ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Elyaf içeriği beyaz ekmeklerden daha yüksektir.Мякоть более рыхлая, чем у других белых грибов.
2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu'nu destekledi.На президентских выборах 2014 года поддержала Эрдогана.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Капнуть кипящий сироп в холодную воду.
Ülke nüfusunun %60'ı şahsi tüketim ve kullanım için tarımsal ürünler ekmektedir.Каждая семья получала по 60 десятин земли в вечное и наследственное пользование.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Я к нему подошёл и говорю: „Дай хлеба!“.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.وساعد بعض المسلمين المحليين أيضًا في توزيع الخبز والعنب والمال.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."خبزنا الذي للغد أعطنا اليوم.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.وأنا أسأل الله أن ينفع بها، وألاّ يحرم كاتبها الثواب عليها".
Bir varlıklı Müslüman 1 ton, vali 2 ton ve baş müftü 400 kg ekmek bağışladı.وأرسل أحد المسلمين الأثرياء طنًا من الخبز، والحاكم طنين، والمفتي الرئيسي 400 كيلوجرام إضافي.
Fırıncılar, dolandırıcı olarak ün salmamak için kimi zaman 12 ekmek fiyatına 13 ekmek verirlerdi.ويمكن للخباز أن يعطي 13 رغيف من الخبز بسعر 12 رغيف، للتاكيد على أنه لا يعرف الغش.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.وكانت الأسماك ترتفع لتصل إلي 16 أضعاف تكلفته، وأنها كانت مكلفة حتي بالنسبة لسكان المناطق الساحلية.
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.بذلك يتم خبز الخبز السريع بشكل فردى.
Ekmek batırılarak yenir.وافوا الهارب بخبزه.)
(Ekmek ve Sokak) Bir çocuğun saldırgan bir köpekle karşılaşmasını anlatan yeni gerçekçi tarzda bir filmdir.هذا الفيلم يحكى قصة طفل مع كلب يواجهون العدوان بأسلوب واقعى جديد.
Yufka ekmek ile yenir.تقدم مع الخبز.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.إلمالى:إلمالى يوميا.
Tüm misafirlere gelin, ekmek ve su dağıtır.رفض كل الأغذية باستثناء الخبز والماء.
Ülkede 300'den fazla ekmek çeşidi fırınlarda satılmaktadır.يوجد تنتج المخابز أكثر من 300 نوع من الخبز .
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.والمتعة ليست في الكعكة نفسها ولكن في المعنى المرتبط بالكعكة بالنسبة لها.
Ekmeğin Fethi (Fransızca: La Conquête du Pain), anarko komünist Pyotr Kropotkin tarafından yazılmış kitaptır.(مايو 2010) الاستيلاء على الخبز هي كتاب للشيوعي اللاسلطوي بيوتر كروبوتكين.
Ekmek, Ermeni mutfağında çok büyük bir öneme sahiptir.تلعب التوابل دورا رائدا في المطبخ الجزائري.
Tabakta veya ekmek arasında tüketilir.يقدم بصلصة البندورة أو داخل خبز.
Mahallede kadınlar daha çok fırında ekmek yaparlar.في هذا الفرن كانوا يطهون أكثر من رغيف خبز في الوقت نفسه.
Ekmek yapmak için dışarıda ve içeride tandırlar bulunmaktadır.يصنع الشاي في داخل المنزل وخارجه.
Ekmek ye ve su iç.كل الخبز وشرب الماء.
Ekmek yiyip su iç.كل الخبز وشرب الماء.
Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin.Se eles não lhes derem emprego, exija pão.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Dai-nos dia adia o nosso pão diário.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Estas foram as maiores manifestações já vistas no Egito desde 1977.
Et ve et ürünleri ekmekten dört kat daha pahalı olabilirdi.A carne podia ser até quatro vezes mais cara que o pão.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Os peixes podiam ter até 16 vezes o custo, e eram caros mesmo para as populações costeiras.
Ülkede 300'den fazla ekmek çeşidi fırınlarda satılmaktadır.Mais de 300 tipos de pão são vendidos em lojas de panificação em todo o país.
Pathongko - Çinlilerin youtiao dediği kızgın yağda kızartılmış ekmeğin Tayland versiyonu.Pathongko: É a versão tailandesa do pão frito chinês chamado youtiao.
Bir örnek, ekmek, bira ve şarap yapımında kullanılan Saccharomyces cerevisiae'dır.Um exemplo é Saccharomyces cerevisiae, utilizado na produção de vinho, pão e cerveja.
Eşkili ekmek ince ve kalın açılır.Assim, o pastel fica aberto e estaladiço.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."O pão nosso de cada dia nos dai hoje.
Ayrıca köyün ekmeği de oldukça meşhurdur.O pão da região também é muito apreciado.
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Plantamos e ceifamos o trigo, mas nunca provamos pão branco.
Günümüzde ise pazar için Mende ekmeği üretimi yapan fırınlar bulunmaktadır.Mais recentemente surgiram no mercado máquinas caseiras de fazer pão.
Güve tarafından yenmiş buğdayla yapılan ekmek sağlık için tehlikelidir.O alto consumo de alimentos com salitre é prejudicial à saúde.
Yufka ekmeği ^Tema: Pão Pão .
Herkesin aldığı günlük ekmek miktarı karnesine işleniyordu.Eu ficava espantada com a quantidade de trabalho que o meu pai tinha todos os dias.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.(11) Dá-nos hoje o nosso pão diário.
Ben de tanelerini karıncalara verirdim, ekmeğimi onun suyuyla yerdim.Quanto a mim, no seu lugar, gostaria de comer todos os meus bolos do Palatinado.
Çünkü "bekos" kelimesi Frigce "ekmek" anlamına gelir.Uma palavra frígia conhecida é bekos, que significa "pão".
Pita ya da piturka pide şeklinde yapılan ekmektir.A palavra pata ou pataka refere-se a uma unidade administrativa.
Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdada kullanılır.Faz-se primeiro uma massa, como para o pão.
Bira üretiminde, ekmek hamurunun kabartılmasında, şarap yapımında insanlık tarihinde hep kullanılmışlardır.Historicamente, além da cevada outros cereais sempre foram utilizados na produção de cerveja.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Confiante em sua religiosidade, o fariseu nada pede a Deus e, assim, nada recebe.
Ekmek mayasının genomunun yaklaşık 100 milyon yıl önce ikilendiğine inanılmaktadır.Acredita-se que o genoma inteiro das leveduras sofreu duplicação há cerca de 100 mihões de anos.
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Havia lavouras de café, cereais e algodão.
Leonore Rocco'ya Florestan'a bir ekmek kabuğu vermesine izin için yalvarır.Por exemplo, ele pede a Dona Florinda para fazer um bolo especial para ele.
Şu adam ekmek yedi.Aquele homem comeu pão.
Süt ve ekmeği severim.Eu gosto de leite e pão.
Kadın ekmek yiyor.A mulher está comendo pão.
Öğle yemeğinde biraz ekmek ve bir haşlanmış yumurta yedim.Eu comi um pouco de pão e um ovo cozido no almoço.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Geef ons heden ons dagelijks brood.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Geef ons vandaag het brood dat wij nodig hebben.
Ankara Halk Ekmek.O brood van de engelen.
Besleyici değeri vardı ama arpadan yapılan ekmek çok ağır olurdu.Gerst was veel eenvoudiger te verbouwen, maar het brood ervan was erg zwaar, hoewel voedzaam.

İlgili Sayfalar