İlk kez millî egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.זו הייתה הפעם הראשונה שמישהו החזיק סמכות פוליטית בעקביות כלשהי.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.ב־1561 נמסרה אסטוניה הצפונית לשלטון שוודיה, וב-1625 הייתה כל אסטוניה היבשתית תחת שליטת שוודיה.
Yaklaşık 1200 yılın sonunda Roma'nın Batı'daki egemenliği sona erdi.Така приключва продължилото 1200 години управление на Рим на Запад.
Mısır'a beş yıl boyunca egemen olmuştur.Живял е в Египет 5 години.
O tarihlerde Kore, Japonya egemenliği altındaydı.По това време Корея е под японска власт.
Yani Papa topraksal olarak Vatikan'ın egemenliğidir.Папата е официален владетел на Ватикана.
Slovakya'da Hristiyanlık egemen dindir.„В Македония под робство.
Tiflis’te egemen olan ruh hali çok farklıydı.Съдбата на Полибий в Италия била по-различна.
Osmanlı Devleti'nin, Balkan topraklarındaki egemenliğini sağlamlaştırmak istemesi.Вермахтът успява да наложи властта на Германия над Балканите.
Çokuluslu devlet, iki veya daha fazla ulustan oluşan bir egemen devlettir.Кондоминиумът е територия с установена суверенна власт над нея от 2 или повече държави.
Egemen güçler onu outsider olarak tanımlar.Външните наблюдатели я определят като крайно дясна.
3. Egemenlik Nedir?Какво е третото съсловие?
Weber'e göre, çağdaş devletlerde hakim olan egemenlik tipi budur.Чист тип на такова господство според Вебер е патриархалната държава.
Roma egemenliği sırasında 4. yüzyılda kurulmuştur, 7. ve 9. yüzyılda eklemeler yapılmıştır.Те били публично почитани в Рим от четвърти или трети век.
Kanık, böylece hem divan hem de halk şiirinde egemen olan romantizm anlayışını da yıkmış oluyordu.Поради това романтическото е унищожено, както и природната поезия, и чудесното.
İlk kez millî egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.За първи път – идея за разделение на властите.
1948 - Filistin'de İngiliz egemenliği sona erdi ve İsrail bağımsızlığını ilan etti.През 1948 г. Британският мандат в Палестина рухва и е създадена държавата Израел.
Egemenliğin halka ait olduğu devlet biçimi.За него суверенитетът на нацията е суверенитет на народа.
Bu devletler kendi egemenliklerine sahiptirler.Вождовете имат свои собствени храмове.
Daha sonraları bölge, İnka Krallığının egemenliğine girmiştir.По-късно този район прераства в независимото кралство Португалия.
İrlanda Cumhuriyeti, egemen, bağımsız ve demokratik bir devlettir.Според нея, Кипър е независима и суверенна република.
Ülkedeki Amerikan egemenliği 1945'e kadar sürmüştür.Експериментът с ведомствените дружества в страната просъществува до 1957 година.
Yönetenler tek egemen güçtür.Те са типични единствено за контрола.
Adalet, özgürlük ve refah Sonsuza kadar egemen olsun.Нека слънцето на свободата За да блести завинаги.
6 Mart 961'de tekrar Doğu Roma egemenliğine girmiştir.През 969 година то е присъединено отново към Източната Римска империя.
20 Mart 1956'da Tunus tam egemenliğini elde etti.На 20 март 1956 г. е подписано ново споразумение, предоставящо на Тунис пълна независимост.
Hong Kong üzerindeki egemenlik, 1 Temmuz 1997 tarihinde Birleşik Krallık'tan Çin'e devredildi.На 1 юли 1997 г. Хонконг е върнат на Китай в качеството си на свободен административен район.
Bu savaşların ardından oluşan siyasi durumdan faydalanarak siyasi ve ekonomik egemenliğini geliştirmiştir.За постигане на своите политически цели те използват демократичните средства и методи.
Bugün Laos'tta egemen etnik grup olan Lao'lar.Същата етническа група се заселва и в Лаос.
Bizanslılar uzun süre yöreye egemen olmuş.Дълго време се води колиби.
Duyma egemen duyusudur, aynı zamanda mükemmel bir koku alma duyusuna da sahiptir.Sluh je dominantno čulo, a također ima i odlično čulo mirisa.
Karolin Adaları, Mariana ve Palaos: 1899 yılında Almanya egemenliğine geçmiştir.Karolinški otoci, Marijanski otoci i Palau: sve do 1899., kad su prodani Njemačkoj.
Yılan Krallığı, Mezoamerika'nın Klasik döneminin çoğunda egemen oldu.Ovo Zmijsko Kraljevstvo je postojalo najveći dio klasičnog mayanskog razdoblja.
1917'de yürürlüğe giren anayasaya göre her eyalet özgür ve egemen kabul edilir.Prema Ustavu iz 1917. godine navodi se da su federacije slobodne i suverene.
14. yüzyılda İngiliz egemenliğine girdi ve 1765'te Birleşik Krallık'a bağlandı.Od 14. stoljeća je pod engleskom kontrolom i 1765. pada pod britansku krunu.
Androkrasi veya Fallokrasi, erkeklerin yönetimsel olarak egemen konumda olduğu toplumsal sistem.Matrijarhat ili ginekokracija je politički ili društveni sustav u kojem dominiraju žene.
Çokuluslu devlet, iki veya daha fazla ulustan oluşan bir egemen devlettir.U višenacionalnim državama ravnopravna su dva ili više naroda.
İlk kez millî egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.Spominje se prvi puta pod murskom vladavinom.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.Kr. donose prevlast demokracije.
MÖ 5. yüzyıl, Antik Çağ Yunan felsefesinde bilgicilik akımının egemen olduğu çağdır.U 5. stoljeću, armenska književnost ima oblik historiografije.
Kadıköy İlçesi'nde egemen ekonomik etkinlik ticarettir.Društvena odgovornost poslovnog sektora prema ženama.
360 Serisi ile birlikte, IBM anabilgisayar pazarına egemen olmuştur.Za System/360 IBM je kapitalizirao na tim kompetencijama.
Böylece Bizanslılar tekrar güney Kırım üzerinde egemen oldular.Ti duhovi ponovno se oživljavaju preko hrvatske predsjednice.
3 partinin egemen olduğu dönemde 1945 yılında %24, Haziran 1946 yılında %28 oy almıştır.Nakon referenduma na kojem je 54% glasača glasovalo za republiku, 2. lipnja 1946.
ΛCDM göre, bu aşamada soğuk karanlık madde egemen oldu.Podľa ΛCDM v tomto období prevažuje chladná tmavá hmota.
Yaklaşık 1200 yılın sonunda Roma'nın Batı'daki egemenliği sona erdi.Tým sa po zhruba 2200 rokoch definitívne skončila existencia Rímskej ríše.
Avusturya'da Hristiyanlık egemen dindir.Obnova humanizmu v Rakúsku.
Slovakya'da Hristiyanlık egemen dindir.Takých kresťanov potrebuje zažiť Slovensko.
Yaylı çalgıların duyulusu egemen kalır.Ďalšie pramene o Predslavovi mlčia.
Rumeli bölgesi onun egemenliği altına geçti.Provincia Eččú sa dostala pod jeho vládu.
Egemen, bir doktor olmuştur.Pôvodným povolaním bol lekár.
Bu hükümle anayasa millet egemenliğini kabul etmiştir.Touto výzvou kráľ právne prijal existenciu Národného zhromaždenia.
1948 - Filistin'de İngiliz egemenliği sona erdi ve İsrail bağımsızlığını ilan etti.Roku 1948 Veľká Británia svoj mandát ukončila a vznikol štát Izrael.
MÖ 2. yy.da Romalılar yöreye egemen oldular.V 2. stor. pred Kr. kraj ovládli Rimania.
Şehrin Roma egemenliğine geçiş, Makedonya-Roma savaşları sonrasında olmuştur.V 2 stor. pred Kr. kraj ovládli Rimania, po Rímsko-macedónsych vojnách.
1000-1800 m yükseltiler arasında, kayın ve ladin egemenliğindeki doğal yaşlı ormanlar görülür.Vo výške 300 až 400 m n. m. prechádza vždyzelená vegetácia do pásma krov a riedkych lesov.
Bu partiye zamanla Menşevikler egemen oldu.Na Zemi prepukli oslavy tohoto úspechu.
1941-1944 arasındaki Alman işgali dışında 1991'e kadar olan dönemde Estonya Sovyet egemenliğinde kaldı.Počas nemeckej okupácie Estónska v rokoch 1941 až 1944 bol nacistami zatvorený.
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Od 11. storočia toto mesto zažilo nájazdy moslimov.
Genelde kadınlar üzerinde erkek egemenliğini davranışlarına yansıtan erkeklere verilen isimdir.Je často vnímaná ako dominancia muža nad ženami.