İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.대답하되 그러하다 가서 네 주에게 고하기를 엘리야가 여기 있다하라
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Người đáp : Ừ phải ta . Ngươi hãy đi nói với chủ ngươi rằng : Ê - li ở đây .
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Người đáp: Ừ phải ta. Ngươi hãy đi nói với chủ ngươi rằng: Ê-li ở đây.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Odpověděl jemu: Jsem. Jdi, pověz pánu svému: Aj, Eliáš přišel.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.On odgovori: Jaz sem. Pojdi, povej svojemu gospodu: Glej, Elija je tu.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Respondeu-lhe ele: Sou eu. Vai, dize a teu senhor: Eis que Elias está aqui.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Tämä vastasi hänelle: "Minä. Mene ja sano herrallesi: `Katso, Elia on täällä`."
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Y le respondió: --Sí, yo soy. Ve y di a tu señor: "Elías está aquí.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Ο δε ειπε προς αυτον, Εγω υπαγε, ειπε προς τον κυριον σου, Ιδου, ο Ηλιας.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.А той каза: Аз съм. Иди, кажи на господаря си: Ето Илия.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.Тот сказал ему: я; пойди, скажи господину твоему: „Илия здесь".
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.ויאמר לו אני לך אמר לאדניך הנה אליהו׃
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.فقال له انا هو. اذهب وقل لسيدك هوذا ايليا.
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.回 答 說 、 是 、 你 去 告 訴 你 主 人 、 說 、 以 利 亞 在 這 裡
İlyas, ‹‹Evet, benim. Git efendine, ‹İlyas burada› de›› diye karşılık verdi.回答 說 、 是 、 你 去 告訴 你 主人 、 說 、 以利亞 在 這裡
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Aj, Rebeka před tebou, vezmiž ji a jeď; a nechť jest manželkou synu pána tvého, jakož mluvil Hospodin.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Glej, Rebeka ti je na voljo, vzemi jo in odidi, in žena bodi sinu gospodarja tvojega, kakor je govoril GOSPOD.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Hľa, Rebeka je pred tebou, vezmi a iď, a nech je ženou syna tvojho pána, tak ako hovoril Hospodin.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Iată, Rebeca este înaintea ta; ia -o şi du-te, ca să fie nevasta fiului stăpînului tău, cum a spus Domnul.``
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Ímé elõtted van Rebeka, vegyed, menj el; és legyen felesége a te urad fiának, a mint az Úr elvégezte.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››리브가가 그대 앞에 있으니 데리고 가서 여호와의 명대로 그로 그대의 주인의 아들의 아내가 되게 하라
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Neem haar maar mee en laat haar de vrouw van uw meesters zoon worden, want zo wil de HERE het."
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Oto Rebeka przed tobą; weźmij ją, a idź; a niech będzie żoną syna pana twego, jako rzekł Pan.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Se, der står Rebekka; ta henne og dra bort og la din herres sønn få henne til hustru, som Herren har sagt!
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››вот Ревекка пред тобою; возьми и пойди; пусть будет она женою сыну господина твоего, как сказал Господь.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››Ето Ревека пред тебе; вземи я и си иди; нека бъде жена на сина на господаря ти, както Господ е говорил.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››הנה רבקה לפניך קח ולך ותהי אשה לבן אדניך כאשר דבר יהוה׃
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››هوذا رفقة قدامك. خذها واذهب. فلتكن زوجة لابن سيدك كما تكلم الرب.
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››看 哪 、 利 百 加 在 你 面 前 、 可 以 將 他 帶 去 、 照 著 耶 和 華 所 說 的 、 給 你 主 人 的 兒 子 為 妻
İşte Rebeka burada. Al götür. RABbin buyurduğu gibi efendinin oğluna karı olsun.››看 哪 、 利百加 在 你 面前 、 可以 將 他 帶去 、 照著 耶和華 所 說 的 、 給 你 主人 的 兒子 為妻
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, als het tot dit soort kleding komt, moet je denken dat de kleren de baas zijn.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, amikor ilyen ruhát viselsz, arra kell gondolnod, hogy ez a ruha a főnököd
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, cand este vorba despre asemenea vesminte, te poti gandi ca insasi haina iti este sef.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, jeśli chodzi o takie właśnie ubrania powinnaś o nich myśleć przez cały czas
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi käyttäessäsi tällaista vaatetta, sinun on kohdeltava sitä kuin herraasi.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, když přijde na takové oblečení, můžeš si myslet, že je šéfem.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, keď príde na takéto šaty, nedovoľ, aby sa stali tvojím pánom.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, när det kommer till kläder som dessa kan du tänka på klädsplagget som din chef.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, pakaian yang seperti ini, harus kamu anggap sebagai bosmu.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, pri takšnih oblačilah, moraš misliti na njih kot na svojega šefa.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, quand on parle de vêtement comme celui-ci, tu peux penser à cette veste comme à ton chef.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, wenn es um Kleidung wie diese geht, kannst du an die Kleidung als deinen Boss denken.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JD, nếu con mặc cái áo như thế này thì con phải nghĩ nó là ông chủ của con
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.잔디야, 그저 이런 명품은 옷이 상전이다 생각하면 되는거야
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Τζαν Ντι οταν εχεις τετοια ρουχα μπορεις να τα θεωρεις ως το αφεντικο σου
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Чан Ди, относись к этой форме, как к дорогому подарку.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.גאן די כשזה מגיע לבגדים כאלה את צריכה לחשוב שבגדים הם הבוס שלך
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.جان دي) عندما يتعلق اللآمر بهذه الملابس) يمكنكِ التفكير بأنها رئيسكِ
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.座るとき、そして 立つときに気をつけるんだよ。
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.(44:12) И возжелает Царь красоты твоей; ибо Он Господь твой, и ты поклонись Ему.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.(45:12) Le roi porte ses désirs sur ta beauté; Puisqu`il est ton seigneur, rends-lui tes hommages.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Ascolta, figlia, guarda, porgi l'orecchio, dimentica il tuo popolo e la casa di tuo padre
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.at Kongen må attrå din Skønhed, thi han er din Herre.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.El rey desea tu hermosura; inclínate hacia él, porque él es tu señor
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Então o rei se afeiçoará � tua formosura. Ele é teu senhor, presta-lhe, pois, homenagem.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Halld csak leány, nézd csak; hajtsd ide füledet! Feledd el népedet és az atyád házát.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Hør, datter, og gi akt og bøi ditt øre, og glem ditt folk og din fars hus,
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Hör, dotter, och giv akt, och böj ditt öra härtill: Förgät nu ditt folk och din faders hus,
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.In radoval se bo kralj lepote tvoje; zakaj on je Gospod tvoj: poklanjaj se njemu!
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Kecantikanmu memikat hati raja, ia tuanmu, tunduklah kepadanya