Ana içeriğe geç
Sözlük

ek ile cümle

ek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hepimiz küresel ekonominin parçasıyız.We are all part of the global economy.
Onların eski inşaat ekipmanları var.They have old construction equipment.
Otelde internet erişimi için ek bir ücret var.There's an extra charge at the hotel for Internet access.
Ekstra bozuk paranı nereye koyarsın?Where do you put your extra change?
Yüksek bir yapıdan atlamak ekstrem bir spordur.Base jumping is an extreme sport.
En taze ekmeği nereden alabilirsin?Where can you get the best fresh bread?
Ekmek bayat ve sert.The bread is old and hard.
Diz vücudun en büyük eklemidir.The knee is the body's largest joint.
Soğuk havalarda, onun eklemleri şişmiş olur.In cold weather, her joints become swollen.
Artrit, eklemleri etkileyen ağrılı bir durumdur.Arthritis is a painful condition that affects the joints.
Yemeğinle bir parça ekmek ister misin?Would you like a piece of bread with your meal?
Komşum bahçesine yeni çim ekiyor.My neighbor is planting new grass in his yard.
Bir elma tohumu ekerseniz, ağaç haline gelebilir.If you plant an apple seed, it might grow into a tree.
Bahçemde fasulye ekiyorum.I am planting beans in my garden.
Patates kızartmam için ekstra tuz rica ettim.I requested extra salt on my french fries.
Bu bayat ekmek bir kaya kadar sert.This old bread is as hard as a rock.
Ekonomik durum şimdi iyi değil.The economic situation isn't good right now.
Tatilimiz o kadar eğlenceliydi ki ekstra bir hafta kalmaya karar verdik.Our vacation was so much fun that we decided to stay an extra week.
İçinde bulunduğumuz ekonomiden dolayı çok göze alamayız.I can't afford much because of the economy we are in.
Ekmek fırınınız nerede?Where's your bakery?
Ekmek ister misiniz?Would you like bread?
Dünya, kendi ekseni etrafında 24 saatte bir döner.The earth revolves on its axis once every 24 hours.
Kapı itfaiye ekipleri tarafından baltalanmıştı.The door had been axed by the firefighters.
Neşeli ol! Cümlelerinin hepsine bir ünlem işareti ekle!Be cheerful! Add an exclamation mark to all of your sentences!
Bir üçgenin iki dik açısı varsa, o bir kenarı eksik bir karedir.If a triangle has two right angles, it's a square missing one side.
Esperanto'da bir sıfat "a" ile biter. Çoğul ise "j" eklenerek oluşturulur.In Esperanto an adjective ends in "a." The plural is formed by adding "j."
Ekvator'un başkenti Pichincha'nın dağlık ilinde, Quito'dur.The capital of Ecuador is Quito, in the mountainous province of Pichincha.
Dirsek kol ve önkol arasında eklemdir.The elbow is the joint between the arm and forearm.
Ekinlerin yağmura ihtiyacı var.The crops need rain.
O sevgililer gününde biraz koyu çikolata ekledi.She enclosed a little dark chocolate in her valentine.
Senin eksantrikliğin seni ya sevimli ya da sıkıcı yapabilir.Your eccentricities can make you either charming or tedious.
Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.I ate potato flavoured village bread in my hometown, Bolu.
Rüzgar eken fırtına biçer.Who seeds wind, shall harvest storm.
Bana biraz ekmek alır mısın lütfen?Will you buy me some bread, please?
Lütfen bana biraz ekmek alır mısınız?Would you mind buying me some bread, please?
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.One who wakes up late, for him, there may not be enough bread.
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.Add the honey, lemon juice, chopped almonds and the chopped apples.
Bu tarlalar kaliteli ekin üretir.These fields produce good quality crops.
Zaman geçtikçe, Çin ekonomisi gittikçe daha güçlü oluyor.As time goes on, China's economy gets stronger and stronger.
Çocuk ekmek yiyor.The boy eats bread.
Adam ekmek yedi.The man ate bread.
Tatoeba'ya yeni bir dil eklemek istiyorum, ne yapmak zorundayım?I'd like to add a new language in Tatoeba, what do I have to do?
Artısı da var eksisi de.It's swings and roundabouts.
O, bahçeye bir çiçek soğanı ekti.She planted the flower bulb in the garden.
Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.National rescue teams are on standby ready to fly to Japan.
Mısır ekmeğinde sosisli sandvici severim.I like corn dogs.
Ekmek yiyin!Eat the bread!
Onların iyi bir ekipmanı yoktu.They did not have good equipment.
1975 Ekiminde evliydiler.They were married in October of 1975.
Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.They decided to leave extra food behind.
Onlar bir dizi büyük ekonomik programlar başlattı.They launched a series of major economic programs.
Onlar ekonomiyi düzeltmede başarısız olduğu için onu suçladılar.They blamed him for failing to improve the economy.
Anlaşmazlığın ekonomiye zarar vereceğinden korkuyorlardı.They feared that the dispute would hurt the economy.
Bu şirketlerin, ekipmana ve diğer malzemelere ihtiyacı vardı.These companies needed equipment and other supplies.
Amerikan ekonomisi her zamankinden daha güçlüydü.The American economy was stronger than ever.
Amerikan ekonomisi bir durgunluk yaşadı.The American economy suffered a recession.
Araştırmacılar ciddi bir gıda eksikliğinden muzdarip olmaya başladı.The explorers began to suffer from a severe lack of food.
Ekonomik durum daha da kötüleşti.The economic situation grew worse.
Bush çalışkan bir ekip kurdu.Bush put together a hard-working team.
İstikrarlı ekonomik gelişme vardı.There was steady economic improvement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ek ile cümle - Sayfa 9 - ek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App