Son Ejderha Şövalyesi olarak bilinir, ve yedi krallıktaki en güçlü şövalyelerden biriydi.Hij was een van de legendarische koningen en was de zesde van de zeven goddelijke koningen met de naam Tri.
Komodo ejderlerinin soyu insan baskısı yüzünden tehlike altındadır.Craugastor decoratus wordt bedreigd door het verlies van habitat.
Bir ejderha öldürürse bir kız arkadaş bulabileceğini düşünmektedir.Als een ridder de draak kan doden, zal hij de koningsdochter als vrouw krijgen.
Bayrağın tam ortasında kırmızı renkte bir ejderha bulunmaktadır.In het midden van de vlag wordt een rood springend hert afgebeeld.
Ejderha Smaug'un ölüm haberi herkesçe duyulmaya başladı.De draak Smaug gooide echter roet in het eten.
Ülke adeta kırmızı ejderha ile özdeştirilmiştir.Bijvoorbeeld: Zuid legt een rode draak weg.
Ayrıca neredeyse tüm sırtını kaplayan devasa büyüklükte bir ejderha dövmesi de vardır.Er is een enorm schuin naar achteren liggend neusgat met een grote omringende uitholling.
Draconifors: Ejderha heykellerini gerçek ejderhalara dönüştürür.Discendo = afbuiging Draconifors Spreuk die drakenbeelden in echte draken verandert.
B plakasındaki tanrı ise her elinde bir deniz atı ya da ejderha tutmaktadır.Bóstwo na elemencie b dzierży w każdej dłoni konika morskiego lub smoka.
Kırmızı bir ejderhaya benzer.Przypomina czerwonego lwa.
Onunla vakit geçirdikçe ejderhaların Vikinglerin zannettikleri gibi olmadığı fark etmiştir.Chciał natomiast pokazać innym wikingom, że smoki nie są takie, za jakie się je uważa.
Ejderhası, Semavi olan Lien'dir.Służy do obkładania (mocowania) lin.
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.Jej wysłannikiem jest biały wąż.
Bir ejderha öldürürse bir kız arkadaş bulabileceğini düşünmektedir.Chłopak sądzi, że poprzez posiadania pracy uda mu się znaleźć dziewczynę.
Ejderha Mızrağı Destanı, Margaret Weis ve Tracy Hickman tarafından yazılmış kitap serisi.Najważniejsze książki z serii Dragonlance zostały napisane przez Margaret Weis i Tracy’ego Hickmana.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Prezbiterium przebudowano na mieszkanie dla komendanta.
Ouroboros, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan ya da ejderha şeklinde resmedilen sembol."Ouroboros" to antyczny symbol przedstawiający węża lub smoka połykającego własny ogon, tworzącego okrąg.
Koşumlanmayı kabul etmeyen ejderhalar, en yakın üreme alanına gönderilirler.Drużyny, które nie utrzymały się w lidze, są relegowane do Wyższej Ligi.
Hem ejderhaları, hem de insanları tedavi edebilmektedir.Potrafił leczyć ludzi i zwierzęta.
Bu versiyonda ejderha, fırtına tanrısını yenince onun yüreğini ve gözlerini alıp götürür.W drugiej wersji mitu Wąż pokonując boga burzy zabiera mu serce i oczy, które odzyskał dla niego syn.
Spor izlemeyi sever, Mets ve Jets hayranıdır, Zindan ve Ejderha oynamayı sever ama spor yapmayı sevmez.Jako typowy nastolatek, uwielbia sport i gry komputerowe, interesuje się płcią przeciwną i to bardzo.
Armada atının üstünde gösterilen kişi Aziz George olup kılıcıyla bir ejderhayı öldürmektedir.Jego herb nadal jest Saint George na koniu, zabicie smoka.
Ayrıca sırtında da bir ejder dövmesi vardır.Ma również tatuaż na pośladku.
Bu hançerin özelliği, kullanan kişi kendi kalbine soktuğunda dev bir ejderhaya dönüşmesiydi.Jak mówi legenda, osoba, która wbije sobie go w serce, zmieni się w potężnego smoka.
Fistandantilus, Ejderha Mızrağı serisindeki kötü büyücü karakteri.Konar Bezlistny - zły czarownik z krainy po drugiej stronie Magicznego Lustra.
Çin ejderhası, Çin mitolojisinde bulunan bir efsanevi yaratıktır.Biały Tygrys – stworzenie z mitologii chińskiej.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Zawodzi ich i zostaje uznany za zdrajcę.
Geralt daha sonra ejderha formundaki Saskia ile savaşır ve nihayetinde onu yener.Okazuje się, że walka miała ona na celu doprowadzić Sashę do czwartego poziomu i tak też się dzieje.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.Przed śmiercią nauczyciel wyznaje Eragonowi, iż sam kiedyś był Smoczym Jeźdźcem.
Ejderhasının ismi de Saphira'dır.Draken tar sig namnet Saphira.
Ejderha küresi denen ilginç şeyler bulunur.Det finns gott om intressanta objekt i Draken.
Dişsiz kendi ejderha grubunu fark eder.För andra betydelser, se Dragons Teeth.
Ayrıca sırtında da bir ejder dövmesi vardır.Dessutom har några arter strimmor på ryggen.
2 ejderha kadın ve erkeğı simgeler.Konstverket avbildar två kvinnor och en man med fana.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Han stöter dock på problem och betraktas som förrädare.
Bir ejderha öldürürse bir kız arkadaş bulabileceğini düşünmektedir.Om spelaren lyckas döda en drake erhåller man dennes draksjäl.
Ejderhalar: Ejderhalar çeşitli sihir gücüne sahip, olduça büyük sürüngenlerdir.Huvudartikel: Bamse i Trollskogen Konstiga saker händer.
Gullinkambi tanrılara doğru ötecek ve ejderhaları çağıracak.Havsjätten Ägir inbjuder gudarna till gästabud och gör hos dem återbesök.
Cauchador Real: Ağır sıklet ejderha türüdür.Spetsstjärtad snäppa (Calidris acuminata) är en stor Calidris-vadare.
Ejderhanın Gözleri, (İngilizce: The Eyes of the Dragon) Stephen King'in destansı ögeler içeren romanı.Drakens ögon (The Eyes of the Dragon) är en roman från 1987 av Stephen King.
Ejderha Süvarileri ile de araları iyi değildir.Även hovarna är utmärkta hos hästarna.
Brom: Eski Ejderha Süvarisi ve Eragon'un ilk öğretmeni.Brom är sagoberättare, före detta drakryttare och Eragons mentor.
Ada komodo ejderleri ve boyları üç metreye kadar çıkan dev kertenkeleleri ile ünlüdür.Ön är känd för sina komodovaraner, jätteödlor som kan bli upp till tre meter långa.
Gradaşçeviç, sıklıkla "Bosna Ejderi" (Boşnakça: Zmaj od Bosne) olarak bilinmekteydi.Den mest kända var Husein-Kapetan Gradaščević, även känd som "Zmaj od Bosne" (sv: Draken av Bosnien).
Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri kılıç ile bir vuruşta kırmıştır.Häxmästaren själv uppträdde sedan på en svart springare och höjde sitt svärd.
Ejderha dansı, Çin'e özgü geleneksel bir dans türüdür.Ukrainsk dans är en traditionell folkdans i Ukraina.
Yapraklı deniz ejderi gibi, avlarını yutmakta kullandığı uzun bir burnu vardır.De har en lång kropp och en lång svans som de använder sig av när de simmar.
Rocky: Toprak ejderhasıdır.Dilong är underjordens drake.
Ama Hıçkıdık'ın ejderhayı vurduğunu gören olmaz.Нічого не підозрюючи, він вичікував акул.
Oldukça duygusal ejderlerdir.Доволі активні акули.
Sonra İason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir.Кадм убив дракона і посіяв його зуби.
Daha sonra ejderha ağzında gizlediği dişlerini çıkarır ve balığı yer.Після дозрівання беззубка розриває шкіру риби і потрапляє на дно.
Ejderhaları yönetir.Танок драконів.
Ejderhalar en zeki hayvanlardır.Найкраще дослідженими є мисливські звірі.
"Sarılı ejderha" formları Hongshan kültürüne (MÖ 4700'den MÖ 2900'e) atfedilmiştir.Перші знахідки фігурок драконів згорнутих в кільце відносять до культури Хуншань (4700 — 2900 до н. е.).
Kendisi Yadigar Ejder gibi dışarıda kalmış, soğuktan donarak yaşamını yitirmiştir.Офіційно оголосили, ніби монарх помер від застуди.
Ejderhalar ".Змії!»
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Незабаром Фібі переїздить з сімейного будинку у власну квартиру.
Bayrağın ortasında ise Butan'ı simgeleyen bir ejderha bulunmaktadır.На логотипі компанії зображений дракон — символ Бутану.
Yapraklı deniz ejderi Güney Avustralya eyaletinin resmi deniz amblemidir.Квітка цієї рослини є квітковою емблемою штату Південна Австралія.