Ana içeriğe geç
Sözlük

ekip ile cümle

ekip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Discovery için bir program yaptım, ve bu ekiple beraber gittim,Doch ich habe einmal ein Programm im Team für Discovery moderiert.
Discovery için bir program yaptım, ve bu ekiple beraber gittim,Ficou a pé toda a noite com eles, a tocar tambor e a dançar,
Discovery için bir program yaptım, ve bu ekiple beraber gittim,디스커버리 채널 촬영차 제작진과 함께 갔었고
Discovery için bir program yaptım, ve bu ekiple beraber gittim,הנחיתי תוכנית בדיסקברי, וכשירדתי עם הצוות,
Discovery için bir program yaptım, ve bu ekiple beraber gittim,كمقدم لبرنامج على قناة " ديسكوفري " وعندما وصلت هنالك مع الفريق
Discovery için bir program yaptım, ve bu ekiple beraber gittim,チームで行った時に とても懸念をしていたのは
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Acum, sa presupunem ca aflu ca este o problema cu utilajul.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Angenommen, ich stelle jetzt ein Problem der Ausrüstung fest.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Digamos que imagino que es un problema de equipamiento.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Disons que je comprenne que c'est un problème d'équipement.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Giờ giả sử tôi nhận ra đó là một vấn đề thiết bị.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Imaginemos que eu descubro que é um problema de equipamento.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.자, 이제 그게 장비문제라는 것을 알았다고 합시다.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Lad os nu sige, at jeg finder ud af, at det er et problem med udstyret.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Misal saya mengetahui bahwa masalahnya adalah dengan peralatan.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Mondjuk, rájövök, hogy a felszerelés a probléma.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Oletetaan, että se on laiteongelma.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Ora, diciamo che capisco che è un problema di attrezzatura.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Powiedzmy, że już zrozumiałam, że chodzi o wyposażenie.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Řekněme tedy, že se jedná o problém se zařízením.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Tänk er att jag listar ut att det är ett problem med utrustningen.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Τώρα, ας πούμε ότι διαπιστώνω ότι είναι πρόβλημα του εξοπλισμού.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Да кажем, аз открия, че е проблем с оборудването.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Или, скажем, я определила, что это проблема с оборудованием.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.Скажімо, я визначила, що існує проблема з обладнанням.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.נניח שסיווגתי זאת כבעיית ציוד.
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.الآن , فلنقل أنني إكتشفت أنها مشكلة في المعدات .
Diyelim ki bir ekipman sorunu var.自分で修理可能なレベルのものか?
Dokuz kişilik bir ekipte başkan, başkan yardımcısı ve sekreter seçilmek isteniyor. .9명이 모인 단체에서 3명의 임원을 뽑으려 합니다. 회장, 부회장, 그리고 서기.
Dokuz kişilik bir ekipte başkan, başkan yardımcısı ve sekreter seçilmek isteniyor. .Skupina devíti lidí chce vybrat do vedení tři úředníky: prezidenta, viceprezidenta a sekretáře.
. Dokuz kişilik bir ekipte başkan, başkan yardımcısı ve sekreter seçilmek isteniyor. .Един клуб, състоящ се от девет души, иска да избере съвет от трима члена, президент, вицепрезидент и секретар.
Dokuz kişilik bir ekipte başkan, başkan yardımcısı ve sekreter seçilmek isteniyor. .Клуб з 9 людей бажає обрати собі правління з 3 посадовців, а саме Президента, віце-Президента і Секретара.
Dokuz kişilik bir ekipte başkan, başkan yardımcısı ve sekreter seçilmek isteniyor. .選びたいと思いました。 役員はランダムに選ばれるとして、
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var.Aquele arbusto com informação.
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var.모든 인간들이 이 장비를 가지고 다닌다는 것이
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Bạn có thể tưởng tượng được không, mỗi con người đều đang mang thiết bị đó, thậm chí cả Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Dapatkan Anda bayangkan kalau setiap manusia memiliki peralatan itu, Paris Hilton sekalipun?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Dokážete si predstaviť, každá ľudská bytosť v seme nosí takéto zariadenie, dokonca aj Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.El tudják képzelni, minden emberi lénynek megvan ez a szerkezete, még Paris Hiltonnak is?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile. (Kahkahalar)Können Sie sich vorstellen, dass jeder Mensch diese Ausrüstung mit sich herumträgt, sogar Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile. (Kahkahalar)Μπορείτε να φανταστείτε ότι κάθε άνθρωπος κουβαλά αυτόν τον εξοπλισμό, ακόμη κι η Πάρις Χίλτον; (Γέλια)
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Kan je je voorstellen dat elke mens die uitrusting heeft, zelfs Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Kan ni föreställa er, att varje människa transporterar den utrustningen, till och med Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Każdy z nas nosi taki sprzęt, nawet Paris Hilton.
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Pouvez-vous imaginer, tout être humain porte cet équipement, même Paris Hilton ?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.¿Pueden imaginarlo, cada ser humano lleva consigo esta capacidad, hasta Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Riuscite ad immaginare che ogni persona porti tutta quell'attrezzatura, persino Paris HIlton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Si lahko predstavljate: vsak človek v sebi nosi to opremo, celo Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Vă imaginați că fiecare ființă umană are acest echipament, chiar și Paris Hilton?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Можете себе представить, что у каждого есть такое оборудование, даже у Пэрис Хилтон?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Можете собі уявити, що в кожного є такий механізм, і навіть у Періс Хілтон?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var. Paris Hilton'da bile.Представяте ли си, всяко човешко същество разполага с това оборудване, дори Парис Хилтън?
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var.התוכלו לדמיין, כל בן אדם סוחב
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var.من الممكن أن تتخيلوا ،كل شخص بشري يحمل
Düşünebiliyor musunuz, herkeste bu ekipman var.この装置を持っているんです パリス・ヒルトンでも(笑い)
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Als je een film wilde maken, had je heel veel materiaal en een Hollywood-budget nodig.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Dacã voiai sã faci un film aveai nevoie de o mulţime de aparaturã şi un buget de la Hollywood.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Gdy chciałeś nakręcić film, potrzebowałeś masy sprzętu i hollywoodzkiego budżetu.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.Jos taas halusi tehdä elokuvan, tarvitsi valtavasti laitteita ja Hollywood-budjetin.
Eğer bir film yapmak isteseydiniz, bir sürü ekipmana ve bir Hollywood bütçesine ihtiyaç duyardınız.만약에 여러분이 영화를 만들고 싶었다면, 수많은 촬영장비들과 헐리웃 자본 같은게 필요했었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod