efendim ile cümle

efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.BALTHASAR Ele assim fez, santo senhor, e ali é meu mestre, aquele que você ama.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.BALTHASAR Es doth so, heilig Herr, und es gibt meines Herrn, eine, die du liebst.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar Este bărbat, aşa, domnule sfânt, şi nu e stapanul meu, Cel care te iubesc. Călugăr Cine e?
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar Het doet zo, heilig meneer, en daar is mijn meester, een waar je van houdt.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar Ini Maha demikian, kudus Sir, dan ada master saya, Salah satu yang Anda cintai.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar Nó thuần phục như vậy, thánh thiện thưa ông, và sư phụ của tôi, rằng bạn yêu.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar Se onkaan niin, pyhä herra, ja siellä minun herrani, joka olet rakkaus.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar To Czyż tak, święty panie, i nie ma mojego pana, jedno, które kochasz.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Balthasar Είναι doth έτσι, ιερά κύριε? Και δεν υπάρχει master μου, αυτό που σας αρέσει.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.BALTHASAR תצמח כל כך, קדוש אדוני, ויש האדון שלי, אחת שאתה אוהב.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Boldizsár azt é igen, szent uram, és van az én uram, Az egyik, hogy szeretsz.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.발타자르는 너무 거룩한 선생님 비롯되는, 나의 주인, 당신이 사랑하는이 하나 있는데요.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.Балтазар Тя иска така, светите господине, и на господаря ми, Едно, че те обичам.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.БАЛЬТАЗАР Она Станет ли это, святой сэр, и есть мой хозяин, тот, который вы любите.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.بالتازار أدارك وبذلك ، يا سيدي الكريم ، وهناك سيدي ، واحد أن تحب.
Balthasar, kutsal efendim erdirmez ve benim ana, Bir aşk var.修道士は誰ですか?
Bana efendim deme.Neříkej mi pane.
Bana efendim deme.Μην με λες κύριο.
Bana efendim deme.Не ме наричай господин.
-Bana kimle konuştupumu hatırlatır mısın? -Ajan Dileo efendim>わかった。
Başını salladı. "Efendim, tercih ederim."그는 고개를 흔들었다. "안 그러는 게 좋겠."
Başını salladı. "Efendim, tercih ederim."هز رأسه. "فما استقاموا لكم فاستقيموا بدلا لا يا سيدي".
Başını salladı. "Efendim, tercih ederim.""しかし、それはストレートの商品です。私は彼に私のシャツを置くつもりです。"
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.A inszy przyszedł, mówiąc: Panie! oto grzywna twoja, którąm miał schowaną w chustce;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.A iný prišiel a povedal: Pane, tu hľa, tvoja hrivna, ktorú som mal odloženú v ručníčku.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.A jiný přišel, řka: Pane, aj, teď hřivna tvá, kterouž jsem měl složenou v šátku.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.A venit un altul, şi i -a zis: ,,Doamne, iată-ţi polul, pe care l-am păstrat învelit într'un ştergar;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.És jöve egy másik, mondván: Uram, imhol a te gírád, melyet egy keszkenõben eltéve tartottam;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.E veio outro, dizendo: Senhor, eis aqui a tua mina, que guardei num lenço;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.In drugi pride in reče: Gospod, glej, tu je mošnja tvoja, ki sem jo imel v prtu spravljeno.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.또 한 사람이 와서 가로되 주여 보소서 주의 한 므나가 여기 있나이다 내가 수건으로 싸 두었었나이다
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Người khác đến thưa rằng : Lạy chúa , đây nầy , nén bạc của chúa tôi đã gói giữ trong khăn ;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Người khác đến thưa rằng: Lạy chúa, đây nầy, nén bạc của chúa tôi đã gói giữ trong khăn;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Och den siste kom fram och sade: 'Herre, se här är ditt pund; jag har haft det förvarat i en duk.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Og en anden kom og sagde: Herre! se, her er dit Pund, som jeg har haft liggende i et Tørklæde.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Og en annen kom og sa: Herre! se her er ditt pund, som jeg har hatt liggende i et tørklæ;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Pelayan yang lain datang dan berkata, 'Tuan, ini uang Tuan; saya menyimpannya dalam sapu tangan
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Un autre vint, et dit: Seigneur, voici ta mine, que j`ai gardée dans un linge;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Und der dritte kam und sprach: Herr, siehe da, hier ist dein Pfund, welches ich habe im Schweißtuch behalten;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Venne poi anche l'altro e disse: Signore, ecco la tua mina, che ho tenuta riposta in un fazzoletto
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Vielä tuli yksi ja sanoi: `Herra, katso, tässä on sinun leiviskäsi, jota olen säilyttänyt liinasessa.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Y vino otro y dijo: 'Señor, he aquí tu mina, la cual he guardado en un pañuelo
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Ηλθε και αλλος, λεγων Κυριε, ιδου η μνα σου, την οποιαν ειχον πεφυλαγμενην εν μανδηλιω.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Дойде и друг и рече: Господарю, ето твоята мнаса, която пазех скътана в кърпа;
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Приступив і инший, кажучи: Пане, ось мина твоя, котру я мав сховану в хустцї:
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.Пришел третий и сказал: господин! вот твоя мина, которую я хранил, завернув в платок,
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.ויבא האחר ויאמר הא לך מנה שלך אשר היה אצלי צרור בסודר׃
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.ثم جاء آخر قائلا يا سيد هوذا مناك الذي كان عندي موضوعا في منديل.
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.又 有 一 個 來 說 、 主 阿 、 看 哪 、 你 的 一 錠 銀 子 在 這 裡 、 我 把 它 包 在 手 巾 裡 存 著
‹‹Başka biri geldi, ‹Efendimiz› dedi, ‹İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım.又 有 一 個來說 、 主阿 、 看 哪 、 你 的 一 錠 銀子 在 這裡 、 我 把 它 包在 手巾 裡 存 著
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Chủ tịch, đến lúc chào khách rồi đấy ạ
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Doamna presedinte, este timpul sa primiti invitatii.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Elnök asszony, itt az idő, hogy köszöntse a vendégeket!
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Frau Präsidentin, Zeit die Gäse zu begrüssen.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Johtaja. Teidän on aika tervehtiä vieraita.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim. Joon Pyo, sende yerini al hadi.Gospa, čas je da pozdravite goste.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ordförande, det är dags att hälsa på dina gäster.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Pani prezidentka, už je čas pozdraviť hostí.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presiden, sudah waktunya menyapa tamu-tamu.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presidente, è ora di salutare i vostri ospiti.

İlgili Sayfalar