İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Les fidèles y viennent y faire bénir le pain et le sel.
Vaftizden sonra konfirmasyon vardır, ekmeğe maya şaraba su katarlar.Au-dehors, la Vierge apporte à la captive du pain et de l'eau.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.Quelques Musulmans de la ville viennent à leur aide en distribuant du pain, du raisin et quelques monnaies.
İstihkak yetişkinler için yarım, ağır işçiler için tam ekmekti.Il aura alors atteint la moitié du poids d’un adulte.
Sac ekmeği için Yufka ekmeği maddesine bakınız.Pour les articles homonymes, voir La Corbeille de pain.
Ekmek Parası, 2011, 2012.Pain Pain, sur scène en 2011.
Yemek pişirme ve ekmek yapımında yaygın olarak kullanılır.C’est la façon locale de faire et cuire le pain.
Tuzlama işleminin bir sebebi de ekmeği koruyarak, tazeliğini uzun süre muhafaza etmesini sağlamaktır.Il trouve une meilleure façon de conditionner le pain et de le garder frais plus longtemps.
Şanlıurfa'da açık ekmek, bazı yörelerde de lavaş ekmeği ile tüketilir.Dans la région de Bordeaux, on trempait aussi du pain dans son vin.
Herkesin ekmek alabilmasi için ekmek karneleri kullanılmıştır.Toute farine doit être employée à faire du pain.
Önemli nokta, ıslanmamış ekmek bırakılmamasıdır.Il faut être attentif à ne pas laisser le pain brûler.
Otuz ay süren kuşatmada "kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu".Le pain « frais » était si mauvais qu’ils ne pouvaient en supporter l’odeur.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.La princesse s'exécute, laissant voir les pains transformés en un bouquet de roses.
Aynı zamanda Sovyetlerin gençlere sadece eğer kendilerine komünist derlerse ekmek verdiğini öğrenir.Ce n'est que plus tard que les Géorgiens comprennent qu'ils ont à faire à un peuple païen.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.Il était une fermière Qui allait au marché, Elle portait sur sa tête Trois pomme dans un panier.
Bütün Avrupa’da da ekmek böyle pişiriliyordu ve günümüzde birçok yerde hâlâ bu eski fırınlar kullanılmaktadır.En Europe, ce chariot devint célèbre et la même pratique se perpétua.
Bu nedenle kestane meyvesi fakirin ekmeği, ağacı da ekmek ağacı olarak tanımlanmaktadır.C'est pourquoi l'on surnommait le châtaignier l'arbre à pain.
Giriş odasında bir ocak ve ekmek fırını bulunmaktadır.Dans ses bâtiments sont installés un magasin de pâtisserie et une boulangerie.
Yufka ekmek yapılır,tulum peyniri müthiştir.On te donne un bout de pain et un bout de fromage.
Fermentasyonu desteklemek amacı ile 0,5 kg ekmek veya 200-400 g bira mayası verilebilir.Il faut savoir que 2 à 3 kg de graines par hectare donneront au moins 10 000 plants/ha.
Körili ekmek (Japonca: カレーパン karē pan), Japon mutfağında körili bir ekmek türüdür.Le pain au curry (カレーパン, karē pan?) est un pain japonais populaire.
Onun daha az ekmeği var.Él tiene menos pan.
Ekmek alacak mısın?¿Va a tomar pan?
Adam ekmek yiyor.El hombre está comiendo pan.
Ve biraz ekmek.Y un poco de pan.
Adam ekmek yedi.El hombre comió pan.
Bana ekmek ve süt verdi.Me dio pan y leche.
Geçen yıl ilkbaharda aşçılık kursuna gittim ve ekmek pişirmeyi öğrendim.En primavera del año pasado fui a clases de cocina y aprendí a hornear pan.
Bu kadar çok sucuk için yeterince ekmek yok.No hay pan para tanto chorizo.
Ekmek ister misiniz?¿Queréis pan?
Biraz ekmek ve süte ihtiyacım var.Necesito leche y un poco de pan.
Ekmek nerede?¿Dónde está el pan?
Ekmek yiyorum.Estoy comiendo pan.
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.Espero que todavía quede un poco de pan.
Pirinci ekmekten daha çok severim.Me gusta el arroz más que el pan.
Bu ekmek küçük.Este pan es pequeño.
Ekmek yerim.Como pan.
Tom dün aldığım bütün ekmeği yedi.Tom se comió todo el pan que compré ayer.
Ekmek pişiriyorum.Estoy haciendo pan.
Çocuk ekmek yiyor.El niño está comiendo pan.
Süt ve ekmeği severim.Me gustan el pan y la leche.
Kadın ekmek yiyor.La mujer come pan.
Öğle yemeğinde ekmek mi yiyorsun?¿Comes pan en el almuerzo?
Adam ekmek yiyordu.El hombre estaba comiendo pan.
Her gün ne kadar ekmek yersin?¿Cuánto pan comes al día?
Adam ekmeği yedi.El hombre se comió el pan.
Bütün ekmeği mi yedin?¿Te has comido todo el pan?
Bu ekmek lezzetli.Este pan está delicioso.
Bakkal, manav, ekmekçi, sütçü ve başkalarına da ödeme yapmalıyım.Tengo que pagar al tendero, frutero, al panadero, al lechero y a otros.
Ekmek küflüydü, ama Tom yine de onu yedi.El pan tenía mohos, sin embargo Tom lo comió.
Ekmek alıyordum.Estaba comprando pan.
Ekmek istiyorum.Quiero pan.
Ekmek satın almayı unutma!¡No te olvides de comprar pan!
Hangi tür ekmek yiyorsun?¿Qué clase de pan estás comiendo?
O meyve ve ekmek yiyor.Está comiendo pan y fruta.
Okuldan eve dönerken iki ekmek aldım.Compré dos panes cuando volvía de la escuela.
Ben ekmek yedim.Comí pan.
Ekmeği fırıncıdan alıyorum.Le compro el pan al panadero.
Fakire ekmek yoksa zengine de huzur yok.Si no hay pan para el pobre, no habrá paz para el rico.
Ekmek pişirmek sanattır.Hacer pan es un arte.