Ana içeriğe geç
Sözlük

ekşi ile cümle

ekşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun tecrübe eksikliğini hesaba katmalısın.You must make allowance for his lack of experience.
Başkalarının eksikliklerine karşı çok hassasınız.You are too critical of others' shortcomings.
Post modern tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern sonrası tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Midem ekşidi.I have heartburn.
Süt kolayca ekşir.Milk easily turns sour.
Süt ekşidi.The milk turned sour.
Süt ekşimiş.The milk turned sour.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.We failed due to a lack of preparation.
Hiçbir şeyden eksik kalma.Catch as catch can.
Bir şeyin eksik olduğunun bilincindeydim.I was conscious that something was missing.
Ne eksik?What is missing?
Ben eksiğim.I am incomplete.
Egzersiz eksikliği nedeniyle çok az iştahım var.I have little appetite due to lack of exercise.
Egzersiz eksikliğinden kas gücüm zayıfladı.My muscular strength has weakened from lack of exercise.
Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.The lock on my drawer had been tampered with and some of my papers were missing.
Limon ekşi bir meyvedir.The lemon is a sour fruit.
Gönüllü grup savaş mağdurlarının yiyecek ve ilaç eksikliğini gideriyor.The volunteer group provides war victims with food and medicine.
Bir tane çatal eksik.There is a fork missing.
Benim çantalardan biri eksik.One of my bags is missing.
Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.Acid fruits like pineapples and lemons are sour.
Eksik bir peçete var.There is a napkin missing.
O, tatlı mı yoksa ekşi midir?Is it sweet or sour?
O yıl büyük bir pirinç eksikliği vardı.There was a great lack of rice that year.
Heykelin kafası eksik.The statue is missing its head.
Sütün tadı ekşi.The milk tastes sour.
Argüman eksiklerle doludur.The argument is full of holes.
Makinenin bazı eksik parçaları var.The machine has some of its parts missing.
Meyve yemek için hâlâ çok ekşi.The fruit is still too sour to eat.
Üzümler ekşi gibi görünüyor.The grapes seem to be sour.
Şu üzümler tatlı görünüyor ama aslında onlar ekşiler.Those grapes look sweet, but in fact they're sour.
Portakalın tatlı ya da ekşi tadı yoktu.The orange didn't taste either sweet or sour.
Bu kitabın son yaprağı eksik.The last leaf of this book is missing.
Bu kitap iki sayfa eksiktir.This book is missing two pages.
Bu setin beşinci cildi eksik.The fifth volume of this set is missing.
Üçüncü cildi eksik olan bu sözlük bana üç yüz dolara mal oldu.This dictionary, of which the third volume is missing, cost me a hundred dollars.
Bu sütün tadı ekşi.This milk tastes sour.
Bu elmanın çok ekşi tadı var.This apple tastes very sour.
Bu elmanın tadı ekşi.This apple tastes sour.
Bu üzümler o kadar ekşi ki onları yiyemem.These grapes are so sour that I can't eat them.
Bu üzümlerin tadı ekşi.These grapes taste sour.
Tereyağının tadı ekşi.The butter tasted sour.
Bu meyve suyu ekşidir.This juice tastes sour.
Sistemin belli eksiklikleri var.This system has obvious defects.
Soğuk algınlığın varsa, uyku eksikliği senin için çok kötüdür.If you have a cold, lack of sleep is very bad for you.
O mağazada bana paranın üstünü eksik verdiler.They short-changed me at that store.
Üzümler ekşi.The grapes are sour.
Eksik bir sayfa var.There is a page missing.
Polisler eksik belgeleri arıyor.The cops are searching for the missing documents.
Hiçbir öğrenci eksik değildi.No students were absent.
Şu andaki eğitim sisteminde hangi eksikliği bulabilirsin?What defect can you find in the present system of education?
Pahalı yemekler uyku eksikliğini telafi edemez.Expensive meals can't compensate for lack of sleep.
Bugün birkaç öğrenci eksik.A number of students are absent today.
Dün gece termometre eksi on derece kaydetti.The thermometer registered minus ten last night.
Ben yaşadığım sürece hiçbir şeyin eksikliğini hissetmeyeceksin.You shall want for nothing as long as I live.
Biz hepimiz eksik belgeleri her yerde aradık ama onlar asla bulunmadı.We all searched high and low for the missing documents, but they were never found.
Eksikliklerimizin farkında olmalıyız.We should be conscious of our shortcomings.
Bir şey eksik değil.Nothing is missing.
Gençler ve yaşlılar arasında bir iletişim eksikliği vardır.There is a lack of communication between the young and the old.
Uyku eksikliği gizliden gizliye onun sağlığına zarar veriyordu.Lack of sleep was undermining her health.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod