevlendirmişlerdi.Romarna rostade bröd för att det skulle hålla längre.
Ekmek yalnızca yemek için kullanılmazdı.Vattnet får inte användas till matlagning.
Bu mekanın, bir "faaliyet alanı" olduğu, tahılların işlenerek günlük ekmek üretildiği düşünülmektedir.Detta avsnitt är en sammanfattning av Hästens föda Hästen ska ha foder varje dag.
Biri "Tenık" (Türkçe:ince) Diğeriyse "Glôr" (Türkçe:yuvarlak) ekmektir.Slicka någon i arslet/röven – Fjäska.
Sac ekmeği için Yufka ekmeği maddesine bakınız.För växtsläktet, se Brödgranssläktet.
Günlük olarak ev somun ekmeği yenir.God matsäck varje dag. ....
Kimse ona yardım edip su ve ekmek vermek istememiş.De fick ingen assistans med mat och vatten.
Eski Romalılarda ise "panus mellitus", yani "balla pişmiş ekmek" gibi biliniyordu.I äldre tider ansågs det som syndigt slöseri med ”tvesovling”, det vill säga dubbelt pålägg på smörgåsen.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Ty lyckan förvissnar vid bristen på bröd.
Onların ekmeği var.De har bröd.
Sine labore non erit panis in ore Çalışmadan ağzında ekmek olmaz.Sine labore non erit panis in ore – Без роботи не буде й хліба в роті.
Et ve et ürünleri ekmekten dört kat daha pahalı olabilirdi.М'ясо могло бути в чотири рази дорожчим, ніж хліб.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Якщо у них немає хліба, нехай їдять тістечка!
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Хліба нашого насущного дай нам сьогодні.
Haiti'de genellikle manyok ya da ekmek ile kahvaltıda tüketilir.У Гаїті його часто споживають із касавою або звичайним хлібом на сніданок.
Köylüler kendi ekmeklerini kendileri yapmaktadırlar.Деякі селяни самостійно обробляють свої паї.
Gana'da dilimlenmiş ekmek üstünde tek başına sandviç gibi yenir.У Гані, його часто їдять просто порізаним на бутерброд із хлібом.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.Хтось із них отримає усе чи вони поділять хліб та воду?
Açık ekmek, Türk mutfağından bir tür ekmek.Базлама - це хлібний тип турецької кухні.
6:16 Öğün sunusunu mayalı ekmek gibi fırına verme Lev.Мт. 10:16 Оце посилаю Я вас, як овець між вовки.
Sonra İason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir.Кадм убив дракона і посіяв його зуби.
Tayın ekmeği, asker ekmeğidir.Найближча скеля зветься Солдатським хлібом.
Malzemeler yoğrulurak ekmek hamuru kıvamında bir hamur elde edilir.Які в переважній більшості, здобували тут шматок хліба.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Кумам приносять у дарунок хліб і сіль.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Водянистий сік використовується як холодний напій.
Ekmeğin içerisine yağ katılarak yumuşak olması sağlanmıştır.З'явився збут товарного хліба.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Риба була в 16 разів дорожчою, і залишалась дорогою навіть для населення прибережних районів.
İlk defa köye ekmek 1990 yılında getirilmiştir.Останній раз він відвідав село у 1990 році.
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Цю каву треба не пити, а мочати в неї хліб.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.Жителі села займалися хліборобством.
EKMEK ÇIKARMA:yemekli mevlüt.Улюблена страва: екзотичні салати.
Yumurta sarısı ile ekmeğin içi sarımsı bir renk alır.Покрите червоною емаллю яйце з короною.
Güveç ekmek hamuruna çeşni katmak için de kullanılır.Хліб лаваш також використовується із шашликом.
"Sinemada 'ekmek' seferberliği".«ЗНІМАЛИ У ТАЙЗІ КІНО ПРО ХЛІБ».
Bu tahıllar, iki temel gıda maddesi olan ekmek ve bira yapımında kullanılırdı.Всіх їх використовували для виготовлення двох основних харчових продуктів, хліба і пива.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Життя в ті часи було дуже важке — люди були напівголодні,не мали можливості навіть добре поїсти хліба.
Beyaz ekmek, lütfen.Білий хліб, будь ласка.
Ekmek yerim.Я їм хліб.
Ekmek nerede?Де хліб?
Ekmeği kim yedi?Хто з'їв хліб?
Ekmek yiyorum.Я їм хліб.
Kadın ekmek yiyor.Жінка їсть хліб.
Ekmek taze.Хліб свіжий.
Ekmeğim var.У мене є хліб.
Ben ekmek yiyorum.Я їм хліб.
Onlar ekmek yiyor.Вони їдять хліб.
Kadın ekmek yer.Жінка їсть хліб.
Tom ekmek yiyor.Том їсть хліб.
Bugün ekmek yok.Сьогодні немає хліба.
Ekmek evlerde kadınlar tarafından yapılır.Chýše jsou stavěny ženami.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Kéž mi dá (Bůh) lásku bez mezí, bez hranic!
Akşam yemekleri genellikle ekmek, şarap ve maden suyuyla birlikte tüketilir.K jídlu se často podává chléb, víno a minerální vody.
Benzeri bir anlam taşıyan bu deyim Türkçede de 'ekmek yemeye gitmek' olarak kullanılır.Odtud výraz "najíst se" (albánsky: për të ngrënë bukë) lze přeložit jako "jít jíst chléb".
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.Všem bylo jasné, kde se bude lámat chleba.
Bu ekmek türü, Avrupalıların Amerika'ya varmasından önceki döneme aittir.Původ tohoto jídla sahá až před příchod Španělů na americký kontinent.
Erişim tarihi: 12 November 2012. Ekmek Kırıntısının SEO açısından önemiUdálosti 29.1.2012: Dotykové displeje místo servírek .
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Dal přinést jídlo, kávu a cigarety.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Zdravá výživa pro každý den.
Sektöre yeni bir ekmek teknesi giriyor yani.V Polabí se staví nová loď pro Brno.
"Biraz soğan, biraz ekmek ve bir şişe kırmızı şarap.Steaky, klobásy, vejce, zelenina a pár lahví rumu.