O tohumları ekebiliriz.種の一部は次の世代のために使われます
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Ich pflanze die Kartoffeln, jäte Unkraut, domestiziere die Spezies.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Ik plant de aardappelen, ik wied de tuin, ik tem de soorten.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Io pianto le patate, tolgo le erbacce, addomestico le speci.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Ja sadzę ziemniaki. Ja odchwaszczam ogród. Ja udomawiam zwierzęta.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Já sázím brambory, já odpleveluji zahradu, já zdomácňuji druhy.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Je plante les pommes de terre, je désherbe le jardin, je domestique les espèces.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.저는 감자를 심고, 풀을 뽑습니다. 저는 그 종을 길들이지요.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Plantez cartofii, curat gradina de buruieni, imblanzesc animale.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Saya menanam kentang, saya menyiangi kebun, saya menernakkan hewan.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Tôi trồng khoai tây, dọn cỏ trong vườn, thuần hóa các loài
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Yo planto papas, quito las malas hierbas, domestico a las especies.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Εγώ φυτεύω τις πατάτες, εγώ ξεχορταριάζω τον κήπο, εγώ εξημερώνω το είδος.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Аз садя картофи, аз плевя градината, аз култивирам другите видове.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.Я сажаю картошку, я полю сад, я осваиваю разновидности.
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.אני שותל את תפוחי האדמה, אני מעשב את הגינה, אני מביית את המין. אך באותו יום זה הכה בי -
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.أنا زرعت البطاطا أنا أشذب الحديقة أنا أروض الكائنات (جعلها منزلية)
Patates ekerim, ot yolarım, canlıları evcilleştiririm.しかしその日 私の心に浮かんだのは
Sadece prinç ekerken ağıt okurlardı.그들은 벼를 심을때만 그 애도가를 부릅니다.
Sadece prinç ekerken ağıt okurlardı.והן שרו אותן רק כאשר הן שתלו את האורז,
Sadece prinç ekerken ağıt okurlardı.وكن يغنينها فقط عندما يزرعن الأرز،
Sadece prinç ekerken ağıt okurlardı.米を植える時にだけ 彼らはこの
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.너희가 제 팔 년에는 파종하려니와 묵은 곡식을 먹을 것이며 제 구 년 곧 추수하기까지 묵은 곡식을 먹으리라
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.Năm thứ tám , các ngươi sẽ gieo và ăn hoa_lợi của mùa_màng cũ cho_đến mùa_màng mới của năm thứ chín .
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.Năm thứ tám, các ngươi sẽ gieo và ăn hoa lợi của mùa màng cũ cho đến mùa màng mới của năm thứ chín.
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.וזרעתם את השנה השמינת ואכלתם מן התבואה ישן עד השנה התשיעת עד בוא תבואתה תאכלו ישן׃
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.فتزرعون السنة الثامنة وتاكلون من الغلة العتيقة الى السنة التاسعة. الى ان تاتي غلتها تاكلون عتيقا
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.第 八 年 你 們 要 耕 種 、 也 要 喫 陳 糧 、 等 到 第 九 年 出 產 收 來 的 時 候 、 你 們 還 喫 陳 糧
Sekizinci yıl toprağınızı ekerken, dokuzuncu yıl ürün alıncaya kadar eski ürününüzü yiyeceksiniz.第八 年 你 們要 耕種 、 也 要 喫陳糧 、 等到 第九 年 出 產收來 的 時候 、 你們還喫陳糧
Sessizce bana bakıp şöyle dedi: "Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir."Patrząc na mnie spokojnie, opisał, co trzeba zrobić.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Beati voi! Seminerete in riva a tutti i ruscelli e lascerete in libertà buoi e asini
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Bem-aventurados sois vós os que semeais junto a todas as águas, que deixais livres os pés do boi e do jumento.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Blagor vam, ki sejete poleg vseh vodá in puščate, da prosto hodijo noge volov in oslov!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Blahoslavení vy, ktorí sejete popri všetkých vodách, ktorí voľne púšťate nohu vola a osla!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Blaze vám, kteříž sejete na všelikých místech úrodných, vypouštějíc tam vola i osla.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Błogosławieni jesteście, którzy siejecie na wszelakich miejscach urodzajnych, wpuszczając tam woły i osły.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Heureux vous qui partout semez le long des eaux, Et qui laissez sans entraves le pied du boeuf et de l`âne!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!모든 물가에 씨를 뿌리고 소와 나귀를 그리로 모은 너희는 복이 있느니라
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Lykkelige er I som sår ved alle vann, som slipper oksen og asenet på frifot!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Oh boldogok ti, a kik minden vizek mellett vettek, és szabadon eresztitek a barmok és szamarak lábait!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Onnelliset te, jotka kylvätte kaikkien vetten vierille ja laskette härän ja aasin jalat valtoimina kulkemaan!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Phước thay cho các ngươi gieo giống ở bên mọi dòng nước , thả chơn bò lửa đi .
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Phước thay cho các ngươi gieo giống ở bên mọi dòng nước, thả chơn bò lửa đi.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Salige I, som sår ved alle Vande, lader Okse og Æsel frit løbe om!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Sälla ären då I som fån så vid alla vatten, I som kunnen låta edra oxar och åsnor fritt ströva omkring.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!U bent gelukkig en rijk gezegend als u zaait op de oevers en u uw vee in groene weiden laat grazen.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Wohl euch, die ihr säet allenthalben an den Wassern und die Füße der Ochsen und Esel frei gehen lasset!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Μακαριοι σεις οι σπειροντες πλησιον παντος υδατος, οι εξαποστελλοντες εκει τους ποδας του βοος και της ονου.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Блажени вие, които сеете при всяка вода, Които изпращат навред нозете на вола и на осела!
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!Блаженны вы, сеющие при всех водах и посылающие туда вола и осла.
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!אשריכם זרעי על כל מים משלחי רגל השור והחמור׃
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!طوباكم ايها الزارعون على كل المياه المسرحون ارجل الثور والحمار
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!你 們 在 各 水 邊 撒 種 牧 放 牛 驢 的 有 福 了
Sulak yerde tohum eken, Sığırını, eşeğini özgürce çayıra salan sizlere ne mutlu!你 們 在 各 水邊 撒 種牧 放牛 驢 的 有福 了
"Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir.""Anda membangun ini, Anda membangun itu, Anda menanam ini dan itu akan berhasil. "
"Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir.""Bau dies, bau dies, nimm dies, und dann klapppt das."
"Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir." Bu resim oranın şu anda neye benzediğini gösteriyor.Este es el aspecto que tiene hoy.
"Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir.""Cậu xây dựng cái này, xây dựng cái này, đặt cái này vào và nó sẽ hoạt động."
"Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir.""Construieşti aceasta, construieşti aceasta, pui aceasta, şi va funcţiona."
"Şunları, şunları ve şunları ekersen yetişecektir.""Construis ça, construis ça, ajoutes-y ça, et ça marchera."