Üreme Tohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekilir.De zaden kunnen zich zonder bevruchting ontwikkelen.
Toprağa ekilir.Vergeten aarde.
80'lerde ise tütün ekilirdi.In de jaren '80 stond er een sigarenfabriek.
Önceleri ekili alanları olan bu yöre hayvancılık yapmak için kullanılmıştır.Het rund werd het eerst in dit gebied tot huisdier gemaakt.
Ekili alanların %90'dan fazlası tahıl üretimine ayrılmıştır.Obecnie prace ziemne ukończone są w ponad 90%.
Ekilecek olan mahsulün ne olduğunu hep beraber karar verilir ve o mahsul ekilir.Zawsze wierzy w to, że jej przybrany syn podejmie właściwą decyzję i zrobi to, co powinien.
Ekili-dikili arazi oranı %30'dur.Prawdziwe prawdopodobieństwo wynosi przecież 30%.
Esasen ekili alanların koruyucusudur.Han är åkerbrukets beskyddare.
Tahıllarla ya da yazlık sebzelerle münavebeli olarak ekilir.Förökas med frö eller sommarsticklingar.
Yılın geri kalan zamanlarında ekili alanlardaki tohumları da yerler.Resten av året förvaras de i växthus.
Ova tarafında tahıl ekilir.Pälsen är gråbrun på ovansidan.
Esasen buğday ve üzüm ekilir.Повсюдно висіваються кукурудза і пшениця.
Ekili arazi potansiyeli iyidir.Це радше простір потенційних можливостей.
Büyükbaş hayvancılık yapılır, buğday ekilir.Пекарня — виробляє дошки, споживає пшеницю.
Ova tarafında tahıl ekilir.Po straně přiléhají sakristie.
Buğday yeryüzündeki en eski ekili tarım ürünlerinden biridir.Ječmen patří mezi nejstarší zemědělské plodiny.
Ekili alanların %90'dan fazlası tahıl üretimine ayrılmıştır.Astăzi, se păstrează mai puțin de jumătate din ruinele termelor.
Kivi asmaları 4–5 m ara ile ekilir.Se adaugă apă fiartă (clocotită) până trece peste 4-5 cm.
Tahıllarla ya da yazlık sebzelerle münavebeli olarak ekilir.Magvetéssel vagy nyári zölddugványozással szaporíthatók.
Yulaf üretiminin yapıldığı bölgelerin çoğunda yulaf ilkbaharda ekilir.A legnagyobb károkat a vetésterületeken, a porviharok tavasszal okozzák.
Ekili-dikili arazi oranı %30'dur.A városlakók aránya 30%.
Buğday; satım amaçlı değil evin ekmek ihtiyacını giderme amacıyla ekilir.Etenkään ei leluja, Kamppaile, että saisimme taas jokapäiväisen leivän.
Patates ve soğan da ekilir.Lisäksi keittoon kuuluu myös perunaa ja kuminaa.
Ova tarafında tahıl ekilir.Entä tähtein tällä puolen?.
Patates ve soğan da ekilir.Ψητό πιπερόριζα και κρεμμύδια προστίθενται επίσης.
Hububatlar Saksonya-Anhalt'ın ekili alanlarının yüzde altmış ikisini oluşturmaktadır.Οι καλλιέργειες Δημητριακών και σιτηρών καλύπτουν το 62% της καλλιεργούμενης γης στη Σαξονία-Άνχαλτ.
Bununla birlikte Avustralya ve Yeni Zelanda'da da ekilir.Ο φλώρος έχει επίσης εισαχθεί σε τόσο Αυστραλία και Νέα Ζηλανδία.
Tarlalar bir yıl ekilir bir yıl nadasa bırakılır.Resten af pladsen ville kunne bruges et år endnu.
Meyve ve sebze tarımı yapılmasına karşın bu ürünler ihtiyacı karşılamak için ekilir.Jord- og skovbrug kan imidlertid fortsætte, selv om der er bestemmelser som det må tages hensyn til.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Ståltrawlerne er kun hjemme en del af året.
1995 yılında çeşitli narenciye kırpma ile ekili yaklaşık 300 hektar alan vardı.I 1995 var det omkring 300 hektar med forskjellige sitrusavlinger.
80'lerde ise tütün ekilirdi.På 1980-tallet forfalt Skarpa.
Yulaf, silo yemi olarak baklagil yem bitkilerinden tırfılla karışık olarak ekilir.Yulin fremstiller seg som hundekjøttrettenes kulinariske vugge.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Musim tanam pagi di lebak hanya sekali dalam setahun.
Buğday ve ayçiçeği nöbetleşe olarak ekilir.Daging dan sayur disajikan bersamaan.
Bazen ekili sebzeleri sular.Đôi khi người ta ăn lê khô.
Ova tarafında tahıl ekilir.Bên này đổ lỗi cho bên kia.
Esasen buğday ve üzüm ekilir.小麦、大麦を含んでもよい。
Patates ve soğan da ekilir.ビールやジャガイモも用いられる。
Ekili arazinin önemli kısmı sulanmaktadır.9.弁柄の成分が沈殿。
2008'e kadar tütün de ekilirdi.^ グルーブドタイヤは2008年まで。
Ekili alanların %90'dan fazlası tahıl üretimine ayrılmıştır.認定地域内で生産されたブドウを60%以上使用する。
Ekili alanların %90'dan fazlası tahıl üretimine ayrılmıştır.藏南地区森林覆盖率达90%以上。
Buğday yeryüzündeki en eski ekili tarım ürünlerinden biridir.喬治亞葡萄酒是世界上歷史最古老的葡萄酒之一。
Ayrıca mısır ve buğday da ekilir.麻奶和花生奶也是。
Ekili ve dikili alan toplam 106.471 dekardır.这颗小行星的绝对星等为104.13671等。
Bol miktarda Gündendi(Ayçiçeğinin trakyacası:) ve Buyday (Buğday) ekilir tarlalara.다주면은 인천부 다소면(多所面)과 주안면(朱安面)의 합면이다.
Tangle Kelp: Suya ekilir.안구 테러: 눈이 오염됨.
Bazen ekili sebzeleri sular.לעיתים נרטבים המבקרים ממים אמיתיים.
Bazen ekili sebzeleri sular.Понякога кълват водораслите.
Toprağa ekilir.Към почвата.
Ova tarafında tahıl ekilir.В тази местност има глигани.
Yılın geri kalan zamanlarında ekili alanlardaki tohumları da yerler.В останалата част от годината те остават в ергенски стада.
Soğan ve patates ekimi yaygındır; baklagillerden en çok nohut ekilir.Отглеждането на лук и картофи също е често разпространено; отглежда се и нахут.
Daha çok arpa ve buğday ekilir.Več usnja in več perja.
Zira çiçeğini vermiş olan soğan ekilirse, bir dahaki seneye çiçek vermez.Tako novi les, ki izhaja iz obrezovanja, ne bo proizvajal cvetja do naslednje sezone.
Toprağa ekilir.Kaip pakelti Žemę.
Bununla birlikte Avustralya ve Yeni Zelanda'da da ekilir.Jų aptinkama Australijoje ir Naujojoje Zelandijoje.
Ova tarafında tahıl ekilir.Kituose krantuose plyti pievos.
Ova tarafında tahıl ekilir.Selle idakülje kõrval kasvab pihlakas.