Bir de yeni komut ekipmanı oluşturulmuştur.Foi produzido um aparelho novo.
Kullandığı ekipmanın daha detaylı bir listesi Sherinian'ın Web sitesinde yer almaktadır ().A seguir segue-se uma lista de shinigamis (em seus atuais esquadrões devidamente).
Kayıtlar bir otel odasında az sayıda ekipmanla gerçekleşti.Há menos privacidade num albergue que num hotel.
Madencilik ekipmanları üretiminde yedi önde gelen uluslararası şirketlerinden biridir.Foi uma organização guarda-chuva unindo 17 de organizações de mulheres.
Bu operatörlerin değişik uyrukları, ekipmanları, yetenekleri ve işlevleri vardır.Os membros têm diferentes nacionalidades, habilidades e equipamentos.
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.Eles estão cercados por câmeras e luzes.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.O navio foi desmontado em 1948.
Kayıtlar için grup Rolling Stones'un mobil kayıt stüdyosu ve ekipmanlarını kiralamıştır.Rolling Stones Mobile Studio é um estúdio de gravação móvel da banda The Rolling Stones.
Günümüzde tünel inşaatlarında TBM (Tunnel Boring Machine) adı verilen gelişmiş ekipmanlar da kullanılmaktadır.Foram usadas grandes máquinas, tunnel boring machine (TBM).
Yohkoh 4 ekipman taşıdı.Juǀʼhoan apresenta quatro tons.
Eğer denize inecekse kızak tarjı iniş ekipmanı bulundurması gerekmektedir.Caso se deseje atravessar para a próxima camada, é necessário mergulhar ou descer uma queda d’água.
P281 Kişisel koruyucu ekipman kullanın.P281 - "De nodige persoonlijke beschermingsuitrusting gebruiken."
Bölüm 6–8: Gerekli ekipmanların ve sağlık hizmetlerinin sağlanması ile 731.Divisie 6-8: Verantwoordelijk voor uitrusting, medische verzorging en administratie.
Saha ölçüleri ve ekipman boyutları beyzbola göre daha küçüktür.De afmetingen van het veld zijn wat kleiner dan bij honkbal.
NASA astronotları standart ekipman olarak Victorinox çakılarına sahiptirler.Zelfs astronauten van de NASA hebben een Victorinox-mes in hun standaardset zitten.
Volvo S60'ta birçok teknolojik ekipmana yer verilmiştir.Zij kregen ieder een Volvo S60.
Oyun ilerledikçe çeşitli yeni silahlar ve ekipmanlar ortaya çıkıyor.Naarmate de speler vordert in het spel, worden er steeds meer wapens en spullen teruggevonden.
Kurallara uygun ekipmanları taşımayan sporcular diskalifiye edilir.Publicaties die niet aan de spelregels voldoen, worden verwijderd.
Tam temasla birlikte karşılaşmacılar vücutlarını koruyucu ekipmanlar giyerler.Ze dragen altijd hoeden om de organen op hun hoofd te beschermen.
Ekipman sponsorları ise Nike ve Babolattır.Girl Skateboards is een bedrijf voor en door skateboarders.
Yayın ekipmanları ise onların olduğu evlerine taşındı.De treinen keerden dus in feite terug naar waar ze vandaan kwamen.
Çünkü kraliyet konserinde bu ekipmanların hepsi kullanılmıştır.Ze dirigeerde het ensemble Le Concert Royal.
21 Ekim'de bütün fabrika ekipmanları trenlere yüklendi.21 października wszystkie urządzenia fabryczne zostały załadowane na wagony kolei.
NASA astronotları standart ekipman olarak Victorinox çakılarına sahiptirler.Dla astronauty NASA nóż Victorinox jest wyposażeniem standardowym.
İsrail ise ABD’ye kesilmiş elmas, mücevherat, yazıcılar ve telekomünikasyon ekipmanları ihraç etmektedir.Izrael eksportuje do Stanów Zjednoczonych diamenty, brylanty, urządzenia precyzyjne i telekomunikacyjne.
Bölüm 6–8: Gerekli ekipmanların ve sağlık hizmetlerinin sağlanması ile 731.Wydziały od 6 do 8: jednostki odpowiadające za wyposażenie, sprawy medyczne i administracyjne.
Bu kişiler, görev dahilinde ihtiyaç olan her türlü malzeme ve ekipmana erişimden sorumludurlar.Do tego rodzaju zadanie zostały one wyposażone we wszelkie dostępne środki bojowe i wyposażenie.
Genel olarak elit sporcularda özel atış ekipmanları bulunmaktadır.W Pucicach znajduje się prywatny ośrodek strzelectwa sportowego.
Arka tarafta bulunan sağlık ekipmanı hayat kurtarabilir.Korytarz ratunkowy może uratować życie.
Çünkü kraliyet konserinde bu ekipmanların hepsi kullanılmıştır.Utwór został wykonany na wszystkich koncertach.
Ekipman Haziran 1946'da Sovyetlere teslim edildi.Przekazano go władzom brytyjskim, które w czerwcu 1946 r. przekazały go Sowietom.
Bütün ekipmanlar da Avition Şirketine satıldı.Samoloty te zostały odsprzedane do linii lotniczych na całym świecie.
Ekibin tutulmasından ekipmanın kiralanması ve oyuncuların ayarlanmasına kadar tüm lojistikten sorumludur.Na jego barkach spoczywa odpowiedzialność za całą drużynę i jej przygotowanie.
En modern ekipmanla donatılmış yeni fabrikalar kurmaya başladı.Katedrę wyposażono w najnowocześniejszy sprzęt.
2006 yılında, Uzel traktör ve ekipman alanında 16 yeni modeli pazara sunar.Na terenie parku znajduje się 16 modeli lokomotyw oraz zespołów trakcyjnych.
Ayrıca telsiz ekipmanı ve üst kısmında büyük bir anteni bulunuyordu.U szczytu zaś znajdowała się antena.
Deneysel fizikteki dersleri sırasında, en basit uygulama ekipmanını kullanmak bile neredeyse imkânsızdı.Najwłaściwszym było podczas pouczania zastosowanie stylu prostego.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.Okręt wszedł do służby w 1938.
TE-8A Eğitim için kullanılmak üzeri görev ekipmanı sökülmüş uçağa verilen isim.Kolejna zbudowana na bazie AV-8B wersja samolotu przystosowana do wykonywania misji nocnych.
Stok ekipman haddeleme.Kabiny załogi zakryte.
Nortel, Toronto, Kanada, merkezli Telekomünikasyon ekipmanı üretimi yapan şirket.Nortel – kanadyjska firma produkująca sprzęt telekomunikacyjny.
Dräger Medical, bir tıbbi ekipman üreticisidir.Dräger Medical är en tillverkare av medicinsk utrustning.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Nästan hälften av de som sitter i fängelse delar på osteril tatueringsutrustning.
Kullanırken koruyucu ekipman kullanılması önerilir.Vid hantering skall skyddsutrustning användas.
Çünkü kraliyet konserinde bu ekipmanların hepsi kullanılmıştır.Efter dessa konserter anlitades hela bandet.
Aynı zamanda kütüphane ile ilgili malzeme ve ekipmanlar hakkında görüşler bildirmektedir.Han har även publicerat studier om biblioteks- och informationsvetenskapens teori- och metodutveckling.
Teknikte iyi geliştirmeler elde edilmişti ve ekipmanlar basite indirgenmişti.Nackdelarna ansågs problematiska och tekniken lades ner.
Kayıtlar için grup Rolling Stones'un mobil kayıt stüdyosu ve ekipmanlarını kiralamıştır.Vid inspelningarna av albumet användes Rolling Stones mobila inspelningsstudio.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.Flottningen upphörde 1938.
Grup beraber son konserlerinde Edwards'ın gitarını kırmasından etkilenerek tüm ekipmanlarını sahnede yakmıştı.I slutet av turnéns sista konsert slog Eddie sönder en av sina gitarrer.
ThyssenKrupp Elevator: Asansör ve yürüyen merdiven ekipmanı üreticisi.«ThyssenKrupp Elevator» — виробник ліфтового та ескалаторного обладнання.
Yaklaşık 50 yıl boyunca Herschel'in ekipmanları Uranüs'ün uydularının göründüğü tek teleskop olarak kaldı.Протягом майже 50 років телескоп Гершеля був єдиним, за допомогою якого можна було розрізнити супутники Урана.
Ryle gelişmiş ekipmanları sayesinde, o yıl evrendeki bilinen en uzak gökadayı görüntülemeyi başarmıştır.Удосконаливши обладнання, Райл зміг виявити найвіддаленіші відомі на той момент галактики у всесвіті.
Bu silahların yanında belli başlı ekipmanlar taşıyabiliyoruz.Може переносити з собою велику кількість зброї.
ChemCam ekipmanı Los Alamos Ulusal Laboratuvarı ve Fransız CESR Laboratuvarı tarafından geliştirildi.Інструмент був розроблений Лос-Аламоською національною лабораторією спільно з французькою лабораторією CSR.
Çünkü kraliyet konserinde bu ekipmanların hepsi kullanılmıştır.У цьому режимі використовуються записи з реальних концертів.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Близько половини ув'язнених використовують повторно нестерильні засоби для татуювання.
Sağlık ocağı ekipmanı ve sağlık evi vardır.Лікарня має хороші приміщення та матеріальну базу.
NASA astronotları standart ekipman olarak Victorinox çakılarına sahiptirler.На борту «Списа Адуна» є власні модифікації стандартних військ.
1998 yılında mayın tarama ekipmanı çıkarıldı ve yardımcı kurtarma gemisi olarak kullanılmaya başladı.З 1966 року авіаносець був виведений в резерв та використовувався як допоміжне судно.