Ana içeriğe geç
Sözlük

efendimiz ile cümle

efendimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çok mebzul, efendimizOvervloedig, mijn heer.
Çok mebzul, efendimizRikligt, min herre.
Çok mebzul, efendimizRunsas, herrani.
Çok mebzul, efendimiz Yolcularım için daha çoğunu beklemiştim.旅の糧食には足りないな
Çok mebzul, efendimizΠλούσια, άρχοντά μου.
Çok mebzul, efendimizИзобильный, господин.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Chặp lâu , những người nữ đồng_trinh khác cũng đến và xin rằng : Hỡi_Chúa , hỡi Chúa , xin mở cho chúng_tôi !
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Chặp lâu, những người nữ đồng trinh khác cũng đến và xin rằng: Hỡi Chúa, hỡi Chúa, xin mở cho chúng tôi!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Depois vieram também as outras virgens, e disseram: Senhor, Senhor, abre-nos a porta.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Después vinieron también las otras vírgenes diciendo: "¡Señor, señor, ábrenos!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Ja myöhemmin toisetkin neitsyet tulivat ja sanoivat: `Herra, Herra, avaa meille!`
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Kemudian gadis-gadis yang lainnya itu tiba. Mereka berseru, 'Tuan, Tuan, bukakan pintu untuk kami.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Késõbb pedig a többi szûzek is megjövének, mondván: Uram! Uram! nyisd meg mi nékünk.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.그 후에 남은 처녀들이 와서 가로되 주여 주여 우리에게 열어 주소서
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Lecz potem przyszły i one drugie panny, mówiąc: Panie, Panie, otwórz nam!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Mai pe urmă, au venit şi celelalte fecioare, şi au zis: ,Doamne, Doamne, deschide-ne!`
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Men senere komme også de andre Jomfruer og sige: Herre, Herre, luk op for os!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Omsider kommo ock de andra jungfrurna och sade: 'Herre, herre, låt upp för oss.'
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Più tardi arrivarono anche le altre vergini e incominciarono a dire: Signore, signore, aprici
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Plus tard, les autres vierges vinrent, et dirent: Seigneur, Seigneur, ouvre-nous.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Poslej pa pridejo tudi druge device, rekoč: Gospod, gospod, odpri nam!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Potom na koniec prišly aj tie ostatné panny a hovorily: Pane, Pane, otvor nám!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Potom pak přišly i ty druhé panny, řkouce: Pane, pane, otevři nám.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Til sist kom da også de andre jomfruer og sa: Herre! herre! lukk op for oss!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Zuletzt kamen auch die anderen Jungfrauen und sprachen: Herr, Herr, tu uns auf!
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Υστερον δε ερχονται και αι λοιπαι παρθενοι, λεγουσαι Κυριε, Κυριε, ανοιξον εις ημας.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.Опісля ж приходять і другі дівчата, та й кажуть: Господи, Господи, відчини нам.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.После дохождат и другите девици и казват: Господи! Господи! Отвори ни.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.после приходят и прочие девы, и говорят: Господи! Господи! отвори нам.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.ואחרי כן באו גם שאר העלמות ותאמרנה אדנינו אדנינו פתח לנו׃
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.اخيرا جاءت بقية العذارى ايضا قائلات يا سيد يا سيد افتح لنا.
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.其 餘 的 童 女 、 隨 後 也 來 了 、 說 、 主 阿 、 主 阿 、 給 我 們 開 門
‹‹Daha sonra gelen öbür kızlar, ‹Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!› dediler.其餘 的 童女 、 隨後 也 來 了 、 說 、 主阿 、 主阿 、 給我們開門
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Alteza, os eruditos estão a trapacear.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Decian: "Su Señoria, los estudiantes están haciendo trampa.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Felség, a tudósok csalnak.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Họ nói, "Thưa Ngài, các học giả đang ăn gian.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Ihre Hoheit, die Gelehrten betrügen.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Ils ont dit: "Votre Altesse, les érudits trichent.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.그들은 "전하, 학자들이 사기를 치고 있습니다.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Măria ta", i-au spus, "cărturarii sunt nişte escroci.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Mereka bekata, "Yang Mulia, para cendekiawan curang.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Powiedzieli: "Wasza Wysokość, uczeni oszukują.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Vostra altezza, i sapienti stanno imbrogliando.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Ze zeiden: "Hoogheid, de geleerden spelen vals.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Έλεγαν, "Υψηλότατε, οι λόγιοι "κλέβουν".
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Казали, "Ваше величество, учените мамят.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Они сказали: "О, великий, ученые мошенничают.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.הם אמרו: "הוד מעלתך, המלומדים מרמים"
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.وقالوا للخليفة " مولانا .. ان العلماء يغشون
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.報酬金を増やすために 字を大きく書いています」
Derhal, Efendimiz.Agora mesmo.
Derhal, Efendimiz.A sus órdenes, mi Señor.
Derhal, Efendimiz.Azonnal, uram.
Derhal, Efendimiz. Elgarain.エルガレイン 話がある
Derhal, Efendimiz.Iste, môj pane.
Derhal, Efendimiz.Jawohl, mein Herr.
Derhal, Efendimiz.- Jistě, můj pane.
Derhal, Efendimiz.Med det samme, min Herre.
Derhal, Efendimiz.Med en gång, min herre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod