Ana içeriğe geç
Sözlük

efendin ile cümle

efendin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.그러하면 왕이 너의 아름다움을 사모하실지라 저는 너의 주시니 너는 저를 경배할지어다
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Kuule, tytär, katso ja kallista korvasi, unhota kansasi ja isäsi huone,
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Luister goed, mijn dochter; denk niet meer aan uw volk en vergeet uw ouderlijk huis.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Počuj, dcéro, a vidz, nakloň svoje ucho a zabudni svoj ľud a dom svojho otca!
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Şi atunci împăratul îţi va pofti frumuseţa. Şi fiindcă este Domnul tău, adu -i închinăciunile tale.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Słuchajże córko, a obacz, i nakłoó ucha twego, a zapomnij narodu twego, i domu ojca twojego.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Slyšiž, dcerko, a viz, a nakloň ucha svého, a zapomeň na lid svůj a na dům otce svého.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.so wird der König Lust an deiner Schöne haben; denn er ist dein HERR, und ihn sollst du anbeten.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Thì vua sẽ mộ nhan sắc con; Vì Ngài là chúa con; hãy tôn kính Ngài.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Thì vua sẽ mộ nhan_sắc con ; Vì_Ngài là chúa con ; hãy tôn_kính Ngài .
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.και θελει επιθυμησει ο βασιλευς το καλλος σου διοτι αυτος ειναι ο κυριος σου και προσκυνησον αυτον.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.Така царят ще пожелае твоята красота; Защото той е господарят ти, и ти му се поклони.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.ויתאו המלך יפיך כי הוא אדניך והשתחוי לו׃
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.فيشتهي الملك حسنك لانه هو سيدك فاسجدي له‎.
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.王 就 羨 慕 你 的 美 貌 . 因 為 他 是 你 的 主 . 你 當 敬 拜 他
Kral senin güzelliğine vuruldu, Efendin olduğu için önünde eğil.王 就 羨慕 你 的 美貌 . 因為 他 是 你 的 主 . 你 當敬拜 他
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Agora tu dizes: Vai, dize a teu senhor: Eis que Elias está aqui.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.A teraz ty hovoríš, idi vraj, povedz svojmu pánovi: Hľa, Eliáš prišiel!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.A ty mi teraz mówisz: Idź, a powiedz panu twemu: Oto Elijasz.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.A ty nyní pravíš: Jdi, pověz pánu svému: Aj, Eliáš přišel.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Dan sekarang Bapak mau supaya saya pergi kepadanya dan berkata bahwa Bapak ada di sini
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.En nu zegt u dat ik hem moet gaan vertellen dat u hier bent!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.És most te azt mondod: Menj el, mondd meg a te uradnak: Ímé itt van Illés.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Et maintenant tu dis: Va, dis à ton maître: Voici Élie!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.In sedaj mi veliš: Pojdi, povej gospodu svojemu: Glej, Elija je tu!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Ja nyt sinä sanot: `Mene ja sano herrallesi: Katso, Elia on täällä`.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.이제 당신의 말씀이 가서 네 주에게 고하기를 엘리야가 여기 있다 하라 하시니
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Mà bây giờ, ông lại nói với tôi tớ rằng: Hãy đi nói với chủ ngươi: Ê-li ở đây.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Mà bây_giờ , ông lại nói với tôi_tớ rằng : Hãy đi nói với chủ ngươi : Ê - li ở đây .
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Och nu säger du: 'Gå och säg till din herre: Elia är här!'
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Og nu sier du: Gå og si til din herre: Elias er her!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Og nu siger du, at jeg skal gå hen og sige til min Herre, at Elias er her!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Ora tu dici: Su, dì al tuo signore: C'è qui Elia
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Şi acum zici: ,Du-te, şi spune stăpînului tău: ,Iată că a venit Ilie`!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Und du sprichst nun: Gehe hin, sage deinem Herrn: Siehe, Elia ist hier!
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Y ahora tú dices: "Ve y di a tu señor: 'Elías está aquí.'
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.Και τωρα συ λεγεις, Υπαγε, ειπε προς τον κυριον σου, Ιδου, ο Ηλιας.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.А сега ти казваш: Иди, кажи на господаря си: Ето Илия.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.а ты теперь говоришь: „пойди, скажи господину твоему: Илия здесь".
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.ועתה אתה אמר לך אמר לאדניך הנה אליהו׃
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.والآن انت تقول اذهب قل لسيدك هوذا ايليا.
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.現 在 你 說 、 要 去 告 訴 你 主 人 、 說 、 以 利 亞 在 這 裡
Oysa sen şimdi, ‹Git, efendine İlyas burada de› diyorsun.現在 你 說 、 要去 告訴 你 主人 、 說 、 以利亞 在 這裡
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››그런즉 너는 너와 함께 온 네 주의 신하들로 더불어 새벽에 일어나라 너희는 새벽에 일어나서 밝거든 곧 떠나라
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››Sta morgen maar vroeg op en vertrek zodra het licht wordt."
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››ועתה השכם בבקר ועבדי אדניך אשר באו אתך והשכמתם בבקר ואור לכם ולכו׃
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››والآن فبكر صباحا مع عبيد سيدك الذين جاءوا معك واذا بكرتم صباحا واضاء لكم فاذهبوا.
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››故 此 你 和 跟 隨 你 的 人 、 就 是 你 本 主 的 僕 人 、 要 明 日 早 晨 起 來 、 等 到 天 亮 回 去 罷
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››故此 你 和 跟隨你 的 人 、 就 是 你本主 的 僕人 、 要 明日 早晨 起來 、 等到 天亮 回去 罷
Şimdi güçlü ve yürekli olun, çünkü efendiniz Saul öldü. Yahuda halkı beni kralları olarak meshetti.››이제 너희는 손을 강하게 하고 담대히 할지어다 너희 주 사울이 죽었고 또 유다 족속이 내게 기름을 부어 저희의 왕을 삼았음이니라
Şimdi güçlü ve yürekli olun, çünkü efendiniz Saul öldü. Yahuda halkı beni kralları olarak meshetti.››ועתה תחזקנה ידיכם והיו לבני חיל כי מת אדניכם שאול וגם אתי משחו בית יהודה למלך עליהם׃
Şimdi güçlü ve yürekli olun, çünkü efendiniz Saul öldü. Yahuda halkı beni kralları olarak meshetti.››والآن فلتتشدد ايديكم وكونوا ذوي بأس لانه قد مات سيدكم شاول واياي مسح بيت يهوذا ملكا عليهم
Şimdi güçlü ve yürekli olun, çünkü efendiniz Saul öldü. Yahuda halkı beni kralları olarak meshetti.››現 在 你 們 的 主 掃 羅 死 了 、 猶 大 家 已 經 膏 我 作 他 們 的 王 、 所 以 你 們 要 剛 強 奮 勇
Şimdi güçlü ve yürekli olun, çünkü efendiniz Saul öldü. Yahuda halkı beni kralları olarak meshetti.››現在 你 們 的 主掃羅 死 了 、 猶大家 已 經膏 我 作 他們 的 王 、 所以 你 們要 剛強 奮勇
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod