ekmeği ile cümle
ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.저희와 함께 음식 잡수실 때에 떡을 가지사 축사하시고 떼어 저희에게 주시매
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Och när han nu låg till bords med dem, tog han brödet och välsignade och bröt det och räckte åt dem.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Og det skete, da han havde sat sig med dem til Bords, tog han Brødet, velsignede og brød det og gav dem det.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Og det skjedde da han satt til bords med dem, da tok han brødet og velsignet det, og brøt det og gav dem;
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Pe cînd şedea la masă cu ei, a luat pînea; şi, după ce a rostit binecuvîntarea, a frînt -o, şi le -a dat -o.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Quando fu a tavola con loro, prese il pane, disse la benedizione, lo spezzò e lo diede loro
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Und es geschah, da er mit ihnen zu Tische saß, nahm er das Brot, dankte, brach's und gab's ihnen.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Y aconteció que estando sentado con ellos a la mesa, tomó el pan, lo bendijo y les dio
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.Και αφου εκαθησε μετ' αυτων εις την τραπεζαν, λαβων τον αρτον ευλογησε και κοψας εδιδεν εις αυτους.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.И като седна с тях на трапезата, взе хляба и благослови, разчупи и даде им.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.И когда Он возлежал с ними, то, взяв хлеб, благословил, преломил и подал им.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.І сталось, як сидів Він за столом а ними, взявши хліб, благословив, і переломивши, подав їм.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.ויהי כאשר הסב עמהם ויקח את הלחם ויברך ויבצע ויתן להם׃
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.فلما اتكأ معهما اخذ خبزا وبارك وكسّر وناولهما.
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.到 了 坐 席 的 時 候 、 耶 穌 拿 起 餅 來 、 祝 謝 了 、 擘 開 、 遞 給 他 們
Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.到了 坐席 的 時候 、 耶穌 拿起 餅來 、 祝謝 了 、 擘開 、 遞給 他 們
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Anh ấy đặc biệt thích ăn que cá bán ở các gánh hàng rong.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Dia terutama sangat suka makan bakso ikan goreng di kaki lima.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Hän varsinkin rakastaa syödä kalakakkuja(?) katukojuista.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Il aime particulièrement les brochettes de poissons que l'on vend dans les commerces ambulants...
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Különösen az utcai árusoktól szeret halpogácsát venni.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Specialmente gli piace mangiare il pesce dei venditori ambulanti.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Του αρέσει να τρώει ψαροκροκέτες<br /> στους υπαίθριους παγκους.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.Особенно он любит есть рыбные пирожки от уличных торговцев.
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.يحبّ كثيرا كعكة السمك التي تباع في الشوارع
O özellikle sokak satıcılarının balık ekmeğini yemeyi sever.一度に20本も食べるの
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.a budete už jesť z chleba zeme, budete obetovať obeť pozdvihnutia Hospodinovi,
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.A jeść będziecie chleb onej ziemi, ofiarować będziecie ofiarę podnoszenia Panu.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.Akkor, ha majd esztek a földnek kenyerébõl, adjatok felemelt áldozatot az Úrnak.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.daß ihr esset von dem Brot im Lande, sollt ihr dem HERRN eine Hebe geben:
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.e mangerete il pane di quel paese, ne preleverete un'offerta da presentare al Signore
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.et que vous mangerez du pain de ce pays, vous prélèverez une offrande pour l`Éternel.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.in boste uživali kruh dežele, poklonite dar povzdignjenja GOSPODU:
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.그 땅의 양식을 먹을 때에 여호와께 거제를 드리되
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.niin syödessänne sen maan leipää antakaa Herralle anti.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.og eter av landets brød, da skal I utrede en offergave til Herren.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.og spiser af Landets Brød, skal I yde HERREN en Offerydelse.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.será que, ao comerdes do pão da terra, oferecereis ao Senhor uma oferta alçada.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.şi cînd veţi mînca pîne din ţara aceea, să luaţi întîi un dar ridicat pentru Domnul.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.skolen I, då I äten av landets bröd, giva åt HERREN en offergärd därav.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.sucederá que cuando comáis del pan de la tierra, presentaréis una ofrenda alzada a Jehovah
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.Tedy, když počnete jísti chléb země, obětovati budete obět vzhůru pozdvižení Hospodinu.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.và ăn bánh của xứ đó , thì các ngươi phải lấy một lễ_vật dâng giơ lên cho Ðức_Giê - hô-va .
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.và ăn bánh của xứ đó, thì các ngươi phải lấy một lễ vật dâng giơ lên cho Ðức Giê-hô-va.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.τοτε οταν φαγητε εκ των αρτων της γης, θελετε προσφερει εις τον Κυριον προσφοραν υψουμενην.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.и будете есть хлеб той земли, то возносите возношение Господу;
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.и ядете от хляба на земята, тогава да принесете Господу възвишаем принос;
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.והיה באכלכם מלחם הארץ תרימו תרומה ליהוה׃
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.فعندما تأكلون من خبز الارض ترفعون رفيعة للرب.
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.喫 那 地 的 糧 食 、 就 要 把 舉 祭 獻 給 耶 和 華
o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız.喫那 地 的 糧食 、 就 要 把 舉祭 獻給 耶和華
Paris' te yaşıyordu. Geçen sene 10 milyon dolar değerinde Fransız ekmeği sattı.그는 파리에 거주하며 생전에 천만 달러 어치 이상의 빵을 팔았습니다.
Paris' te yaşıyordu. Geçen sene 10 milyon dolar değerinde Fransız ekmeği sattı.הוא התגורר בפריז. בשנה שעברה הוא מכר לחם צרפתי בשווי של 10 מיליון דולר.
Paris' te yaşıyordu. Geçen sene 10 milyon dolar değerinde Fransız ekmeği sattı.لقد عاش في باريس. وباع في العام الماضي ما قيمته 10 ملايين دولار من الخبز الفرنسي.
Paris' te yaşıyordu. Geçen sene 10 milyon dolar değerinde Fransız ekmeği sattı.全てのパンはひとつずつ、 薪窯オーブンで焼かれていました。
Pavlus bunları söyledikten sonra ekmek aldı, hepsinin önünde Tanrıya şükretti, ekmeği bölüp yemeye başladı.A keď to povedal a vzal chlieb, poďakoval Bohu pred všetkými a odlomil a začal jesť.
Pavlus bunları söyledikten sonra ekmek aldı, hepsinin önünde Tanrıya şükretti, ekmeği bölüp yemeye başladı.A to pověděv, vezma chléb, díky vzdával Bohu přede všemi, a rozlomiv, počal jísti.
Pavlus bunları söyledikten sonra ekmek aldı, hepsinin önünde Tanrıya şükretti, ekmeği bölüp yemeye başladı.A to rzekłszy i chleb wziąwszy, podziękował Bogu przed wszystkimi i złamawszy począł jeść.
Pavlus bunları söyledikten sonra ekmek aldı, hepsinin önünde Tanrıya şükretti, ekmeği bölüp yemeye başladı.Ciò detto, prese il pane, rese grazie a Dio davanti a tutti, lo spezzò e cominciò a mangiare
Pavlus bunları söyledikten sonra ekmek aldı, hepsinin önünde Tanrıya şükretti, ekmeği bölüp yemeye başladı.Daarna nam Paulus een brood en dankte God ervoor in het bijzijn van alle anderen.
İlgili Sayfalar