Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Ðiều đó cũng ra bởi Ðức_Giê - hô-va vạn quân , mưu Ngài lạ_lùng , sự khôn_ngoan Ngài tốt_lành .
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Ez is a seregek Urától származott: Õ ád csodás tanácsot és nagyságos bölcseséget!
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.I toć od Pana zastępów wyszło, który jest dziwny w radzie, a wielmożny w rzeczy samej.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.I to od Hospodina zástupu vyšlo, kterýž jest divný v radě, a veleslavný v skutku.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.I toto vyšlo od Hospodina Zástupov, ktorý je prepodivný v rade a veleslávny v skutku.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Kebijaksanaan itu datangnya dari TUHAN Yang Mahakuasa. Semua rencana TUHAN bijaksana dan selalu berhasil
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.이도 만군의 여호와께로서 난 것이라 그의 모략은 기묘하며 지혜는 광대하니라
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Också detta kommer från HERREN Sebaot; han är underbar i råd och stor i vishet.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Også dette kommer fra Hærskarers HERRE, underfuld i Råd og stor i Visdom.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Også dette kommer fra Herren, hærskarenes Gud; han er underfull i råd, stor i visdom.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Şi lucrul acesta vine dela Domnul oştirilor; minunat este planul Lui, şi mare este înţelepciunea Lui.``
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Solches geschieht auch vom HERRN Zebaoth; denn sein Rat ist wunderbar, und er führt es herrlich hinaus.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Tämäkin on tullut Herralta Sebaotilta; hänen neuvonsa on ihmeellinen ja ymmärryksensä ylen suuri.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.También esto procede de Jehovah de los Ejércitos, maravilloso en designios y grande en logros
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Tudi to prihaja od GOSPODA nad vojskami, ki je čudovit v svetu, velik v razumnosti.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Και τουτο εξηλθε παρα του Κυριου των δυναμεων, του θαυμαστου εν βουλη, του μεγαλου εν συνεσει.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.И это происходит от Господа Саваофа: дивны судьбы Его, велика премудрость Его!
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Също и това произлиза от Господа на Силите, Който е чудесен в съвет, превъзходен в мъдрост.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.גם זאת מעם יהוה צבאות יצאה הפליא עצה הגדיל תושיה׃
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.هذا ايضا خرج من قبل رب الجنود. عجيب الرأي عظيم الفهم
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.這 也 是 出 於 萬 軍 之 耶 和 華 . 他 的 謀 略 奇 妙 、 他 的 智 慧 廣 大
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.這 也 是 出於 萬軍 之 耶和華 . 他 的 謀略 奇妙 、 他 的 智慧 廣大
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Bo ci dwanaście lat służyli Chodorlahomerowi, a trzynastego roku odstąpili od niego.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Doce años habían servido a Quedarlaomer, pero en el año 13 se rebelaron
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Doze anos haviam servido a Quedorlaomer, mas ao décimo terceiro ano rebelaram-se.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Dvanácte let sloužili Chedorlaomerovi, třináctého pak léta zprotivili se.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Dvanajst let so bili služili kralju Kedorlaomerju, v trinajstem letu pa so se uprli.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Dvanásť rokov slúžili Kedorlaómerovi a trinásteho roku sa sprotivili.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.I tolv år hade de varit under Kedorlaomer, men i det trettonde året hade de avfallit.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.I tolv År havde de stået under Kedorlaomer, men i det trettende faldt de fra;
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.이들이 십이년 동안 그돌라 오멜을 섬기다가 제 십삼년에 배반한지라
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Pendant douze ans, ils avaient été soumis à Kedorlaomer; et la treizième année, ils s`étaient révoltés.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Per dodici anni essi erano stati sottomessi a Chedorlaomer, ma il tredicesimo anno si erano ribellati
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Timp de doisprezece ani fuseseră supuşi lui Chedorlaomer; şi în anul al treisprezecelea s'au răsculat.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Tizenkét esztendeig szolgálták vala Khédorlaomert, és a tizenharmadik esztendõben ellene támadtak vala.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Tolv år hadde de tjent Kedorlaomer, men i det trettende år var de falt fra.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Δωδεκα ετη εδουλευον εις τον Χοδολλογομορ εν δε τω δεκατω τριτω απεστατησαν.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Дванадесет години бяха се подчинявали на Ходологомора, а в тринадесетата въстанаха.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.Двенадцать лет были они в порабощении у Кедорлаомера, а в тринадцатом году возмутились.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.שתים עשרה שנה עבדו את כדרלעמר ושלש עשרה שנה מרדו׃
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.اثنتي عشرة سنة استعبدوا لكدرلعومر والسنة الثالثة عشرة عصوا عليه.
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.他 們 已 經 事 奉 基 大 老 瑪 十 二 年 、 到 十 三 年 就 背 叛 了
Bu krallar on iki yıl Kedorlaomerin egemenliği altında yaşamış, on üçüncü yıl ona başkaldırmışlardı.他 們已經事 奉基 大老 瑪 十二 年 、 到 十三 年 就 背叛 了
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Ainsi parle le Seigneur, l`Éternel: Cela n`arrivera pas, cela n`aura pas lieu.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Así ha dicho el Señor Jehovah: No sucederá, ni será así
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Assim diz o Senhor Deus: Isto não subsistirá, nem tampouco acontecerá.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Căci aşa vorbeşte Domnul, Dumnezeu: ,,Aşa ceva nu se va întîmpla şi nu va avea loc.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Chúa là Ðức Giê-hô-va phán như vầy: Sự ngăm đe ấy không thành, điều đó không xảy ra!
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Chúa là Ðức_Giê - hô-va phán như_vầy : Sự ngăm đe ấy không thành , điều đó không xảy_ra !
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Così dice il Signore Dio: Ciò non avverrà e non sarà!
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.därför säger Herren, HERREN: Det skall icke lyckas, det skall icke ske.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Denn also spricht der HERR HERR: Es soll nicht bestehen noch also gehen;
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.derfor, så siger den Herre HERREN: Det skal ikke lykkes; det skal ikke ske!
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.derfor sier Herren, Israels Gud, således: Det skal ikke lykkes og ikke skje!
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Így szól az Úr Isten: Nem áll meg és nem lészen ez!
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.주 여호와의 말씀에 이 도모가 서지 못하며 이루지 못하리라
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Maar de HERE God zegt: Daar komt niets van in, het gebeurt niet.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.niin sanoo Herra, Herra näin: Ei se onnistu, eikä se tapahdu.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.Tak mówi Pan Panujący: Nie stanie się, i nie będzie to.
‹‹ ‹Buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.takto hovorí Pán Hospodin: Nebude stáť, čo hovoria, ani sa nestane.