Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.이 업계는, 저작권 보호가 없기 때문에 매우 개방적이며 독창적인
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Відсутність захисту авторського права в цій індустрії створює відкрите і творче середовище для креативності.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.Отсутствие защиты авторского права в индустрии моды, стимулирует открытую и творческую среду для креативности.
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.בגלל שאין רישום של זכויות יוצרים בתעשייה זו, יש מערכת יחסי גומלין
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.ولأنه ليس هناك حماية حقوق النسخ في هذا المجال، هناك بيئة إنفتاحية وإبداعية
Bu endüstride telif hakkı koruma kanunu olmadığı için... çok açık ve yaratıcılığın yaratıcı ekeolojisi vardır.著作権の保護がないため とてもオープンでクリエイティヴな 創造性の環境があります
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Acesta este Ministerul Economiei şi Finanţelor.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Ceci est le ministère de l'économie et des finances.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Das ist das Wirtschafts- und Finanzministerium.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Đây là Bộ Kinh tế và Tài chính.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Dit is het Ministerie van Economie en Financiën.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Este é o Ministério da Economia e das Finanças.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Este es el Ministerio de Economía y Finanzas.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Ini adalah kantor menteri ekonomi dan keuangan.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.이 곳은 경제 금융부 건물입니다.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Questo è il Ministero dell'Economia e della Finanza.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.To jest Ministerstwo Ekonomii i Finansów.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Αυτό είναι το Υπουργείο Οικονομίας και Οικονομικών.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Това е Министерството на икономиката и финансите.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.Это министерство Экономики и Финансов.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.זה משרד הכלכלה והאוצר.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.هذه هي وزارة المالية و الإقتصاد.
Burası Ekenomi ve Finans Bakanlığı binası.我々はハイチ大地震による
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Du wirst viel Samen ausführen auf das Feld, und wenig einsammeln; denn die Heuschrecken werden's abfressen.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.네가 많은 종자를 들에 심을지라도 메뚜기가 먹으므로 거둘것이 적을 것이며
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Levarás muita semente para o teu campo, porem colherás pouco; porque o gafanhoto a consumirá.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek."Llevarás mucha semilla al campo, pero cosecharás poco; porque la langosta la consumirá
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Megen sæd skal du føre ut på marken, og lite skal du samle inn; for gresshoppen skal ete den av.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Mnoho semene vyneseš na pole k rozsívání, a málo shromáždíš, nebo sžerou to kobylky.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Mycken säd skall du föra ut på åkern, men litet skall du inbärga, ty gräshoppor skola förtära den.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Ngươi sẽ đem gieo nhiều mạ trong ruộng mình , nhưng mùa gặt lại ít , vì sẽ bị cào_cào ăn sạch .
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Ngươi sẽ đem gieo nhiều mạ trong ruộng mình, nhưng mùa gặt lại ít, vì sẽ bị cào cào ăn sạch.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Paljon siementä sinä viet pellollesi, mutta vähän sinä korjaat, sillä heinäsirkat hävittävät sen.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Porterai molta semente al campo e raccoglierai poco, perché la locusta la divorerà
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Sok magot viszel ki a mezõre, de keveset takarsz be, mert felemészti azt a sáska.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Udsæd i Mængde skal du bringe ud på Marken, men kun høste lidt, thi Græshopperne skal fortære den;
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.U zult veel zaaien maar weinig oogsten, want de sprinkhanen zullen uw oogsten opvreten.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Vei sămăna multă sămînţă pe cîmpul tău, şi vei strînge puţin; căci o vor mînca toate lăcustele.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Veliko semena odneseš na polje, a malo spraviš, zakaj kobilice požro vse.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Vynesieš mnoho semena na pole a spraceš málo, lebo to obožerú kobylky.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Σπορον πολυν θελεις φερει εις τον αγρον, και ολιγον θελεις συναξει διοτι θελει καταφαγει αυτον η ακρις.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Много семе ще изнасяш на полето, а малко ще събираш, защото скакалците ще го пояждат.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.Семян много вынесешь в поле, а соберешь мало, потому что поест их саранча.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.זרע רב תוציא השדה ומעט תאסף כי יחסלנו הארבה׃
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.بذارا كثيرا تخرج الى الحقل وقليلا تجمع لان الجراد ياكله.
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.你 帶 到 田 間 的 種 子 雖 多 、 收 進 來 的 卻 少 、 因 為 被 蝗 蟲 喫 了
‹‹Çok tohum ekecek, ama az toplayacaksınız. Çünkü ürününüzü çekirge yiyecek.你 帶到 田間 的 種子 雖多 、 收進來 的 卻少 、 因為 被 蝗蟲喫了
Çünkü rüzgar eken kasırga biçer. Baş vermeyen buğday un vermez. Verse bile yabancılar yutacak onu.저희가 바람을 심고 광풍을 거둘 것이라 심은 것이 줄기가 없으며 이삭은 열매를 맺히지 못할 것이요 설혹 맺힐지라도 이방 사람이 삼키리라
Çünkü rüzgar eken kasırga biçer. Baş vermeyen buğday un vermez. Verse bile yabancılar yutacak onu.כי רוח יזרעו וסופתה יקצרו קמה אין לו צמח בלי יעשה קמח אולי יעשה זרים יבלעהו׃
Çünkü rüzgar eken kasırga biçer. Baş vermeyen buğday un vermez. Verse bile yabancılar yutacak onu.انهم يزرعون الريح ويحصدون الزوبعة. زرع ليس له غلّة لا يصنع دقيقا. وان صنع فالغرباء تبتلعه.
Çünkü rüzgar eken kasırga biçer. Baş vermeyen buğday un vermez. Verse bile yabancılar yutacak onu.他 們 所 種 的 是 風 、 所 收 的 是 暴 風 、 . 所 種 的 不 成 禾 稼 、 就 是 發 苗 也 不 結 實 、 即 便 結 實 、 外 邦 人 必 吞 喫
Çünkü rüzgar eken kasırga biçer. Baş vermeyen buğday un vermez. Verse bile yabancılar yutacak onu.他 們所種 的 是風 、 所 收 的 是 暴風 、 . 所 種 的 不成 禾稼 、 就是 發苗 也 不 結實 、 即便 結實 、 外邦人 必吞喫
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.A nepřítel, kterýž jej rozsívá, jestiť ďábel, ale žeň jest skonání světa, a ženci jsou andělé.
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.Der Feind, der sie sät, ist der Teufel. Die Ernte ist das Ende der Welt. Die Schnitter sind die Engel.
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.El enemigo que la sembró es el diablo. La siega es el fin del mundo, y los segadores son los ángeles
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.fienden som sådde det, er djevelen; høsten er verdens ende; høstfolkene er englene.
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.kẻ nghịch thù gieo cỏ ấy , là ma_quỉ ; mùa gặt , là ngày tận_thế ; con gặt , là các thiên_sứ .
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.kẻ nghịch thù gieo cỏ ấy, là ma quỉ; mùa gặt, là ngày tận thế; con gặt, là các thiên sứ.
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.가라지를 심은 원수는 마귀요 추수때는 세상 끝이요 추숫군은 천사들이니
Deliceleri eken düşman, İblistir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.nepriateľ, ktorý ich nasial, je diabol; žatva je skonanie sveta, a ženci sú anjeli.