Ana içeriğe geç
Sözlük

efendim ile cümle

efendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumAlice odpowiedział, a nieśmiało:
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumAlice respondeu, e timidamente:
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumAlice respondió tímidamente: "Yo - No sé, señor, en la actualidad - por lo menos sé
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumAlice svarade ganska blygt:
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorum앨리스는 오히려 수줍어 대답, '난 - 난 거의 그냥 현재, 선생님도 - 적어도 나도 알아
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumАлиса ответила довольно застенчиво:
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumАлис отговори, а срамежливо, "Аз - аз не знам, сър, просто в момента - най-малко аз знам
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumАліса відповіла досить сором'язливо:
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumאליס השיבה, אלא בביישנות, "אני - אני בקושי יודעת, אדוני, רק כיום - לפחות אני יודע
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorumأليس أجاب بخجل بدلا من ذلك ، "أنا -- أنا لا يكاد يعرف ، يا سيدي ، فقط في الوقت الحاضر -- على الأقل أعرف
Alice yerine utanarak, cevap, 'Ben sadece şu anda zor, efendim biliyorum en azından ben biliyorum私は今朝起床時でしたが、私はいくつか変更されている必要がありますと思う人
Alo, efendim?Estou?
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.De uram, meg kellene interjúvolnia a hercegnőt is.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.Mais en tant que journaliste, vous avez dû interviewer la princesse, aussi.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.Αλλά κύριε, έπρεπε να είχατε πάρει συνέντευξη και εσείς με την Πριγκίπισσα.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.لكن سيدي لقد قمت بسؤال الاميرة ايضا
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,A jeźliby mówiąc rzekł niewolnik: Miłuję pana mego, żonę moję, i syny moje, nie wynijdę wolnym:
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Ako bi pa rekel tisti hlapec: Ljubim gospodarja svojega, ženo svojo in otroke svoje, ne maram oditi v svobodo,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Ale keby povedal sluha: Milujem svojho pána, svoju ženu a svojich synov, nevyjdem slobodný.
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Dacă robul va zice: ,Eu iubesc pe stăpînul meu, pe nevastă-mea şi copiii mei, şi nu vreau să ies slobod,`
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,De ha a szolga azt mondaná: Szeretem az én uramat, az én feleségemet és fiaimat, nem akarok felszabadulni:
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,종이 진정으로 말하기를 내가 상전과 내 처자를 사랑하니 나가서 자유하지 않겠노라 하면
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Men dersom trælen sier: Jeg holder av min herre, min hustru og mine barn, jeg vil ikke være fri og gå bort,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Men om trälen säger: »Jag har min herre, min hustru och mina barn så kära, att jag icke vill givas fri»,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Mutta jos orja vakuuttaa: `Minä rakastan isäntääni, vaimoani ja lapsiani enkä tahdo päästä vapaaksi`,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Nếu kẻ tôi mọi nói rằng: Tôi thương chủ, vợ và con tôi, không muốn ra được tự do,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Nếu kẻ tôi_mọi nói rằng : Tôi thương chủ , vợ và con tôi , không muốn ra được tự_do ,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Pakli by řekl služebník: Miluji pána svého, manželku svou a syny své, nevyjdu svobodný:
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Si l`esclave dit: J`aime mon maître, ma femme et mes enfants, je ne veux pas sortir libre, -
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Spricht aber der Knecht: Ich habe meinen Herren lieb und mein Weib und Kind, ich will nicht frei werden,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Y si él insiste en decir: 'Yo amo a mi señor, a mi mujer y a mis hijos; no quiero salir libre'
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,Но ако робът изрично каже: Обичам господаря си, жена си и чадата си; не желая да изляза свободен,
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,но если раб скажет: люблю господина моего, жену мою и детей моих, непойду на волю, –
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,ואם אמר יאמר העבד אהבתי את אדני את אשתי ואת בני לא אצא חפשי׃
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,ولكن ان قال العبد احب سيدي وامرأتي واولادي لا اخرج حرا
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,倘 或 奴 僕 明 說 、 我 愛 我 的 主 人 、 和 我 的 妻 子 兒 女 、 不 願 意 自 由 出 去
‹‹Ama köle açıkça, ‹Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum› derse,倘或 奴僕明說 、 我愛 我 的 主人 、 和 我 的 妻子 兒女 、 不 願意 自由 出去
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.A řekli: Slyš mne, pane můj. Přišli jsme byli ponejprvé kupovati potrav.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.a riekli: Počuj ma, prosím, pane. Boli sme prišli sem dolu tam po prvé, aby sme nakúpili potravy.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.diciendo: --¡Por favor, señor mío! Nosotros en verdad vinimos la primera vez para comprar alimentos
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.dissero: «Mio signore, noi siamo venuti gia un'altra volta per comperare viveri
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.e disseram: Ai! senhor meu, na verdade descemos dantes a comprar mantimento;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.És mondának: Kérünk uram! Ennekelõtte alájöttünk vala eleséget venni.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Ils dirent: Pardon! mon seigneur, nous sommes déjà descendus une fois pour acheter des vivres.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.in reko: Prosim, gospod moj! Prišli smo bili že preje kupit žita.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.I rzekli: Słuchaj mię, panie mój! przyjechaliśmy byli pierwej kupować żywność.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ja sanoivat: "Oi kuule, herra, me olemme kerran ennen käyneet täällä ostamassa elintarpeita,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.가로되 내 주여 우리가 전일에 내려와서 양식을 사가지고
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik."Maaf, Tuan, kami sudah pernah datang kemari untuk membeli makanan
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng : Xin chúa tha lỗi cho ! anh_em chúng_tôi đã đến đây một lần rồi , đặng mua lương_thực ;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.mà rằng: Xin chúa tha lỗi cho! anh em chúng tôi đã đến đây một lần rồi, đặng mua lương thực;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.och sade: »Hör oss, herre. När vi förra gången voro härnere för att köpa säd till föda åt oss
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.şi au zis: ,,Domnule, noi ne-am mai pogorît odată aici, ca să cumpărăm merinde.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.und sprachen: Mein Herr, wir sind das erstemal herabgezogen Speise zu kaufen,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.και ειπον, Δεομεθα, κυριε κατεβημεν την πρωτην φοραν δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.и сказали: послушай, господин наш, мы приходили уже прежде покупать пищи,
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.Послушай, господарю, слязохме първия път да си купим храна;
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.ויאמרו בי אדני ירד ירדנו בתחלה לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.وقالوا استمع يا سيدي. اننا قد نزلنا اولا لنشتري طعاما.
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主 阿 、 我 們 頭 次 下 來 實 在 是 要 糴 糧
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod