efendim ile cümle

efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Anlaşıldı efendim, biraz beklemenizi rica ederim.הבנתי!!! בבקשה תחכו קצת
Anlaşıldı efendim, biraz beklemenizi rica ederim.فهمت ! أرجوكم أنتظروا قليلا!ـ
Anlaşıldı efendim, biraz beklemenizi rica ederim.牡蠣ククス1 つ 不落粥3つです!
Anlıyorum Efendim.Chápem, Pane.
Anlıyorum Efendim.Chápu, Pane.
Anlıyorum Efendim.Entendo Sir.
Anlıyorum Efendim.Ich weiß.
Anlıyorum Efendim.Ik weet het. Ik begrijp Sir.
Anlıyorum Efendim.Jeg kender. Jeg forstår Sir.
Anlıyorum Efendim.Je sais.
Anlıyorum Efendim.Lo sé. Entiendo Sir.
Anlıyorum Efendim.Lo so. Capisco Sir.
Anlıyorum Efendim.Razumem Sir.
Anlıyorum Efendim.Saya mengerti Sir.
Anlıyorum Efendim.Ştiu.
Anlıyorum Efendim.Tiedän. Ymmärrän Sir.
Anlıyorum Efendim.Tôi hiểu Sir.
Anlıyorum Efendim.Tudomásul veszem, Sir.
Anlıyorum Efendim.Wiem. Rozumiem Sir.
Anlıyorum Efendim.Το ξέρω. Καταλαβαίνω Sir.
Anlıyorum Efendim.Лос-Анджелес. Я знаю.
Anlıyorum Efendim.Разбирам Сър.
Anlıyorum Efendim.Я знаю.
Arabayi hazirlatin.... okula gitmeliyim. Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?Készítsd el a kocsit, mindjárt iskolába kell mennem. ilyen korán távozik, uram?
Arabistan'a git Efendim?...Vete a Arabia Saudita
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn e i Dúnedain accolsero nel loro mondo una nuova speranza.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn e os Dúnedain receberam no mundo uma nova esperança.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn et les Dúnedains acueillirent dans le monde un nouvel espoir.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn i Dúnedainowie powitali na świecie nową nadzieję.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn y los Dúnedain dieron la bienvenida a una nueva esperanza
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Välkomnade Arathorn och Dúnedain ett nytt hopp till världen.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.男の子です
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Beh, non saprei signor Teszler. Probabilmente Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Bueno, señor Teszler, no estoy muy seguro. Supongo que sería en Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Ei bine, nu prea ştiu, domnule Teszler. Cred că este vorba de regiunea Munţilor Kings."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş. "Güzel.「よろしい では キングスマウンテンに土地を買って
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Hát, Teszler úr, nem igazán tudom. Gondolom Kings Mountainben."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Je ne suis pas sûr, M. Teszler. Je crois que c'est à Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."확실히는 잘 모르겠습니다, 테슬러씨. 아마 Kings Mountain지역일 것입니다."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Na ich weiß nicht recht, Herr Teszler. Ich schätze in Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Não tenho a certeza, Sr. Teszler. Calculo que será em Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Neviem presne, pán Teszler. Myslím, že by to mohlo byť v Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Nie mam zielonego pojęcia, Panie Teszler. Sądzę, że mogą to być Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Tôi không chắc lắm thưa ngài. Tôi nghĩ là vùng Kings Moutain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Δεν είμαι εντελώς βέβαιος, κ. Τέζλερ. Φαντάζομαι ότι ίσως βρίσκεται στο Κινκς Μάουντεν."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Ну, я не знаю, прям уж, мистер Теслер, ну может вот в Кингс-Маунтин".
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Честно казано, не знам, г-н Теслер. Предполагам в Кингс Маунтин."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."ובכן, מר טסלר. אני מעריך שזה בקינגס מאונטיין."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş.حسنا , لاأعلم , سيد تسزلر .أعتقد أنها سوف تكون في الكينغ ماونتن
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.Am zis, "Sunt avocat." A zis, "Eşti avocat?" Am răspuns, "Da, Domnule."
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim."당신이 변호사에요?"라고 물어서 "네, 그렀습니다"라고 답했죠.
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim."Právník." - "Vy jste právník?" - "Ano pane."
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.Απάντησα, "Είμαι δικηγόρος." Είπε, "Είστε δικηγόρος;" Είπα, "Ναι, κύριε."
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.Аз казах, "Аз съм адвокат." Той каза, "Ти си адвокат?" Аз казах, "Да, господине."
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.אמרתי: "אני עו"ד." הוא אמר: "אתה עו"ד?" אמרתי: "כן, אדוני."
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.فقلت : " أنا محامي." وقال: " هل أنت محامي؟" ، قلت: "نعم ، سيدي."
"Avukatım." dedim. "Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.「はい」と言うと 近づいてきて
"Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.Él replicó: "¿Es Ud. abogado?" Le dije que sí.
"Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim.Il a dit : " Vous êtes un avocat ? " Je lui ai dit : " Oui, monsieur ".
"Avukat mısın?" dedi. "Evet efendim." dedim."Lei è un avvocato?" " Si, signore."

İlgili Sayfalar