Ana içeriğe geç
Sözlük

efsane ile cümle

efsane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.Ze hebben liedjes, gedichten, romans, sculpturen, schilderijen, mythen, legenden.
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.Έχουν τραγούδια, ποιήματα, μυθιστορήματα, γλυπτά, πίνακες, μύθους, θρύλους.
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.Есть песни, стихи, романы, скульптуры, картины, мифы, легенды.
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.Існують пісні, вірші, скульптури, картини, міфи, легенди.
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.Създават песни, стихове, романи, скулптури, картини, митове и легенди.
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.יש פיזמונים, שירים, סיפורים, פסלים, ציורים, מיתוסים, אגדות.
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.ولديهم أغانى و أشعار وروايات و تماثيل و لوحات وأساطير و حكايات
Aşkla ilgili şarkıları, şiirleri, romanları, heykelleri, resimleri, mitleri ve efsaneleri vardır.佢哋有歌曲,詩歌,小說,雕塑,繪畫,神話,傳說。
Basma Ustalarının efsanevi becerilerinin harmanlanmasıyla oluşur.légendaires de ses maîtres monnayeurs.
Basma Ustalarının efsanevi becerilerinin harmanlanmasıyla oluşur.وتقنية النقش المتطورة، فضلاً عن المهارات الساحرة لمحترفي صك العملات.
Belki sadece bir efsanedir.Det er måske bare en legende.
Belki sadece bir efsanedir.Det kanske bara är en legend.
Belki sadece bir efsanedir.Ehkä se on pelkkä legenda.
Belki sadece bir efsanedir.Magari è soltanto una leggenda.
Belki sadece bir efsanedir.Może to tylko legenda.
Belki sadece bir efsanedir.Quizá sea solo una leyenda.
Belki sadece bir efsanedir.Talvez seja só uma lenda.
Belki sadece bir efsanedir.Ίσως είναι απλά ένας μύθος.
Belki sadece bir efsanedir.Возможно, это всего лишь легенда.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.En mi tierra, tenemos una leyenda de un vagabundo del Oeste.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.I mit land har vi en legende om en omstrejfende fra West.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.I mitt land finns en legend om en lösdrivare från West.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Maassani on legenda lännestä tulleesta vaeltajasta.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Na minha terra, temos uma lenda sobre um vagabundo do Oeste.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Nel mio paese, si narra la leggenda di un vagabondo dall'ovest.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.U nas mamy legendę o wędrowcy z zachodu.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.Στη χώρα μου έχουμε ένα θρύλο για έναν περιπλανώμενο απ' τη Δύση.
Benim ülkemde, batıdan gelen bir gezginin efsanesi vardır.На моей земле существует легенда о пришельце с запада.
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim.Hotel sem le slediti tvojim legendarnim stopinjam.
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim.Ik wilde slechts uw legendarische voetstappen volgen.
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim.Jen sem chtìl pokraèovat v tvých legendárních stopách.
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim. Kendi hikayeni söylemedin mi, Dilip, huh?Sólo quería seguir tus pasos legendarios. ?No te dije que tuvieras cuidado con tus historias, Dilip?
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim.Tôi chỉ muốn làm theo trong bước chân huyền thoại của bạn.
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim.Voiam doar să calc pe urmele tale legendare.
Ben sadece senin efsanevi adımlarını takip etmek istemiştim.Απλά ήθελα να ακολουθήσω τα θρυλικά σου βήματα.
Bir efsane göstermek de istemiyorum.Eu não preciso mostrar a legenda.
Bir efsane göstermek de istemiyorum.Nechci ji zobrazovat.
Bir efsane göstermek de istemiyorum.Nie chcę pokazywać żadnej legendy.
Bir efsane göstermek de istemiyorum.Не искам да показвам легенда.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Dibekali simbologi Sang Durga dan gairahku berlatih, kupusatkan seluruh perhatianku pada tarianku.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Empoderada por la simbología de un mito y la pasión de mi entrenamiento. Adopté un enfoque certero a mi baile.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.전설 속 상징과 열정적인 훈련에 힘입어 저는 무섭도록 춤에 집중하였습니다.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Poháněná symbolikou báje a vášní svého tréninku jsem do svého tance přinesla naprostou koncentraci.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Posilnená symbolikou jej mýtu a vášňou môjho tréningu, priniesla som dokonalé sústredenie do môjho tanca.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Umocniona symboliką tego mitu oraz pasją czerpaną z treningu, Skupiłam intensywną uwagę na tańcu.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Ενδυναμωμένη από τον συμβολισμό ενός μύθου και από το πάθος της εξάσκησής μου. Επικεντρώθηκα στο χορό μου.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Движимая знаковостью мифа, и страстью к своему занятию, я перенесла цель и смысл в свой танец.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Захранена от символиката на нейния мит и страстта на моите тренировки, донесох железен фокус в моя танц.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.מועצמת על ידי הסימבוליות של המיתוס והלהט באימונים שלי, הפכתי את המחול שלי לחד כלייזר.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.مدفوعة برمزية الأسطورة و شغفي للتدريب ركزت بحدة شديدة على رقصي
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.私の稽古への情熱が 私をより舞踊に集中させました どのくらいの集中力だったかというと
Bir efsane vardır:근거 없는 믿음 하나가 있습니다. 진짜로 근거없는 믿음이죠.
Bir efsane vardır:יש מיתוס, וזה באמת מיתוס:
Bir efsane vardır:هناك اسطورة، وهي حقيقةً اسطورة:
Bir efsane vardır:私も皆さんも ほとんどが信じている事です
Bir efsaneye ihtiyacım yok.E não preciso de uma legenda.
Bir efsaneye ihtiyacım yok.Nepotřebuji legendu.
Bir efsaneye ihtiyacım yok.Nie potrzebuję legendy.
Bir efsaneye ihtiyacım yok.Не ми е нужна легенда.
Birisi doğrusal, döngüsel - efsanevi.Az egyik lineáris, a másik ciklikus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod