ekme ile cümle
ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
50 kişi de buradan ekmegini kazanmaktadır.Hier stapten 50 mensen uit.
Türkiye'nin ekmek sacını Bor karşılamaktadır.Turks brood is moeilijk te bewaren.
İngilizcede zaman zaman "Ekmek İçeceği" olarak adlandırılmıştır.In Groot-Brittannië kent men zelfs een ‘British Sandwich Week’.
Bu dönemde söylenmiş olan, "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!""Ik vraag jullie, wie kan zonder worstjes leven?"
Köylüler kendi ekmeklerini kendileri yapmaktadırlar.De bewoners verbouwen hun eigen voedsel.
9.4.Ekmek ve Hamur İşleri 9.4.1.Werkzaamheden en opdrachten 3.1.
Ekmek olarak sadesi yüzyıllardır Türkler tarafından yapılır ve yenir.Volkorenbrood wordt al eeuwen gebakken en geconsumeerd.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Met warm rijzen is geen brood te bakken.
1913'te mekanik fırın açıldı ve 1940 yılına kadar ekmek okulda pişirildi.De dagbouw ontstond in 1913 en vanaf 1917 werd er bruinkool gedolven.
Balık eti pirinç veya ekmek içiyle doldurularak dolma halinde de hazırlanabilir.Ook kan het in brood worden verwerkt of met rijst en kruiden worden gevuld.
Ekmek deyince akla mısır ekmeği gelir.Waar de naam kippenstaartbrood vandaan komt weet niemand.
1994 yılından beri ilçede Vakfıkebir Ekmek Festivali yapılmaktadır.Namibië hanteert al sinds 1994 een zomertijd.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.De bakker bakt het brood.
Ekmek Çin mutfağında fazla rağbet göremeyen bir maddedir.Voedsel is in de Chinese keuken niet enkel een zaak van eten.
Şarap da tıpkı ekmek gibi özel bir muameleye tabi tutulur.Vervolgens wordt de most net zo behandeld als witte wijn.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie niet waagt, die niet wint.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie niet waagt, niet wint.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie geen risico neemt, die wint niets.
Ekmek yiyorum.Ik eet brood.
Ayranı duru, ekmeği kuru.Hij heeft zijn schaapjes op het droge.
Serçeden korkan darı ekmez.Wie angst heeft van de bladeren, die jaagt niet in het bos.
Mayuko, kahvaltı olarak ekmek yiyor.Mayuko eet brood als ontbijt.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Daj nam chleba naszego powszedniego dzisiaj.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Zawołajcie go, aby pożywił się chlebem».
Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdada kullanılır.Na początku ima się różnych zajęć, aby zarobić na chleb.
Kimse ona yardım edip su ve ekmek vermek istememiş.Nie chciał jeść nic oprócz chleba i wody.
Ekmek batırılarak yenir.Chleb, który łamiemy.
Almanya, ekmek çeşitliliği en fazla olan ülkedir.Uważa się, że Niemcy są państwem, w którym istnieje najwięcej różnych gatunków chleba.
Yufka ekmek yapılır,tulum peyniri müthiştir.J’ai acheté des fromages. → Kupiłem sery.
Hamamının dibinde bir ekmekçi dükkanı vardır.W Podłęczu jest sklep wielobranżowy.
Pişirme tarzına göre ekmekler ikiye ayrılır: Ev ekmeği, fırın ekmeği.Różnice semantyczne w diaforze mogą być słabo zarysowane, np.: Chleb jest chlebem codziennym.
Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.Grecy upowszechnili wino jako napój codzienny oraz uczynili z niego najważniejszy towar eksportowy.
Yerel yassı ekmekleri ftira ve geleneksel Malta ekmeği kaşerdir.Miejscowy płaski chleb zwany ftira oraz tradycyjny maltański bochenek chleba są koszerne.
Yoğurtlu ekmek özel yemekleridir.Chleb do zadań specjalnych.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Kiedy sól traci smak.
Ancak buğday ekmeği artık zenginlerin bir gıda maddesi olmuştu.Pieczywo białe dostępne było dla zamożnych.
Yufka ekmek ile yenir.Spożywa się na zimno z chlebem.
Bunlara ekmek dağıtıldı.Chleb miał być rozdawany przy tych ostatnich.
Ekmek Parası, 2011, 2012.Wołowiec: Czarne, 2012.
Ekmeğin özelliği şeklinden gelmektedir.Specyfiką pieczywa jest jego kształt.
Etli Ekmek.Patetesli ekmek.Chlebowo, Chlebów
Ekmek makinelerının fiyatlarının düşmesinin bir etkisi olarak evde ekmek yapımı giderek yaygınlaşmıştır.Zniknięciu tak znacznych ilości zboża z rynku przypisywano podwyżki cen chleba w tym okresie. "
Evde ekmek yapımı son zamanlarda çok yaygınlaşmıştır.Chleb w twórczości Dalego pojawiał się często.
Bu sürecin bir sonucu da daha hafif ekmeklerdir.Podobne, choć słabsze skutki przynosi niedobór pożywienia.
Tandır ekmeği, bazlama, soğuk ayran çorbası geleneksel yemekler arasındadır.Żur, krupnik, chłodnik i barszcz, to zupy obecne w tradycyjnym jadłospisie.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Om de inte ger er arbete, kräv bröd.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Det har varit de största demonstrationerna i Egypten sedan brödupproren 1977.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Ge oss idag det bröd vi behöver.
Bir örnek, ekmek, bira ve şarap yapımında kullanılan Saccharomyces cerevisiae'dır.Ett exempel är Saccharomyces cerevisiae, som används vid framställning av vin, bröd och öl.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Ge oss i dag vårt bröd för dagen.
Çekirdek ve ekmek artıkları da yerler.Den äts också varm och på bröd.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Som Bolingbroke i Ett glas vatten.
Eğer ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın." zamanla ünlü bir söylem olmuştur.Om de inte ger er något av det, ta bröd."
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.Därför rekommenderar Livsmedelsverket att man ska äta bröd till varje måltid.
Kahvaltı genelde sadece kahve ve küçük kahvaltı ekmeği ya da tatlı bir unlu mamülden oluşur.Frukosten består traditionellt bara av kaffe och en småfranska.
Sloganları "We Do Not Sow" (Biz tohum ekmeyiz)'dir.Vi använder alltså ordet "har" utan tempus.
Yufka ekmeği ^För bröd.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Han ägde Guds gestalt men vakade inte över sin jämlikhet med Gud."
Bu ekmek türü, Avrupalıların Amerika'ya varmasından önceki döneme aittir.Där försvann arten redan före européernas ankomst.