Bu ayrıca efsanevi bir macera olarak devam eder.Той също така продължава да бъде приказно приключение.
Bu ayrıca efsanevi bir macera olarak devam eder.Це також казкова пригода.
Bu ayrıca efsanevi bir macera olarak devam eder.הוא ממשיך גם הרפתקאה נפלאה.
Bu ayrıca efsanevi bir macera olarak devam eder.تستمر كذلك في كونها مغامرة رائعة.
Bu ayrıca efsanevi bir macera olarak devam eder.このようなものがどんな風に使えるか
Bu bir efsane.Acesta e un mit.
Bu bir efsane.Det är en myt.
Bu bir efsane.Det er en myte.
Bu bir efsane.Điều đó chỉ là hoang đường.
Bu bir efsane.Dit is een mythe.
Bu bir efsane.Es un mito.
Bu bir efsane.Ez egy mítosz.
Bu bir efsane.Há um pequeno pico aqui.
Bu bir efsane.Ini hanya mitos.
Bu bir efsane.Questo è un mito.
Bu bir efsane.Se on myytti.
Bu bir efsane.To je mýtus.
Bu bir efsane.To je mýtus.
Bu bir efsane.Είναι ένας μύθος.
Bu bir efsane.Това е мит.
Bu bir efsane.Це міф.
Bu bir efsane.Это миф.
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.C'est encore un de ces mythes culturels, comme, " Les Britanniques sont réservés ".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Das ist einer dieser kulturellen Stereotypen, genauso wie "Die Briten sind reserviert."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Det är en av de där kulturella myterna, som, "britter är reserverade."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Det er en af de kulturelle myter, som, "Briterne er reserverede."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Đó là một trong những huyền thoại văn hóa, giống như, "Người Anh thì sống khép kín."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Es uno de esos mitos culturales como, "los británicos son reservados".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.É um daqueles mitos culturais, como: "Os ingleses são reservados."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.E una din acele legende culturale, ca aceea că "britanicii sînt reținuți".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.È uno di quei miti culturali come: "Gli inglesi sono riservati".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Ez egyike azon kulturális mítoszoknak, mint amilyen az is, hogy "A britek tartózkodók."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Het is één van die culturele mythes, net zoals "Britten zijn geremd."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Itu adalah salah satu mitos budaya, seperti, "Orang Inggris jarang menunjukkan emosi."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Je to jeden z těch kulturních mýtů, jako ten, že "Briti jsou odtažití."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.그것은 그저 근거없는 문화적 믿음에 불과합니다. 예를 들어, "영국인들은 내성적이다."와 같은 이야기죠.
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.To jeden z kulturowych mitów, jak ten, że Brytyjczycy nie okazują emocji.
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.To je eden tistih kulturnih mitov, kot je: "Britanci so zadržani."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Είναι ένας απ' αυτούς τους πολιτιστικούς μύθους, όπως ότι "Οι Βρετανοί είναι συνεσταλμένοι".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Това е един от тези културни митове, като "британците са сдържани хора."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Це один із культурних міфів, на зразок: "Британці стримані".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.Это один из культурных мифов, например, что британцы — сдержанные люди.
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.זה אחד מאותם מיתוסים תרבותיים, כמו, "הבריטים הם מאופקים."
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.إنها إحدى تلك الخرافات الثقافية، مثل، "البريطانيون متحفظون".
Bu da o kültürel efsanelerden biri, mesela "İngilizler mesafelidir." gibi.「イギリス人は控えめだ」 というのもそうですが 何故そんな風に思うのか 気が知れません
Bu efsanevi bir geçmiştir.Fue un pasado mítico.
Bu efsanevi bir geçmiştir.Es war eine mythische Vergangenheit.
Bu efsanevi bir geçmiştir.E' un mito del passato
Bu efsane, Horus ve Seth arasındaki savaştır ama bu bir diğer hikayedir.Het gevecht tussen Horus en Seth, maar dat is een ander verhaal.
Bu efsane, Horus ve Seth arasındaki savaştır ama bu bir diğer hikayedir.S bitvou mezi Horem a Sethem.
Bu efsane test edilebilir.Acel mit este testabil.
Bu efsane test edilebilir.Ce mythe est vérifiable.
Bu efsane test edilebilir.Den myte kan efterprøves.
Bu efsane test edilebilir.Deze mythe is verifieerbaar.
Bu efsane test edilebilir.Dieser Mythos ist überprüfbar.
Bu efsane test edilebilir.Ese mito es comprobable.
Bu efsane test edilebilir.이 신화는 시험을 할 수 있지요.
Bu efsane test edilebilir.Questo mito è testabile.
Bu efsane test edilebilir.Ten mit jest do sprawdzenia.
Bu efsane test edilebilir.Tento mýtus je ověřitelný.