Hazırlanan ekmek ve baklava davetiye görevini görürdü.Tische mit Brot und Salz stehen für seinen Empfang bereit.
Kahvaltı genelde sadece kahve ve küçük kahvaltı ekmeği ya da tatlı bir unlu mamülden oluşur.Das Frühstück besteht meistens nur aus Kaffee und einem Brötchen oder süßen Backwaren.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Gib uns heute das Brot, das wir brauchen.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.Als sie danach griffen, stellte sich das Funkeln allerdings als Laubfrösche heraus.
Köyün yemekleri etli ekmek ve keledoştur.Selbstversorgung der Gemeinde in Brot und Wein.
İnsanlar ona tuz ve ekmek ikram ederdi.Die Leute „fütterten“ sie mit Brot und Salz.
Ekmek batırılarak yenir.Das Brot wird zerrissen.
Ekmek yapmak için dışarıda ve içeride tandırlar bulunmaktadır.Zur Zubereitung wird das Brot zerteilt und in Schalen gegeben.
Bu dükkânda sadece ekmek arası ciğer kavurması satılır.Hier dürfen nur einzelne Biolebensmittel verkauft werden.
Yufka ekmeği ^Starkes Brot.
Almanya, ekmek çeşitliliği en fazla olan ülkedir.Deutschland ist eines der Länder, in denen Milchprodukte die größte Vielfalt erreichen.
Mısır ekmeği, lahana başlıca yemek çeşitlerindendir.Schinken und Wurst waren essenzielle Bestandteile jedes Frühstücks.
Rab'bin Sofrası (şarap ve ekmek paylaşımı) burada yapılır.Heute wird hier Wein-/Obstbau (Burghofer) und Kälbermast betrieben.
Fontamara (1931) Ekmek ve Şarap (1937) -- Vino e Pane (Çev.1964: Sabor a chucheca y rice and beans (spanisch)
1945 - Ekmek istihkakı kişi başına 450 grama çıkarıldı.Im Dezember 1944 wurde zum Beispiel pro Frau etwa 500 Gramm Brot von der Werksküche abgerechnet.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Gib uns täglich das Brot, das wir brauchen.
Bu tahıllar, iki temel gıda maddesi olan ekmek ve bira yapımında kullanılırdı.Aus der Brauersprache, wo diese beiden Zutaten als die wichtigsten bei der Bierproduktion galten.
Ekmekler Ekşili ekmek Hamur mayalanır bir köşede.Lachmöwen und Seeschwalben brüten in einer Kolonie.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.Noch 1970 kostete die Rheinüberfahrt 30 Pfennig.
Toprağı zemine serdikten sonra çimleri ekmeye başladık.Nach der Rodung der Vegetation auf dem Gelände wurde die Erde abgetragen.
Memurlar 14, halk 27 kuruştan ekmek alacak.Von den 79 Räumen werden 27 bewohnt.
Hamsi ekmeği başta olmak üzere bütün yiyeceklerin hamsili çeşitleri mevcuttur.Diese werden zu Beginn jeder syrischen Mahlzeit gereicht.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Rauchen senkt die Appetitschwelle.
Bazı ekmekler de patates unundan yapılmaktadır.Nudeln werden auch aus Süßkartoffel gemacht.
Sektöre yeni bir ekmek teknesi giriyor yani.Dem Schiff ist ein eingezogener Chorturm angebaut.
Nankör adam, sen müdürün o kadar ekmeğini yedin.Aus diesem Brotkrumen hat er ein weibliches Riesenbrot geklont.
İnsanın karnını doğuran, ekmek düşüncesi, değil, ekmeğin kendisidir.Das auf Jahrmärkten oft erhältliche Magenbrot ist kein Brot, sondern eine Lebkuchenart.
Paska (Ukraynaca: Паска), Paskalya için pişirilen geleneksel sütlü ekmek.Paska (russisch ukrainisch Пáска) ist ein Milchbrot, das traditionell zu Ostern gebacken wird.
Ekmek tahtasında açılan bezeler, sacta kızartılır (pişirilir).Die gebratenen Äpfel wurden ins Bier gegeben und zerdrückt (zerquetscht).
Her aile hatırladığı kadar ölen geçmişi kadar ekmek gönderir.Alle Medaillen verblieben nach dem Tod des Beliehenen als Erinnerung den Hinterbliebenen.
1 Ekim - Vesika ile ekmek dağıtılmakta olan bütün illerde halka ekmeklik hububat verilmeye başlandı.Ihr Festtag, der 1. Februar, wurde von da an mit der Segnung von Brot und Wasser besonders feierlich begangen.
Şu adam ekmek yedi.Aquel hombre comió pan.
İlk öğünde ekmek ve kvas ve bir sonrakinde ise kvas ve ekmek..."Bis Weihnacht gibt es Speck und Brot, danach kommt Kält’ und Not.
Bilgisayarlar gerçekten peynir ekmek gibi satılıyor.Les ordinateurs se vendent vraiment comme des petits pains.
Ekmek 10 yen zamlandı.Le pain a augmenté de 10 yens.
Erkek çocuk ekmek yiyor.Le garçon mange du pain.
Adam ekmek yedi.L'homme a mangé du pain.
Ekmek satın alacağım.Je vais acheter du pain.
Ekmeği bıçakla kesiyorum.Je coupe le pain avec un couteau.
Ekmek yemeye bayılırım.J'adore manger du pain.
Fareler ekmeğin bir kısmını yedi.Les rats ont mangé la moitié du pain.
Bana hangi ekmekten yemek istediğinizi söyleyin.Dites-moi quel pain vous désirez manger.
Onu ekmek için hazır mısın?Es-tu prêt à le planter ?
Ekmek alıyordum.J'achetais du pain.
Ekmek satın aldım.J'ai acheté du pain.
Ekmek satın aldı.Elle a acheté du pain.
Tom ekmek alıyor.Tom achète du pain.
Ekmek almıyorsunuz.Vous n'achetez pas de pain.
Ekmek alacaksın.Tu achèteras du pain.
Bana bir dilim ekmek verebilir misin?Peux-tu me donner une tranche de pain ?
Bu ekmek gerçekten çok lezzetli. Nereden satın aldın?Ce pain est vraiment délicieux. Où l'as-tu acheté?
Ekmek zaten fırınlandı.Le pain est déjà enfourné.
Fransa'da ekmeği masanın üstüne ters çevrilmiş koymamak gerekir.En France, il ne faut pas poser le pain à l'envers sur la table.
Ekmek ye ve su iç.Mangez du pain et buvez de l'eau.
Bugün ekmek yok.Il n'y a pas de pain aujourd'hui.
Fareler bir parça ekmek yedi.Les souris ont mangé une partie du pain.
Çoğunlukla aileler kendi ekmeğini (köy ekmeği) yapmaktadır.La plupart des oiseaux incubent leur(s) œuf(s) en le(s) couvant.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Donnez-nous aujourd'hui notre pain quotidien.
Ekmek yalnızca yemek için kullanılmazdı.Ils n'étaient probablement pas utilisés pour la cuisine.
Ekmek yapımı gözlenmiştir.Préparation du pain.