Bu doğrudan dolara ve ABD'nin parasal egemenliğine yapılan bir saldırıydı ve hoşgörüyle karşılanmayacaktı.Detta var en direkt attack mot dollarn och mot USA:s finansiella dominans, och det skulle inte tolereras.
Bu doğrudan dolara ve ABD'nin parasal egemenliğine yapılan bir saldırıydı ve hoşgörüyle karşılanmayacaktı.Esto fue un ataque directo sobre el dólar y al dominio financiero de EEUU y no iba a ser tolerado.
Bu doğrudan dolara ve ABD'nin parasal egemenliğine yapılan bir saldırıydı ve hoşgörüyle karşılanmayacaktı.Isto foi um ataque direto ao dólar e ao domínio financeiro dos EUA e não seria tolerado.
Bu doğrudan dolara ve ABD'nin parasal egemenliğine yapılan bir saldırıydı ve hoşgörüyle karşılanmayacaktı.Tämä oli suora isku dollaria ja Yhdysvaltojen taloudellista valta-asemaa vastaan ja sitä ei voitu sietää.
Bu doğrudan dolara ve ABD'nin parasal egemenliğine yapılan bir saldırıydı ve hoşgörüyle karşılanmayacaktı.كان هذا هجوم مباشر على الدولار وعلى الهيمنة المالية للولايات المتحدة وانها خطوة لن يتم التسامح معها.
Bu dönem içerisinde, Rusya ve İsveç, Finlandiya’da egemen olmak için birçok kez savaşmışlardır.Durant cette période, la Suède et la Russie se sont souvent affrontées pour contrôler la Finlande.
Bu dönem içerisinde, Rusya ve İsveç, Finlandiya’da egemen olmak için birçok kez savaşmışlardır.Durante ese tiempo, Suecia y Rusia lucharon con frecuencia por su dominio sobre Finlandia.
Bu dönem içerisinde, Rusya ve İsveç, Finlandiya’da egemen olmak için birçok kez savaşmışlardır.Ruotsi ja Venäjä taistelivat tänä aikana useasti vaikutusvallasta Suomessa.
Bu dönem içerisinde, Rusya ve İsveç, Finlandiya’da egemen olmak için birçok kez savaşmışlardır.Sverige och Ryssland stred under denna tid ett flertal gånger om vem som skulle vara makthavaren över Finland.
Bu dönem içerisinde, Rusya ve İsveç, Finlandiya’da egemen olmak için birçok kez savaşmışlardır.Швеция и Россия постоянно воевали за своё влияние в Финляндии.
Bu dönem içerisinde, Rusya ve İsveç, Finlandiya’da egemen olmak için birçok kez savaşmışlardır.كانت السويد وروسيا تتحارب في ذلك الوقت ولعدة مرات من أجل تأثيرها على فنلندا.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Acum are loc judecata lumii acesteia, acum stăpînitorul lumii acesteia va fi aruncat afară.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Agora é o juízo deste mundo; agora será expulso o príncipe deste mundo.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Ahora es el juicio de este mundo. Ahora será echado fuera el príncipe de este mundo
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Hiện bây giờ, có sự phán xét thế gian nầy, và hiện nay vua chúa của thế gian nầy phải bị xua đuổi.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Hiện bây_giờ , có sự phán_xét thế_gian nầy , và hiện_nay vua_chúa của thế_gian nầy phải bị xua_đuổi .
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Jetzt geht das Gericht über die Welt; nun wird der Fürst dieser Welt ausgestoßen werden.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.이제 이 세상의 심판이 이르렀으니 이 세상 임금이 쫓겨나리라
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Maintenant a lieu le jugement de ce monde; maintenant le prince de ce monde sera jeté dehors.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Most van e világ kárhoztatása; most vettetik ki e világ fejedelme:
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Nu går der Dom over denne Verden, nu skal denne Verdens Fyrste kastes ud,
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Nu går en dom över denna världen, nu skall denna världens furste utkastas.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Nu holdes dom over denne verden; nu skal denne verdens fyrste kastes ut,
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Nyníť jest soud světa tohoto, nyní kníže světa tohoto vyvrženo bude ven.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Nyt käy tuomio tämän maailman ylitse; nyt tämän maailman ruhtinas pitää heitettämän ulos.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Ora è il giudizio di questo mondo; ora il principe di questo mondo sarà gettato fuori
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Sekarang sudah waktunya dunia dihakimi; sekarang penguasa dunia ini digulingkan
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Teraz jest sąd świata tego, teraz książę świata tego precz wyrzucony będzie.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Teraz je súd tohoto sveta; teraz bude knieža tohoto sveta von vyvrhnuté.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Zdaj je sodba tega sveta; zdaj bo vojvoda tega sveta vržen ven.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Τωρα ειναι κρισις του κοσμου τουτου, τωρα ο αρχων του κοσμου τουτου θελει εκβληθη εξω.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Ныне суд миру сему; ныне князь мира сего изгнан будет вон.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.Тепер суд сьвіту сьому: тепер князь сьвіту сього проженеть ся геть.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.עתה משפט בא על העולם הזה עתה ישלך שר העולם הזה חוצה׃
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.الآن دينونة هذا العالم. الآن يطرح رئيس هذا العالم خارجا.
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.現 在 這 世 界 受 審 判 . 這 世 界 的 王 要 被 趕 出 去
‹‹Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.現 在 這 世界 受 審判 . 這 世界 的 王要 被 趕 出去
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.Dit is een van de wijzen waarop dominante systemen zich handhaven en reproduceren.
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.이것은 지배 체제를 유지하고 그 지배 구조를 재생산하는 방법 중의 하나로 작용하여
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.Это один из способов существования и самовоспроизводства доминантных систем,
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.זו אחת הדרכים, שבהן המערכות השולטות מתָּחְזקות ומנציחות את עצמן, כלומר
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.هذه إحدى الطرق التي تحافظ بها النظم المهيمنة على نفسها وتتناسل، مما يعني أن
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.維持・再生産されるつまり- 安定した支配層は自分の優位に無自覚
Bu eserde, ayrıca Anglo-Sakson egemenliğinin, Çin'de sonlandığı zaman konu alınıyor.Jest też o końcu anglosaskich rządów w Chinach.
Bu eserde, ayrıca Anglo-Sakson egemenliğinin, Çin'de sonlandığı zaman konu alınıyor.이 작업에서, 한가지 더 언급되고 있는 것은
Bu eserde, ayrıca Anglo-Sakson egemenliğinin, Çin'de sonlandığı zaman konu alınıyor.העבודה הזו גם מתייחסת לסוף המלוכה האנגלו-סכסית על סין,
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.A kemény orczájú fiakhoz és makacs szívûekhez küldelek téged, és ezt mondjad nékik: Így szól az Úr Isten!
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.이 자손은 얼굴이 뻔뻔하고 마음이 강퍅한 자니라 내가 너를 그들에게 보내노니 너는 그들에게 이르기를 주 여호와의 말씀이 이러하시다 하라
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.Quelli ai quali ti mando sono figli testardi e dal cuore indurito. Tu dirai loro: Dice il Signore Dio
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.Sú to synovia tvrdej tvári a zatvrdilého srdca, ku ktorým ťa posielam, a povieš im: Takto hovorí Pán Hospodin.
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.Тия чада, при които те изпращам, са безочливи и коравосърдечни; а ти да им думаш: Така казва Господ Иеова.
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.והבנים קשי פנים וחזקי לב אני שולח אותך אליהם ואמרת אליהם כה אמר אדני יהוה׃
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.والبنون القساة الوجوه والصلاب القلوب انا مرسلك اليهم. فتقول لهم هكذا قال السيد الرب.
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.這 眾 子 、 面 無 羞 恥 、 心 裡 剛 硬 . 我 差 你 往 他 們 那 裡 去 、 你 要 對 他 們 說 、 主 耶 和 華 如 此 說
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.這眾子 、 面無 羞恥 、 心裡剛 硬 . 我 差 你 往 他 們那裡 去 、 你 要 對他 們說 、 主 耶和華 如此 說
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Anche questo proviene dal Signore degli eserciti: egli si mostra mirabile nel consiglio, grande nella sapienza
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Até isso procede do Senhor dos exércitos, que é maravilhoso em conselho e grande em obra.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Cela aussi vient de l`Éternel des armées; Admirable est son conseil, et grande est sa sagesse.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.De HERE van de hemelse legers is een wonderbaarlijke leraar en Hij neemt de boer als een wijs voorbeeld.
Bu işteki bilgelik de Her Şeye Egemen RAB'den gelir. O'nun tasarıları harikadır, bilgelikte üstündür.Ðiều đó cũng ra bởi Ðức Giê-hô-va vạn quân, mưu Ngài lạ lùng, sự khôn ngoan Ngài tốt lành.